Tarih: 03.05.2019 14:40

İşte Irak´ın geçmiş -ve muhtemelen gelecekteki- Başbakanı İbadi´yle görüşmemizde yaşananlar

Facebook Twitter Linked-in

Ortadoğu´da bana her zaman hayvanları anımsatan bazı siyasetçiler olmuştur. Baba Esad her daim Şam´ın gaddar aslanıydı. Mısırlılar bile Hüsnü Mübarek´e meşhur Fransız peyniri ?La Vache Qui Rit?nin sırıtan ineğinin adını takmıştı.

Ancak Haydar İbadi´nin benim Ezop masalımda kendine yer bulması biraz vakit aldı. Irak´ın önceki -ve muhtemelen bir sonraki- başbakanını, tıknaz, neşeli ve kendine epey güvenen bir halde oturduğu koltuktan sıçrarken tasavvur edince şunu fark ettim: O, az önce kafesi açıp içindeki kanaryayı midesine indiren ve bu konuda insanların ne düşündüğünü zerre kadar umursamayan ev kedisiydi.

O kanarya IŞİD, Barack Obama, Donald Trump, Muhammed bin Selman ya da Iraklı herhangi bir siyasetçi olabilir. Bir ihtimal Irak´ın petrolü, ekonomisi ve hatta korkarım ki Musul da olabilir.

Muhtemelen bir imparatorluk kediciği olsa da İbadi´nin keskin pençeleri var ve halefi Adil Abdulmehdi kaybedince iktidara dönme fikrini gizlemiyor. Zalim değilse de acımasız bir kedi olduğu kesin.

İşte karşımda durmuş, IŞİD lideri Ebu Bekir Bağdadi´nin dünyayı tehdit ettiği nemrut videosuyla yeniden ortaya çıkmasından kısa süre önce, ileri görüşlü bir biçimde konuşuyor:

?DAEŞ bitti mi? Bir devlet olarak evet. Yeniden o noktaya gelemezler. Fakat bir terör örgütü olarak değil? Sizi uyarmalıyım. Fena halde yaralı ve hayallerinin sona erdiğini fark ediyor. Dolayısıyla eski günlere dönmek için elinden geleni yapacak. Öyle sanıyorum ki orada burada ses getirecek bazı operasyonlar düzenleme peşinde. Çok plan yapıyor? Bir de lider kadrosundaki herkesi hesaba katmamış olmamız var. Liderlerinden bazılarının nerede olduğunu bilmiyoruz. Bir başka tehlike de bu. Bir Iraklı olarak bu liderlerin çoğunun Iraklı olmasından endişe duyuyorum. Onun için çok ama çok uyanık olmak zorundayız.Ah! İbadi kesinlikle doğru bir noktaya parmak bastı.

2014-2018 yıllarında, 4 yıldan fazla bir süre Irak´ın başbakanıydı. Obama´dan Trump´a geçiş sürecinde her ikisiyle de temas kurdu. Fark edildiği üzere, elbette, Obama´yla bir daha muhatap olma mecburiyeti yok. Pekala Trump´la görüşmeye devam etmek zorunda kalabilir. Obama yoğun eleştirilere maruz kalır ancak Trump pek öyle değil. Dahası bütün hikaye, tahmin edildiği gibi hala IŞİD´in etrafında dönüyor.

?İstikametini genellikle IŞİD´le mücadeleye çeviren ABD yönetimi ?Irak bir arada tutulmalı´ diyor. Ancak bize ne kadar destek verebilirler? Hatırlarsanız 2015´te ?IŞİD´le savaşta bizi destekleyeceğini´ söyleyen Başkan Obama´nınkiler dahil birçok vaat dinledim. Bunları kamuoyuyla da paylaştım. Sahada yaşanan savaşın acı verici olduğunu fakat ABD´nin vadettiği desteğin gerçeğe dönüşmediğini dile getirdim. Biz terör örgütüne göğsümüzü gererken, destek vermede çok ağırdan aldıklarını anlattım. Söz konusu durumun savaşı tehlikeye attığını söyledim. Bu iş sayın Obama´yı mutlu etmedi. (Dediğine göre) Cumhuriyetçiler meseleyi Kongre´de aleyhine kullandı. Ancak ona şöyle dedim: ?Üzgünüm. Bunu yapmak zorundaydım. ABD´de ve Avrupa´nın geri kalanında işlerin nasıl yürüdüğünün farkındayım. Sahada gösterdiğimiz çabaya daha fazla destek vermeniz için sizi zorlamak adına bildiklerimi kamuoyuyla paylaşmam gerektiğinin farkındaydım. Sizi utandırdığım için üzgünüm. Fakat bizler orada (Irak´ta) kendi vatandaşlarımızı feda ediyoruz. Mümkün olan her türlü desteğe ihtiyacımız var.´?

Manchester aksanına ve doktora yaptığı Manchester Üniversitesi´ne özgü bir nezakete sahip olsa da konuşurken, bazen daha önce İngiltere´de sürgünde yaşamış Iraklıların sesini duyabiliyorsunuz. Siyasetten ziyade iş dünyası üzerine konuşuyor. Oysa İbadi´nin yazmaya niyetlendiği hatıratında tekrar edeceği kesin olan, ABD ordusu ve Trump hakkında merak uyandırıcı bir hikaye var:

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —