Kur’an’dan Ahlak Prensipleri (2)

Mustafa Çağrıcı yazdı;

Kur’an’dan Ahlak Prensipleri (2)

Önceki yazımda belirmeyi ihmal ettiğim birkaç hususu arz edeyim.

O yazımda Kur’ân-ı Kerîm’den 30 ahlak prensibini okuyucularımla paylaşmıştım. Bu ve bundan sonraki yazımda bunları 100’e tamamlayacağım. Hazırlamakta olduğum bir kitap için epey zamandır Kur’an’ın ahlak ayetleri üzerine çalışıyorum. Takdir edersiniz ki, bu iş kolay değil. Benim baktığım açıdan önemli olan bazı ahlâk mesajlarını yakalayabilmem için Kur’an’ı tekrar tekrar taramam, ifadelerin Kur’an dilindeki anlamını kavramak için klasik kaynakları ve yeni çalışmaları da imkân ölçüsünde görmem gerekiyor. Onun için, bu üç yazımda sunmayı planladığım 100 prensip de tüketici değildir. (Bu prensipleri, Stefan Goltzberg’in –Kur’an’dan 3 prensibe de yer verdiği- 100 principes juridiques [100 hukuk prensibi] başlıklı kitabının isminden esinlenerek belirledim.)

***

ADALET:

31. Allah, insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. (4/58)

32. Bir söz söylediğinizde, yakınlarınız bile olsa, adaletli konuşun. (6/152)

33. Bir topluma kızgınlığınız sakın aşırılığa sapmanıza sebep olmasın. (5/2)

34. (Size zarar vereni yargı yoluyla) cezalandıracaksanız, uğradığınız zarar oranında cezalandırın. Fakat sabrederseniz (bağışlarsanız), bilin ki sabırlı olabilenler için bu daha hayırlıdır. (16/126)

AHDE VEFA:

35. Antlaşma yaptığınız zaman Allah’ın huzurunda verdiğiniz ahde vefa gösterin. (16/91)

36. Düşmanlarınıza verdiğiniz söze, süresi doluncaya kadar riayet ediniz. (9/4)

AHLÂKÎ TUTARLILIK:

41. İnsanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? (2/44)

42. Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? (61/2)

BARIŞ:

37. Hep birden barış yoluna girin. (2/208)

38. Sulh daha hayırlıdır. (4/12)

39. Düşmanlarınız barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol. (8/61)

40. Allah, sizinle din savaşı yapmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlarla iyi ilişkiler kurmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Allah adaletli olanları sever. (60/8) [Ünlü tefsir bilgini Taberî (ö.m. 923) bu ayette, farklı dinden ve etnik kökenden toplumlarla adalet ilkesine dayalı barışçıl ilişkiler kurmaya izin verildiğini belirtir.]

HAYATA SAYGI:

46. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. (6/151)

47. Birbirinizin kanlarını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın. (2/84)

DÜZELTİCİ OLMAK, YIKICI OLMAMAK:

48. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. (7/56)

49. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak başkalarına zarar vermeyin. (11/85)

İÇTEN DİNDARLIK:

50. Kurbanlarınızın ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin Allah’a saygı ve bağlılığınızdır. (22/37)

51. “Rabbimiz Allah’tır” diyen, sonra da dürüst yaşayanlara korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler. (46/13)

İKTİSADİ AHLAK:

43. Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. İnsanların mallarını yemeyi amaçlayarak yöneticilere menfaat (rüşvet) aktarmayın. (2/188)

44. (Servet) içinizden sadece zenginler arasında dönüp dolaşmasın. (59/7)

45. Varlıklıların mallarında yardım isteyen(ler) ve yoksul(lar) için belli bir hak vardır. (70/24-25)

TUTUMLULUK VE İSRAF:

52. Gereksiz yere saçıp savurma… Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma. (17/26)

53. Giyininiz, yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. (7/31)

YARDIMSEVERLİK:

54. Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. (17/26)

55. Allah’ın sana güzellikle verdiği gibi sen de insanlara güzellikle ver. (28/77)

56. O sarp yol nedir, bilir misin? Köle azat etmektir. Veya zor bir günde yakınındaki bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır. Sonra iman edip birbirlerine sabrı ve merhameti öğütleyenlerden olmaktır. (90/12-17)

57. Hayırlarda yarışın. (2/148)

58. İyi bir söz ve bir bağışlama, arkasından eziyet gelen bir yardımdan daha iyidir. (2/263)

59. İyiliğin karşılığı yine iyiliktir. (55/60)

60. Ne iyilik yaparsanız kendiniz için yaparsınız. (2/273)