Tarih: 13.11.2018 11:44

Kooperatif Yöntemiyle Kalkınma Mümkündür-3

Facebook Twitter Linked-in

?Ne diyorduk´, daha doğrusu yazımızın başında ?ne demiştik?´ ?Kooperatif yöntemiyle kalkınma mümkün müdür?? diye sormuştu ya?

El-cevap: ?Kooperatif yöntemiyle kalkınma mümkündür?? diyorduk...

Yusuf Üstün´ün çalışmasından yola çıkarak yazılan yazılarda, ?İŞÇİLİK KOOPERATİFLERİ? bölümünde kalmıştık; kaldığımız yerden devam edelim?

?İşçİkooperatİflerİ

Dünyada işçi kooperatifleri, emek kooperatifleri denilen bir sistem var. Adı Mondragon Kooperatifleri. Bu modeli ülkemizde de pekâlâ uygulayabiliriz. İspanya´daki bu Mondragon sisteminin yıllık cirosu 17 milyar dolar. Ülkemizde bunun uygulanabilirliği ise şu şekilde:

Toplum olarak karı-koca çalışan aile tipine geçtik artık. Herkesin evine ihtiyacına göre temizlikçi hanım arkadaşlar (işçiler) geliyor. Ya da annelerimiz çocuk bakımı ihtiyaçlarını evde bir bakıcı tutarak karşılıyorlar ama bu işçilerin sosyal güvencesi yok. Devletimiz bu çalışanların sosyal güvenlik primleri yatırılsın diye projeler üretse de yeterince başarılı olamadığı anlaşılıyor.

 

Kooperatif sisteminde ev temizliğine giden kadın işçilerin ortağı olduğu bir kooperatif kurduğumuzu düşünelim. İşçi her gün bir eve gitse ve gündeliği 100 TL olsa ayda 3 bin TL yapar. Bu 100 TL´yi veren ev sahibi temizlik işçisinin sosyal sigortasını yatırmak zorunda ama yatıramıyor. Temizlikçi de eline geçen paranın bir kısmını sigorta primi olarak yatırmak istiyor ama yatıramıyor. Kooperatif burada devreye giriyor ve sistem şu şekilde çalışıyor: Ev sahibi, günlük işçi adına kooperatif hesabına 100 TL´yi yatırıyor, o kadar.

Kooperatif hesabında işçi adına biriken aylık para ne kadarsa, puantaj hesabı yapılıp o para üzerinden sosyal güvenlik pirimi yatırılıyor, bir miktar işletme masrafı alınıyor, geri kalan işçiye veriliyor; yani ne kadar çalışırsa o kadar maaşı var.

Sistemin ülkemizde tıkanmaya yol açabilecek zaaf noktası şurada: Bu nitelikte ortaklardan oluşan kooperatifin yönetimi de bu kişilerden oluşunca (yöneticilerin ortaklar arasından olma şartı var çünkü) kooperatif yönetilemiyor; çünkü işçide kooperatifi yönetebilecek işletmecilik kapasitesi ya da sosyal politikalar uzmanlığı vs. genellikle olmuyor. Yani yönetimde, ortak olmayan profesyonellerin de olmasına imkân sağlayan bir yasal değişiklik gerekiyor.

 

Aynı örneği, diğer meslek gruplarında da verebiliriz.

Kooperatiflerde, yönetim ve denetim organlarının profesyonelleştirilmesi ile üst birliklerinde oluşan bilgi ve kaynak birikiminin kooperatiflere yansıtılmasına dönük hususlarda Kooperatifler Kanunu´nda acil olarak yapılabilecek yasal düzenlemelerle, başarılı bir kooperatifçilik profili çizebilmemize zemin oluşturulacaktır.

Mevcut yasal ortamda, Anayasa´nın 171. maddesindeki aynen ifadeyle ?millî ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılması ve tüketicinin korunmasını? amaçlayan ?Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi? başlığı altındaki politikaların, esasen uyumsuz ve dengesiz görev ve yetki dağılımı nedeniyle yürütülemediği gözlemlenmektedir.

Bu nedenle, kooperatifçilik konusunda politika üretebilmek ve yürütebilmek için, tür ayrımına gidilmeksizin tüm kooperatiflerin bir bakanlık (Ticaret Bakanlığı) çatısı altında toplanması şarttır.?

Yusuf Üstün´ün şu iki çalışmasını tavsiye ederek bitireyim:

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10672/SonEk/0/Yusuf-Ustun/KARZ-I-HASENIN-KURUMSALLASMASINDA-KOOPERATIF-MODELI

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10673/SonEk/0/Yusuf-Ustun/TEKAFUL-VE-KOOPERATIF-SIGORTACILIGI

Son söz: T.C. Anayasası da ?KOOPERATİF? der ki; ayrı bir yazı konusudur.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —