Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

MAZLUMDER'DEN SURİYE İÇİN SAĞDUYU, MÜZAKERE VE İNSANİ SORUMLULUK ÇAĞRISI

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), Suriye’de 6 Ocak 2026 itibarıyla şiddetlenen çatışmalar ve kuşatmalar üzerine bir açıklama yayınladı.

MAZLUMDER

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), Suriye’de 6 Ocak 2026 itibarıyla şiddetlenen çatışmalar ve kuşatmalar üzerine bir açıklama yayınladı. Dernek; Halep, Haseke ve Kobani’de sivillerin yaşamını tehdit eden ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, başta Türkiye olmak üzere tüm bölgesel aktörleri insani yardım ve müzakere süreçleri için devreye girmeye çağırdı.

MAZLUMDER, Suriye’de son dönemde artan askeri hareketlilik ve bunun siviller üzerindeki yıkıcı etkilerine dair “Suriye İçin Sağduyu, Müzakere ve İnsani Sorumluluk Çağrısı” başlıklı bir basın açıklaması yaptı. Suriye Ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yoğunlaşan çatışmaların sivil halkı doğrudan hedef alan bir krize dönüştüğü vurgulandı.

Açıklamada öne çıkan başlıklar ve tespitler şöyledir:

Kuşatma Altında Temel İhtiyaçlara Erişim Yetersiz 

6 Ocak 2026’dan bu yana devam eden süreçte, Halep’te sivillerin yerinden edildiği; Haseke ve Kobani (Ayn el-Arab) bölgelerinde ise kuşatma koşullarının ağırlaştığı belirtildi. MAZLUMDER, bölgeden gelen bilgilerin endişe verici olduğunu şu ifadelerle aktardı:

"Kuşatma koşulları altında bölgede yaşayan sivillerin gıda, temiz su, sağlık hizmetleri ve tıbbi malzemeye erişemediği, insani yardımın bölgeye girişinin engellendiği ya da yetersiz kaldığı görülmektedir. Sivillerin en temel yaşamsal ihtiyaçlara erişiminin engellenmesi, uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk açısından ağır bir ihlaldir."

Türkiye ve Bölgesel Aktörlere Çağrı 

MAZLUMDER, krizin çözümü için Suriye Arap Cumhuriyeti’nin yanı sıra Türkiye’nin de aralarında bulunduğu tüm aktörlere sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Sivillerin ihtiyaçlarının karşılanması ve sivil toplum kuruluşlarının insani yardım çalışmalarının önünün açılması için acil adımlar atılması gerektiği belirtildi.

"Çözüm Şiddette Değil, Müzakerede" 

Sivillerin yaşadığı alanlardaki her çatışmanın kaçınılmaz olarak can kaybı getirdiğini vurgulayan MAZLUMDER, açıklamasını şu çağrı ile sonlandırdı:

  • Sivil Can Kayıplarını Önleyin: Tüm taraflar sivilleri korumakla yükümlüdür.
  • Şiddetten Kaçının: Gerilimi tırmandıracak adımlar durdurulmalıdır.
  • Müzakereyi Başlatın: Sorunlar, temel hak ve özgürlükler ekseninde, insani duyarlılıkla ve diyalog yoluyla çözülmelidir.7

 

Açklamanın Tamamı:

SURİYE İÇİN SAĞDUYU, MÜZAKERE VE İNSANİ SORUMLULUK ÇAĞRISI

Suriye’de yaşanan gelişmeleri insan hakları bağlamında yakından takip ediyor, zaman zaman bu konudaki kaygı ve tepkilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

6 Ocak 2026’dan itibaren Suriye Ordusu ile SDG arasında yoğunlaşan çatışmaların, Halep’te sivillerin yerinden edilmesine yol açtığı; Haseke ve Kobani (Ayn el-Arab) çevresinde süren kuşatmaların ise ciddi bir insani krize zemin hazırladığı görülmektedir.

Bir süredir devam eden kuşatma koşulları altında bölgede yaşayan sivillerin gıda, temiz su, sağlık hizmetleri ve tıbbi malzemeye erişemediğine, insani yardımın bölgeye girişinin engellendiğine ya da yetersiz kaldığına ilişkin bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Sivillerin en temel yaşamsal ihtiyaçlara erişiminin engellenmesi, uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk açısından ağır bir ihlal niteliğindedir.

Kuşatma altındaki bölgelerde sivillerin temel insani ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için acil ve etkili adımlar atılmalıdır. Bu kapsamda Suriye Arap Cumhuriyeti’nin yanı sıra başta Türkiye olmak üzere bölgedeki tüm aktörlerin gerekli desteği sağlaması, sivil toplum kuruluşlarının insani yardım çalışmalarının önünün açılması hayati önem taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki sivillerin yaşadığı alanlarda meydana gelen her silahlı çatışma, kaçınılmaz olarak sivil can kayıplarına ve ağır insani krizlere yol açmaktadır. Bu nedenle çatışmanın tüm taraflarını ve etkisi bulunan bölgesel aktörleri; sivil can kayıplarını önlemeye, şiddeti tırmandıracak adımlardan kaçınmaya, temel hak ve özgürlükler ekseninde müzakere süreçlerini işletmeye ve sorunları insani duyarlılık temelinde çözmeye davet ediyoruz.



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER