Tarih: 09.06.2021 13:10

Kralın sınavı

Facebook Twitter Linked-in

Ürdün’ün başkenti Amman’ın güneybatısındaki Nâûr bölgesi, cuma gününden itibaren hafta sonunu oldukça hareketli geçirdi. Yaptığı siyasî çıkışlarla adından sıkça söz ettiren milletvekili Usâme Acarme’nin destekçileriyle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda kişi yaralandı. Ürdün resmî makamları, yaralananlardan dördünün polis olduğunu duyurdu.

Ülkenin son dönemlerde yaşadığı krizler silsilesine bir yenisini daha ekleyen hadisenin kökeni, İsrail’in Ramazan ayında Kudüs ve Gazze’de düzenlediği saldırılara dayanıyor:

O günlerde, -mutlaka hatırlayanlar olacaktır- binlerce Ürdünlü İsrail sınırına akın ederek, kapıların açılmasını talep etmişti. Ürdün yönetiminin elbette olumsuz karşıladığı bu talep, daha sonra içeride protesto gösterilerine dönüşmüş, Kudüs ve Gazze ile dayanışma çağrıları yapılmıştı. İşte bu süreçte aktif olan isimlerden biri de, 2020’de Nâûr bölgesinden bağımsız vekil seçilen Usâme Acarme’ydi. Ürdün’ün en güçlü kabilelerinden Acarme’ye mensup olan 1981 doğumlu genç vekil, “Sınır kapısını hemen açın. İkindi namazını Mescid-i Aksa’da kılalım” şeklindeki açıklamasıyla öne çıkmıştı. Sonraki günlerde, Ürdün’ün İsrail politikasına açık ve şiddetli eleştiriler getiren Acarme, Amman’daki İsrail büyükelçisinin sınır dışı edilmesini istemiş, bunu “imanın en asgarî biçimi” olarak tanımlamıştı. Acarme, 21 Mayıs’ta Ürdün çapında elektriklerin tam 6 saat süreyle kesilmesini de “kasıtlı bir olay” şeklinde yorumlamış, halkın iktidara karşı mobilize olmasının engellenmeye çalışıldığını savunmuştu. (Gerçekten de elektrik kesintisiyle bağlantılı olarak su ve internet kesintilerinin yaşanması, ayrıca akaryakıt istasyonlarının devre dışı kalması, Acarme’nin haklı olduğunu düşündürmüştü.)

Üst üste gelen bu açıklamaların Kraliyet nezdinde meydana getirdiği rahatsızlık sonucu, 27 Mayıs günü Usâme Acarme’nin milletvekilliği bir seneliğine donduruldu. Ancak bu durum, Acarme’nin sesinin daha fazla yükselmesine neden oldu. Ürdün Kralı Abdullah’ın parlamentoyu fesih yetkisinin yanlışlığından siyasetçiler hakkındaki yolsuzluk iddialarına, bir dizi konuyu sürekli gündeme taşıyarak, arkasında dikkate değer bir halk desteği topladı.

Nihayet geçtiğimiz cuma günü -5 Haziran- Nâûr’da sokaklara dökülen Acarme kabilesi mensupları ve onları destekleyen halk kitleleri, Kral Abdullah’ın yönetimine açıktan isyan bayrağını çekti. Göstericilerin birçoğunun silah taşıdığının da ortaya çıkmasıyla olaylar farklı bir boyut kazanırken, akşam vakti taraftarlarıyla buluşan Usâme Acarme’nin yaptığı konuşma, Kraliyet açısından bardağı taşıran son damla oldu. Bir tabanca ve bir kılıçla kalabalıkların karşısına çıkan Acarme, “Kral parlamentoyu ziyaret ettiğinde, ona, geçmişteki onurunuzu size iade edecek bir ders vermeyi isterdim: Kendisine yaklaşıp ‘Alnınızdan öpmek istiyorum efendim’ diyerek, iki gözünün arasından, alnının tam ortasından bir kurşunla öpmeyi…” diye haykırırken kameralar kayıttaydı. Şimdikiyle aynı adı taşıyan kurucu kralını da 1951’de bir suikastla kaybeden Ürdün için, bu kadarı elbette fazlaydı.

Ürdün Parlamentosu, pazar günü olağan üstü toplanarak, Usâme Acarme’nin milletvekilliğini düşürdü. Oylamaya katılan 130 vekilden 108’i “evet” yönünde görüş bildirdi. Acarme’nin meclisten tamamen tard edildiği oturum sırasında, Nâûr’daki hadiseler de bastırılmış, onlarca kişi gözaltına alınmıştı.

Ürdün Hâşimî Krallığı, 11 Nisan 2021’de, kuruluşunun 100’üncü yılını törenlerle kutladı. Yakın zamana kadar, dünya basınında yer alan analizler, Ürdün’ün Ortadoğu’daki bütün krizlerden sağ çıkmayı başarmış bir istikrar vahası olduğu yönünde değerlendirmeler içeriyordu. 1999’da babası Kral Hüseyin’in ölümünün ardından tahta çıkan İkinci Abdullah, ABD ve İngiltere’yle sıcak ilişkilerin yardımıyla, ülkesini sahil-i selamette tutmayı başarıyordu. Batı cephesi, Ürdün’ü siyasî, askerî ve ekonomik yönden destekleyerek, fırtınalarla dolu bir bölgede istikrarın simgesine dönüşmesine katkıda bulunuyordu. Vs. vs.

Ancak görünen o ki, bundan sonra Ürdün’de dahilî krizlerin gittikçe yoğunlaşacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’a kayıtsız-şartsız teslim olmakla kendi halkının çok çeşitli hoşnutsuzluklarına göğüs germek arasında tercihe zorlanan Kral Abdullah’ın atacağı adımlar, sadece küçücük ülkesini değil, Ortadoğu’daki bütün dengeleri etkileyecek.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —