Kısmi ateşkesin başladığı Yemen´de savaşın bilançosu ağır

Yemen´in Hudeyde kentinde, gece saatlerinde yürürlüğe giren temkinli ateşkese rağmen, dördüncü yılını tamamlayan savaş kıtlık, kolera ve on binlerce can kaybını içeren ağır bir bilanço sergiliyor.

Kısmi ateşkesin başladığı Yemen´de savaşın bilançosu ağır

 İnsani yardımların ulaştırılması için kritik önem taşıyan liman kenti Hudeyde´de, gece saatlerinde yürürlüğe giren temkinli ateşkese rağmen Yemen´de dördüncü yılını tamamlayan savaş kıtlık, kolera ve on binlerce can kaybını içeren ağır bir bilanço sergiliyor. 

Yemen, 2014´te Husi milisler ve müttefiklerinin ülkede silah zoruyla hakimiyetini arttırması ve başkent Sana´daki hükümete darbe yapmasıyla şiddet sarmalına girdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun da hükümeti yeniden tesis etmek için Mart 2015´te Husilere yönelik operasyon başlatmasıyla ülkedeki şiddet sarmalı giderek arttı. Dördüncü yılını geride bırakan savaş, Yemen´in zayıf ekonomisini ve altyapısını yıkım seviyesine getirdi ve ülkedeki durum Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "dünyanın en büyük insani felaketi" şeklinde tanımlanan bir drama dönüştü.

Yemen´de savaşan taraflar geçmişte vardıkları 48-72 saatlik ateşkeslerin aksine geçen hafta İsveç´te BM himayesinde özellikle insani yardımlar için kritik önem taşıyan Hudeyde kentinde kalıcı bir ateşkes için anlaştı.

Yaklaşık 30 milyon civarındaki nüfusuyla dünyanın en fakir ülkeleri arasında gösterilen Yemen, savaşın ağır yükü de eklenince açlık, kolera, çatışmalar ve hava saldırıları sonucu bedelini sivillerin ödediği büyük bir insanlık dramına sahne oluyor.

Savaşın kurbanı çocuklar

Dünyanın en feci insanlık felaketlerinden birinin yaşandığı Yemen´de, BM verilerine göre, her on dakikada beş yaş altı bir çocuk önlenebilir bir ölüme kurban gidiyor.

Ülkede, kadınlar ve çocuklar, savunmasızlar listesinde en üst sırada yer alıyor. Erkek çocukları, çeşitli gruplarca zorla silahaltına alınırken kız çocukları da hayatta kalabilmeleri için erken yaşta evliliğe zorlanıyor. Okul çağındaki çocukların dörtte biri eğitimden yoksun ve 2 bin 500´e yakın okul hasarlı veya eğitim verilemez durumda.

Yine BM verilerine göre, nüfusun yaklaşık dörtte üçüne tekabül eden 22 milyon insan, acil insani yardım ve korumaya muhtaç. Dördüncü yılını geride bırakan savaş 2 milyona yakın Yemenliyi de ülke içinde yerinden etti.

BM İnsan Hakları Ofisi´nin 2017 yılındaki açıklamasına göre en az 10 bin insan savaş ve buna bağlı nedenlerle can verdi. Ancak bağımsız araştırmalar bu sayının çok daha fazla olduğuna işaret ediyor. İngiltere merkezli Silahlı Çatışmaların Konumlanması ve Olay Veri Projesi (ACLED), Yemen´de Ocak 2016´dan bugüne 50 binin üzerinde sivilin hayatını kaybettiğini belirtiyor.

İki taraf da suçlu

Yemen Veri Projesi isimli bağımsız araştırma kuruluşuna göre, Yemen´de savaşın başından bugüne kadar, koalisyon güçleri tarafından 18 bin hava saldırısı gerçekleşirken, bu saldırıların üçte biri sivilleri hedef aldı.

Yemen´de koalisyon güçlerinin zaman zaman, cenaze törenleri, pazar yeri, okul otobüsü gibi sivil hedeflere saldırması ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi dünya genelinde tepkiyle karşılandı.

Buna karşın Uluslararası Af Örgütü de yakın zamanda açıkladığı bir raporunda, Husi milislerin Hudeyde kentinde bir hastaneyi keskin nişancı merkezi olarak kullandığını ve sivilleri kalkan yaptığını duyurdu.

Ekonomik çöküntü ve limanlara uygulanan abluka sonucunda kıtlık

Yemen´de benzin fiyatları, Mart 2015´ten bugüne üç kata yakın arttı. Yemen riyali de dolar karşısında üç kattan fazla değer kaybetti.

Gıda ve ilaç ihtiyacının önemli bölümünü ithal eden Yemen´de ekonomik çöküntü ve limanlara uygulanan abluka insani felaketi daha da hızlandırdı.

Dünya Gıda Programı (WFP) verileri, Yemenlilerin, dünyanın en büyük gıda güvenliği kriziyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

WFP´ye göre, Yemen´deki 8,4 milyon insan için bir sonraki öğünün garantisi yok ve her gün bu rakam artıyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon tarafından gemilerin geçişinin kısıtlandığı Yemen´de insani yardımların akışı tamamıyla kesilirse, WFP, kıtlıktan etkilenen insanların sayısının 14 milyona çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

Ayrıca ülke genelinde beş yaş altı üç milyon çocuk, hamile veya emziren kadın kritik seviyede yetersiz besleniyor. Yemen´de 400 bin çocuk akut derecede yetersiz besleniyor ve sağlıklı yaşıtlarına göre dokuz kat fazla ölüm riski taşıyor.

Yemenliler, temel insani hizmetlerden de mahrum. BM verilerine göre, Yemen´deki sağlık tesislerinin yarısı çalışamaz durumda. Hizmet verenler de ekipman ve personel eksikliği ile mücadele ediyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 56´sı sağlık hizmetlerinden yoksun, yüzde 55´i de temiz suya erişemiyor.

Kolera can almaya devam ediyor

Tüm bu felaketlerin yanı sıra yerinden edilen ülke içindeki göçmenlerin temiz suya ulaşımında yaşadıkları zorluk ve çatışmalarda su arıtma tesislerinin hasar görmesi nedeniyle Yemen bir de kolera salgınıyla boğuşuyor. Kolera, erken teşhis halinde ağız yoluyla sulandırıcı tuzlarla tedavi edilebilirken, daha ileri vakalarda ise damar yolu sıvı ve antibiyotik tedavisi gerektiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü´nün (WHO) kasım ayında paylaştığı verilere göre, Yemen´de bu yıl 21 Ekim´e kadar kolera teşhisi konulan 242 bin 849 kişiden 246 kişi yaşamını yitirdi. Kolera vakalarının neredeyse üçte birinin ise beş yaş altı çocuklar olduğu aktarıldı. Salgınının başladığı Nisan 2017´den bugüne ise 1,2 milyon şüpheli kolera vakası sonucunda, 2 bin 515 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

Norwegian Refugee Council (NRC), 16 milyondan fazla Yemenlinin temiz su, arıtma veya hijyenik koşullara erişimi olmadığını, bu durumun da bulaşıcı hastalıkların yayılmasını ve kıtlık sonucu ölümleri de beraberinde getirdiğini açıkladı. Geçen yıl bir milyon Yemenli, kolera veya içme suyu kaynaklı ishal hastalıklarına yakalandı.

İngiltere merkezli yardım kuruluşu Oxfam da aynı şekilde, ülkede son 18 ay içinde 1,1 milyon kolera vakası yaşandığını bildirdi.

Save the Children isimli STK´ya göre, temmuz ayı sonunda Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarında Hudeyde´ye su sağlayan artıma tesisi ve su istasyonunda hasar oluştu. Bu saldırı sonrasında, hastalığa yakalananlarda neredeyse iki katına varan artış yaşandı.