Kemalizm´in Mayınlı Tarlasına...(*)

Mehmet GOKTAŞ

Kemalizm´in Mayınlı Tarlasına...(*)

Var olduğu günden bu yana dindar kesimle Kemalizm arasındaki gerilim aslında bugüne kadar gündemdeki yerini hep koruya gelmiştir. Her ne kadar aynı sertlikle sürmese de bu uyuşmazlığı her iki taraf da bilmektedir.

Bugün geldiğimiz şu noktada büyüklerimiz bir açıklama yapsınlar, desinler ki; ?Arkadaşlar, kardeşler! Artık Kemalizmle bir sorunumuz yoktur, biz Kemalistlerle kendi aramızda anlaşmış durumdayız, her şey fifty fifty. Zaten biz Kemalizm´i baştan yanlış anlamışız, İslam´la Müslümanlarla çatışır bir durum yokmuş.?

Özellikle ekranların gülü hocalarımız çıkıp bu konuyu bir vuzuha kavuşturmalılar. Mezhep, meşrep kavgası yapmaya, İslam´a giriş çıkış ve kayıt memurluğu yapmaya kısa bir ara verir, şu Kemalizm´i  bize bir kabullendirirlerse memnun oluruz.

Maşaallah gördükleri en ufak bir bid´at ve hurafenin üzeri aslanlar gibi atlayıp parçalayıveren hocalarımız, türbelere giden, oralara çaput bağlayan bayanları mahvu perişan eden ilahiyatçı akademisyenlerimiz bir de bu konu hakkında konuşsalar diyorum. Bu ülkenin yirmi milyon öğrencisine her gün and içtirmenin ?Tevhidi düşüncedeki? yerini bir öğretiverseler diyoruz.

İslam adına siyaset yapan, önemli makamları işgal edenler, ağzına bakılanlar, gözüne bakılanlar, lütfen bu konuda bir şeyler söyleyin.

Yine İslam adına, Müslümanlar adına ileri atılıp işlerini büyütenler, ihaleci ağabeyler! Susmayın siz de bir şeyler söyleyin.

Bu hususta hep garibanlar mı konuşacak, öğrenciler mi kendilerini feda edecek?

En son Edirne´de tutuklanan Emine Şahin isminden başlayarak geriye doğru şöyle bir hatırlamaya çalışalım. Galiba ondan bir öncesi de Safiye Hanım kızımız olacak. Sonra Anıtkabir´in Mahmut Kaçar´ını hatırlayalım.

Daha isimlerini burada saymayı uygun görmediğimiz niceleri Kemalist cepheden önce bu cenahın yetkilileri tarafından önce ?meczup? daha sonra da ?provokatör? ilan edilmişlerdi. Elbette bunun hesabını Allah Teala´ya vereceklerdir.

Biz yine başa dönelim. Hani anlatılır, Rusya ve diğer ülkelerin ormanlarında ikinci dünya savaşının daha hala sürdüğünü zanneden ve yıllardır saklanan kişiler bulunuyormuş. İslami kesimin ileri gelenlerine sesleniyoruz; Kemalizmle İslami kesim arasında savaş bitti, ateşkes sağlandı ve her konuda anlaşmaya varıldı da bizim mi haberimiz yok?

Veyahut savaş bitmedi, devam ediyor; fakat siz bu savaşı garibanlar üzerinden mi sürdürüyorsunuz? Çok özür diliyorum; bu gariban Müslümanları Kemalizm´in mayınlı tarlasına mayın eşekleri olarak mı sürüyorsunuz?

_________________

Editör´ün Notu: Son süreçte AK Parti´den Kemalizm´e yönelik övücü ve onu sahiplenici tutum ve davranışları sonucu, muhafazakâr kesimin önemli bir bölümünün, ya kavram kargaşası, ya ?neyi, nereye oturtma´ konusunda yeterince erginliğe sahip olamaması, ya AK Parti kurucu iradesinin- dolayısıyla mevcut iktidarın, sessiz bir şekilde Kemalist modernleşmeyi muhafazakâr kalıplar içerisinde kendi tabanına ve Müslüman topluma kabul ettirme veyahut ta müdahaneci(yaranmacı) bir şekilde, ki sözde bunca kazanıma rağmen, Kemalizm´e yararlanma yoluyla onu altetme düşüncesi göze çarpmaktadır.

Mehmet Göktaş hoca da, kısa ve öz yazınsıda, yukarıda sıraladığımız gerekçelerin içerisinde gizli bulunan konuların vüzuha kavuşmasını, Müslüman camia adına sormakta ve yetkililerden, doyurucu cevaplar istemektedir.

Eğer Kemalist oldu ise, mesele yok. Şayet, o yapı ve düşünce ile gizlice bir mücadele varsa, artık, gariban Müslümanlar ve özellikle de, iyi niyetle, tevhidi ilkeleri öncelediklerine şahit olduğumuz hanım kızlarımız üzerinden yapılmasın!

AK Parti iktidarı, bu işi kendisi ve kendi imkânlarıyla yürütecekse yürütsün. Başka türlüsü, filler tepişirken, olan çimlere olduğu gibi, bu konuda da olan ivasıs ve garesiz bir şekilde tevhidi ilkeleri savunan bu toprakların gariban çocuklarına, özelikle de Mehmet Göktaş´ın belirttiği gibi Safiye ve Emime hanımkızlarımıza, çocuklarımıza oluyor.

Birde, yukarıda belirtiğimiz üzere, eğer AK Parti kurucu iradesi Kemalizm´den yana iseler, Kemalizm´den incinmiş, gadre uğramış olup ona oy veren kitle bu çelikiyi nasıl izah edecekti? Merak edilirdi doğrusu...

Sonuçta herkesin ideolojisi kendisine diyelim.