Tarih: 29.12.2018 15:25

Kenan Sofuoğlu´nun canı sıkılmış?

Facebook Twitter Linked-in

Mesele Kenan Sofuoğlu´nun, mecliste ayaklarını masanın üstüne uzatıp, el pençe divan duran iki yakınına ?Emir erlerim? diye berbat bir espri yapması değil.

Mesele Kenan Sofuoğlu´nun, sosyal medyayı nasıl kullanacağını bilip bilmemesi de değil.

Mesele başka, mesele derin?

Hakkını teslim edelim, Kenan Sofuoğlu başarılı bir adam.

Ne kazanmışsa çalışarak kazanmış bir adam.

Alnının teriyle, bileğinin hakkıyla dünyalık işlerini becermiş bir adam.

Elde ettiği imkânlara, yaşadığı hayata kimse dil uzatamaz, canını ortaya koyarak kazanılmış haklı bir şöhrettir onunkisi.

Benim işim Kenan Sofuoğlu ile değil?

Benim işim popülizm kültürünün, vitrin sevdasının, reklam tutkusunun insanı çileden çıkaran aymazlığıyla.

Sofuoğlu, motosikletiyle şampiyonluk turu attıktan sonra ekibini piste toplasa, kendisi de motorun üstüne çıksa, böyle bir fotoğraf paylaşıp altına da ?Emir erlerim? yazsa, herkes espriyi anlardı, başarıyı takdir ederdi ve gülerdi.

Olurdu yani, böylesi güzel de olurdu ama mecliste olmuyor işte.

Ne yaptığının farkında bile değil, bu kadar yaygara koparılacağını da tahmin edemedi zaten.

Neden, edemedi biliyor musunuz?..

Çünkü adamın canı sıkılıyor, her şey bu kadar basit, canı sıkılıyor?

Gitsin birisi konuşsun, bir röportaj yapsın, ?Kenan, mecliste neler yapıyorsun, günler nasıl geçiyor?? desin.

?Yanlış anlaşılmasın ama benim canım sıkılıyor, bunu söylemem lazım, hayatımda 200 km´nin altına düşmemişim, burada kaplumbağa hızıyla ilerleyen bir düzene alışmaya çalışıyorum? demezse ne olayım.

Demez tabi, öyle der mi?..

Ne diyecek, hizmet için buradayız, milletimizin emrindeyiz, falan filan diyecek.

Sokağa çıksa sağa sola selâm vermeden on metre yürüyemez, herkes tanır, herkes bilir ki, bu, dünya şampiyonu Kenan Sofuoğlu´dur.

Şimdi böyle bir karakterin siyaset yoluyla tatmin olması mümkün müdür?

Daha önemlisi, böyle bir tatmine ihtiyacı var mıdır?

Bütün dünyanın tanıdığı ünlü bir sporcunun Sakarya milletvekili olmasıyla elde edeceği mutluluk nedir?

Siyaset, kazanma değil, kazandırma işidir, derseniz, işte o zaman popülizmin kralını yapmış olursunuz.

Siyaset, bazı insanların ihtiyacıdır, su gibi, hava gibi, ekmek gibi ihtiyacıdır.

Bir partiye ilçe başkanı olmak için on yılını, il başkanı olmak için yirmi yılını, milletvekili olmak için otuz yılını veren adamlar bilirim.

Bir zamanlar Kütahya´da, Doğru Yol Partisi´nin bir il başkanı vardı.

O adam, Unkapanı´na gelip kaset yapma merakıyla yerini yurdunu satan garibanlar gibi malını mülkünü harcadı, bir türlü işi beceremedi.

Başka şehirlerden popüler isimler getirdiler, önüne koydular, onu vekil yapmadılar.

Aklıma geldikçe hâlâ üzülürüm.

Hatırlayacaksınız Kenan Sofuoğlu, milletvekili olduğunda vekil maaşı almayacağım, demişti.

O zaman bunun yanlış olduğunu söylemiştim, yine aynı şeyi söylüyorum.

Yahu niye almıyorsun, almayacaksan, buna ihtiyacın yoksa neden vekil oldun?

Ben maaş almıyorum demek, ne demektir biliyor musun?

Beni eleştirmeye, benden bir şey istemeye de hakkınız yok, demektir.

İnsanlar kendi dengini arar, kendine benzeyeni tutar.

Kasabanın görgüsüz tüccarı gibi iki de bir, bütün çaylar benden, demenin âlemi yok ki?

Maaşını alacaksın, işini yapacaksın, senin bağışladığın maaşın kime ne faydası olacak?

Almadığın maaşı almak için ömrünü siyasete vermiş insanlar var bu ülkede.

İhtiyaç diyorum, ihtiyaç?

Siyaseti de ihtiyacı olanlar yapsın.

Kıt kanaat geçinen simitçinin önünde hayrına döner-ekmek dağıtmak pek hayırlı bir iş olmasa gerek.

Anlatabiliyor muyum?..




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —