Tarih: 07.05.2020 04:55

İslam topraklarında sinsi oyun

Facebook Twitter Linked-in

Siyonist güdümlü rapor kapsamında; Mısır’da İhvan-ı Müslimin hareketi hedef alınırken, İran ve Türkiye’nin Irak’taki operasyonlarından rahatsız olunduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca Sudan’da Beşir hükümetine yapılan darbenin bazı nedenleri açıklanırken işgalci ABD’nin Ortadoğu’da huzur ve güveni sağladığı savunuluyor.

Siyonist kuruluş ABD Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR), Müslüman ülkeler üzerine hazırlamış olduğu din özgürlüğü adlı kirli planın 3’üncü bölümünü deşifre ediyoruz. Siyonist lobi CFR tarafından hazırlanan rapora göre işgalci ABD, Ortadoğu ülkelerini kirli bir planla dizayn etmeye çalışıyor. Raporun 3’üncü bölümünde Ortadoğu ülkesi Mısır’da, dinler arası birliktelik öne çıkartılırken, İhvan-ı Müslimin hareketi ise tehdit olarak kabul ediliyor. Raporda Irak’taki ABD ve diğer çok uluslu iş ortaklarının bölgede huzuru sağladığı vurgulanırken Türkiye’nin PKK ve YPG terör örgütlerine yaptığı operasyonlarla istikrarı bozduğu savunuluyor. Sudan’da ise 2019 yılında Ömer El- Beşir’e yapılan darbenin nedenleri ve Sudan’ın yeniden şekillenmesi ele alınmış.

İSLAMİ HAREKET ‘İHVAN-I MÜSLİMİN’ TEHDİT OLARAK GÖRÜLÜYOR

Siyonist raporun Mısır’a ilişkin hazırlanan bölümünde darbeci Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es- Sisi’nin desteklenmesi gerektiği belirtilirken, İslami hareket ‘Müslüman Kardeşler’in faaliyetleri din özgürlüğüne tehdit olarak kayda geçirilmiş. Şubat ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ‘Dünya için İnsan Kardeşliği Barış ve Birlikte Yaşamak’ belgesi Mısır hükümeti tarafından kabul edildi. Ayrıca bu belgeyle Mısır’da ‘Dinler Arası Birlikteliği’ projesi faaliyete geçirildi. Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) Mısır’a ilişkin değerlendirmesinde  “Sisi, Mısır’ın eğitim sisteminde ve devlet okullarında müfredat reformu yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi muazzam bir krediyi hak ediyor. Sisi, dini özgürlük gündemini kapsamında ‘Dinler Arası Birlikteliği’ kişisel portföyüne taşıyarak, Arap dünyasının en büyük ülkesi, halini almıştır” ifadelerine yer veriliyor.

TERÖR ÖRGÜTLERİNE OPERASYON YAPAN TÜRKİYE İSTİKRARI BOZMUŞ

ABD’nin Müslüman topraklarında din özgürlüğü adı altında denge ve huzur sağladığı safsatasına yer verilen Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) raporunda ABD’nin işgal girişimleri övülürken Türkiye ve İran’ın Irak’taki faaliyetleri tehlikeli olarak gösteriliyor. Raporun Irak bölümünde şu ifadeler kayda geçiyor:

“ABD ve diğer çok uluslu iş ortakları Irak’ın çeşitli noktalarında güven ve istikrarı sağladı. ABD ve diğer uluslararası ortaklar, bu alanlarda yeniden yapılanma ve istikrar çabalarını sürdürdü. Irak’ta bulunan azınlık gruplar ciddi risk altında bulunuyor. Irak’ta gelişen hükümet protestoları ve kuzeybatı Irak’ta güvenlik eksikliğinin nedeni ise İran destekli milisler tarafından oluşturuluyor. Irak dini ve etnik açıdan farklı bir ülkedir. Dini azınlıkların rehabilitasyonu için Kuzey Irak’ta bulunan Keldani, Süryaniler ve diğer Hıristiyan toplulukları nüfusunun sadece yüzde 30-50’si kendi bölgelerine döndü. Bu arada, IŞİD zulmünden sağ çıkan Ezidiler, Duhok, Sinjar Dağı’na sürgün edildi. Bölgede IŞİD’in yeniden dirilmesi söz konusu oldu. Esasen daha kötüsü, bölgeye Kürt İşçi Partisi’ne (PKK)  ve müttefiklerine yönelik defalarca Türk hava saldırıları gerçekleşti. Bu durum bölgede güvenliği ve istikrarı tehdit etti. Son olarak, Irak’ın başkenti Bağdat’ta ABD hava saldırısı düzenlendi. Bu saldırı ABD Başkanlığı Yönetimi Üyeleri kararı ile gerçekleşti. Saldırı sonucu Kasım Süleymani ve beraberindeki Ebu Mehdi el-Muhandis’i öldürdü.”

SUDAN’I YENİDEN DİZAYN ETME PLANI

Raporun Sudan’la ilgili bölümünde ise şu değerlendirmeler yer alıyor;

“Sudan’daki din özgürlük koşulları 2019’da ciddi zorluklarla devam ediyor. Ancak, 2019 yılında Sudan’da tarihi bir olay gerçekleşerek Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir’i askeri bir darbeyle devrildi. 30 yıl içerisinde ilk kez sivil yönetim güçlendi. Beşir hükümeti zamanında dini özgürlükler endişe verici durumdaydı. Sudan Beşir döneminde korkunç dini kısıtlamalara gitti. Hükümetten Beşir’in gitmesiyle, geçiş hükümeti başbakanı Abdalla Hamdok, özgürlüğü artırmak için somut adımlar attı. Geçiş hükümeti ülkede ilk kez Kıpti Hıristiyan bir kadını göreve getirdi. Bu gelişmelerle beraber, Sudan geçici hükümet yetkilileri, yerli ve yabancı paydaşlara erişim programı reformlar kapsamında destek almak için, Diyanet İşleri ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileri Washington’u ziyaret etti. Aralık 2019’da Başbakan Abdalla Hamdok, USCIRF ile görüşmesinde hükümetinin uygulama taahhüdünü dile getirdi. Küfür ve muafiyet yasalarının yürürlükten kaldırılması dâhil olmak üzere, gerekli adımların atılmasına yönelik söz verdi. Sudan Millî Eğitim Bakanlığı’na finansman ve teknik destek sağlanması için,  kapsamlı müfredat programı reformu gerekebilir. Geçici hükümetin ayakta kalması için, üst düzey bir uluslararası danışmanlık grubu oluşturulmalıdır.” 

ABD’NİN EYLEM PLANINA UYMAYAN BEŞİR HÜKÜMETİ DEVRİLDİ 

Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El- Beşir’e darbe yapılma sebeplerine vurgu yapılan kirli raporda, “ABD’li yetkililer son dört yılda Beşir’e dine yönelik reform öneren ‘Eylem Planı’ sundu. ABD, Sudan’ı uluslararası statüye getirmeyi amaçlıyordu. Tavsiye edilen eylem planında İslam dini dışında kalan dinleri küfür olmaktan çıkartın ve hoş görüye açık olun denildi. Bu konuda ilerleme kaydedemeyen Beşir hükümeti devrildi. Geçici hükümet kurulurken ABD devleti tarafından özel elçi atandı. Atanan Sudan Büyükelçi’si Donald E. Booth, Sudan’ı siyasi geçiş için hazırladı. Siyasi hazırlığın ardından geçiş dönemi darbeci Başbakan Hamdok Aralık ayında ABD’yi ziyaret etti. Ancak bu ziyarete rağmen Sudan, terörü destekleyen devletler arasında kalmaya devam ediyor. Ancak, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, geçiş hükümeti Başbakanı Abdalla Hamdok’a bu durumun bir an önce kaldırılması yönünde teminatta bulundu”  ifadeleri yer alıyor.

Muhabir Ali Çağlar Tınbek

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —