KABBANİ´NİN ŞİİRLERİ SURİYE´NİN KAPI ANAHTARIDIR

Halktan insanlar bile onun şiirlerini okur, konuşmaları arasında mısralarını söylermiş. Bunda Nizar Kabbani´nin toplumun yaralarıyla yaralanmak ve bu yaralara ilaç bulabilmek kaygısı yatar.

KABBANİ´NİN ŞİİRLERİ SURİYE´NİN KAPI ANAHTARIDIR

04.10.2018 Perşembe

Nizar Kabbani iyi bir şair. Kendisi Suriyeli ve şiirlerini hep Arapça yazmış. Çok değişik konularda şiirleri var. Kadın ve aşk onun en başta gelen konularından. Fakat biz onu siyasi bir şair olarak tanırız. Kadın ve aşk onun için bir atlama tahtası. Diğer bir ifadeyle kadın ve aşk üzerinden kendisini anlatmış bir şair Nizar Kabbani. Her ne kadar lirik, şarkı formatında şiirler olsa da bunlar, Nizar Kabbani yine kadın konusu üzerinden siyasi düşüncelerini yazmış. Suriye´de kadına dönük eziyet ve kanunsuzlukları işlemiş ve kadın özgürlüğünü savunmuş.

Öyleyse Nizar Kabbani için sorumluluğunu bilen ve toplumu içinde dert sahibi olan bir şair diyebiliriz. Kendi ifadesiyle siyasi şiiri zaten mecbur kaldığı için yazar. Yoksa o, kendini bir aşk ve kadın şairi olarak görmekten alamaz ve bunu açık bir ifadeyle dile getirmekten çekinmez. Nizar Kabbani siyasi şiirler yazma gereği duyar, çünkü Suriye kan ağlamaktadır.

Sadece Suriye kan ağlamakta değildir. Suriye´nin komşuları Lübnan, Irak, Mısır, Filistin de kan ağlamaktadır. Başka bir ifadeyle Araplar, öyle bir kördüğüm içine düşmüşlerdir ki çok değişik sebeplerden dolayı, sürekli katliam, çatışma ve bombalama olaylarıyla iç içe yaşamaktadırlar. Her ne sebepten olursa olsun Arap toplumları büyük bir mutsuzluk içindedir. Ve o dilin şairleri, bu mutsuzluğu yazmaktan kendileri alamazlar. Nizar Kabbani de o şairlerden biridir.

Nizar Kabbani Suriye´de çok sevilen bir şair

Türkçede Nizar Kabbani´nin siyasi şiirleri bilinir, okunur ve sevilir. Çünkü Nizar Kabbani´nin şiirlerini Türkçeye çeviren mütercimler de önce siyasi konulara odaklanmak zorunda hissederler kendilerini. Sonuçta Suriye Türkiye´nin komşu ve kardeş ülkesidir. Her şeyden önce Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkedir Suriye. Öyle olunca, önce kanayan yaraya odaklanmak gerekir. Nizar Kabbani bunları Arapça şiirler yazarak yapar, mütercimler ise bunları Türkçeye çevirerek.

Elimizde iki adet, sağlam Nizar Kabbani´nin şiirlerinden seçme, çeviri kitabı var. Biri İşgal Altında (1996, Rey y.) ismini taşıyor. Mütercimleri Turan Koç ve İbrahim Demirci. Diğerinin ismi Gazaba Uğramış Şiirler (1997, Mavi y.), mütercimi İbrahim Demirci. İşgal Altında´ki şiirleri Turan Koç, düzyazıları İbrahim Demirci çevirmiş. Gazaba Uğramış Şiirler baştan sona şiir.

İşgal Altında´ya Turan Koç´un yazdığı önsözden anlıyoruz ki Nizar Kabbani Suriye´de çok sevilen bir şair. Halktan insanlar bile onun şiirlerini okur, konuşmaları arasında mısralarını söylermiş. Bunda Kabbani´nin en başta söylediğimiz, toplumun yaralarıyla yaralanmak ve bu yaralara ilaç bulabilmek kaygısı yatar. Şairi, düşünür kılan biraz da bu kaygıdır zaten. Kabbani´nin düşünce yazıları da vardır. Ben Beyrut (1996, Hece y.) ismiyle topladığı denemeleri yine İbrahim Demirci Türkçeye çevirmiş. Denemelerindeki üslubu ve konu edindiği şeyler şiirleriyle paralellik oluşturuyor. Çoğunun konusu yine siyasi; Arapların ciğer parçalayan durumu, bu durumun sebep ve sonuçları ve buna karşı yapılması gerekenler?

Onun şiirleri Suriye´nin kapı anahtarıdır

Kabbani konuşma diliyle şiirler yazar. Daha doğrusu onda büyük şairlere has bir özellik olan, konuşma dilini şiir diline dönüştürme yeteneği vardır. Halk tarafından benimsenmesi ve okunması, ayrıca Türkiye´de Suriyeli şair olarak en çok Kabbani´nin bilinmesi biraz da o yüzdendir. Konuşma diliyle şiirler yazması, onun şiirlerini açık, net ve anlaşılır kılar. Öte taraftan şiirlerinin diğer dillere çevrilmesini kolaylaştırır. Konuşma diline yoğunlaşmak ve o dil içinden şiirlerini kotarmak, şairin içinden çıktığı halkı daha iyi anlamasını ve anlatmasını da sağlar. Konuşma dilini hem şiirlerinde hem de denemelerinde ustalıkla kullanmak Nizar Kabbani´yi, ülkesinin şairi yapar.

Gazaba Uğramış Şiirler ve İşgal Altında İz Yayıncılık tarafından 2011´de Gazaba Uğramış Şiirler ve Diğerleri başlığı altında yeniden basıldı.

Gazaba Uğramış Şiirler ve Diğerleri´ni oluşturan şiirlerin geneli 1980-1990 yılları arasında yazılmış. Fakat şiirleri okuduğumuz zaman, sanırız ki Nizar Kabbani 2013´te yaşanan acı olayları anlatmış. Kabbani´nin şairliği, Suriye´nin bugünkü sorunlarını, ta o zamandan görmesini sağlamış gibi.

Nizar Kabbani´nin şiirlerinde Suriye´nin acılarını okuyoruz, Suriye´nin topraklarından yayılan kokuyu alıyoruz; Suriyelilerin sevinç ve üzüntülerini görüyoruz; gözyaşlarına şahit oluyoruz; alışkanlıklarını, dikkatlerini, tepkilerini, hatta bilinçaltlarını müşahede ediyoruz. Nizar Kabbani bütün açıklığıyla kendisini ve ülkesini dillendiriyor şiirlerinde. Hem düşünsel hem de duygusal açıdan.

Her yönüyle Suriye´yi ve Suriyelileri anlamamız için Nizar Kabbani´nin şiirlerine ihtiyacımız var. Onun şiirleri Suriye´nin kapı anahtarıdır. Özellikle bu yönüyle Nizar Kabbani´nin şiirleri bulunmaz Hint kumaşıdır.

Yazan: Ömer Yalçınova 

Kaynak: dunyabizim.com