Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Maduro’nun yerine yardımcısı Delcy Rodríguez geçti: Babası işkenceyle öldürüldü, Chavismo’nun şahin ismi

Trump’ın basın toplantısında “işbirliğine hazır” dediği Rodríguez ilk konuşmasında sert çıktı: “Venezuela koloni olmayacak, tek başkan Maduro.” 56 yaşındaki Rodríguez, Chavismo’nun en sert ve en güçlü isimlerinden biri.

Maduro’nun yerine yardımcısı Delcy Rodríguez geçti: Babası işkenceyle öldürüldü, Chavismo’nun şahin ismi

ABD’nin Venezuela’da düzenlediği askerî operasyonla Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasının ardından ülkenin yürütme yetkisi, anayasaya göre Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in eline geçti. Venezuela Anayasası’nın 233 ve 234. maddeleri, başkanın yokluğunda —geçici ya da mutlak— yürütmenin başkan yardımcısı tarafından üstlenilmesini öngörüyor.

Maduro’nun ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasından saatler sonra Ulusal Savunma Konseyi’ni toplayan Rodríguez, ilk televizyon konuşmasında ABD operasyonunu “uluslararası hukukun ve Venezuela’nın egemenliğinin açık ihlali” olarak niteledi. Devlet televizyonu VTV’den halka seslenen Rodríguez, Washington’dan gelen mesajların aksine sert bir çizgi çizdi:

“Venezuela hiçbir ülkenin kolonisi olmayacak. Venezuela’nın tek bir devlet başkanı vardır, o da Nicolás Maduro Moros’tur.”

Trump’ın sözleriyle Caracas’tan gelen mesajlar çelişti

Rodríguez’in bu çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın aynı gün yaptığı açıklamalarla taban tabana zıt düştü. Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Rodríguez’le görüştüğünü söyleyerek, Venezuela yönetiminin “Venezuela’yı yeniden büyük yapmak için Washington’un gerekli gördüğü adımları atmaya hazır olduğu” izlenimini vermişti.

Caracas’tan gelen ilk resmi mesajlar ise bu tabloyu boşa çıkardı. Rodríguez, Maduro’nun nerede tutulduğunun açıklanmasını ve hayatta olduklarına dair kanıt sunulmasını isterken, Latin Amerika ülkelerine de “egemenlik ihlaline karşı ortak tutum” çağrısı yaptı. Trump’ın “işbirliği” vurgusuna doğrudan atıf yapmadan, ABD ile olası bir uzlaşmanın kapısını fiilen kapattı.

Chavismo’nun en sert ve en güçlü isimlerinden biri

56 yaşındaki Rodríguez, Caracas doğumlu ve Orta Venezuela Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. Hugo Chávez tarafından kurulan ve Chávez’in 2013’teki ölümünden sonra Maduro tarafından sürdürülen chavismo hareketinin son yirmi yılı aşkın süredir merkezinde yer alıyor.

Kardeşi Jorge Rodríguez ile birlikte Chávez döneminden bu yana kilit görevler üstlendi. 2013–2014’te İletişim Bakanı, 2014–2017 arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı; bu dönemde Birleşmiş Milletler dahil uluslararası platformlarda Maduro yönetimini sert biçimde savundu. 2017’de muhalefetin kazandığı 2015 seçimlerinin ardından hükümetin yetkilerini genişleten Kurucu Ulusal Meclis’in başına geçti. 2018’de Maduro tarafından başkan yardımcılığına atandı; 2024’te tartışmalı seçimlerin ardından başlayan üçüncü dönemde de bu görevini sürdürdü. Kaçırılma öncesinde ülkenin fiili “ekonomi patronu” ve petrol bakanıydı.

Muhalefet, 2024 seçimlerinin hileli olduğunu savunuyor ve gerçek kazananın Edmundo González Urrutia olduğunu ileri sürüyor. Buna rağmen Rodríguez, iktidar aygıtı içinde “başkanın tam güvenini” taşıyan, özellikle güvenlik ve savunma bürokrasisi üzerinde etkili bir isim olarak biliniyor.

Sert çizginin kişisel arka planı: Öldürülen bir baba

Rodríguez’in ABD müdahalelerine karşı tavizsiz dili, kişisel geçmişiyle de yakından bağlantılı. Babası Jorge Rodríguez Sr., 1970’lerde solcu bir siyasetçi ve aktivistti. 1976 yılında gözaltındayken işkence sonucu hayatını kaybetti. Aile, ölümden dönemin güvenlik aygıtlarını sorumlu tutuyor. Bu travmatik geçmiş, Delcy Rodríguez’in siyasal kimliğinde devlet egemenliği ve dış müdahaleye karşı sert reflekslerin neden bu kadar merkezi olduğunu açıklayan unsurlardan biri olarak görülüyor.

“Geçiş figürü” mü, sertleşmenin yüzü mü?

Bazı analistler, Washington’un Rodríguez’i “Maduro sonrası geçişte” muhatap alabileceğini savunsa da, ilk mesajlar bunun kısa vadede mümkün olmadığına işaret ediyor. Rodríguez, fiilen devletin en görünür yüzü haline gelirken, Maduro’nun hâlâ ülkenin tek meşru başkanı olduğunu vurgulamayı sürdürüyor.

Maduro’nun kaçırılması sonrasında oluşan tablo, Trump yönetiminin “işbirliği” beklentisi ile Caracas’ın egemenlik merkezli sertleşme hattı arasında derin bir çelişkiye işaret ediyor. Venezuela’da kriz, uzlaşmadan çok yeni bir güç ve meşruiyet mücadelesi ekseninde şekilleniyor.



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER