Tarih: 16.11.2018 10:52

İslam ve müslümanlardan bahsedildiğinde hep olumsuzluk, nereye kadar?

Facebook Twitter Linked-in

Aksini iddia edenler olsa da, büyük çoğunluğun kabul ettiği bir gerçeklik şu: İslam ve müslümanlardan konu açıldığında ortaya çıkan sadece olumsuzluklar oluyor.

Müslüman toplumların dışında olanlar için durum zaten böyle. Radikallik, özgürlüklerin kısıtlanması, kadınlara yönelik yaşanan şiddet, terörle bağdaşan inanç grubu. Avrupa ve ABD´de yaşayan insanların düşündüğü ve akıllarında canlanan bütün örnekler hep negatif.

Medyanın sunduğu örnekler, terör saldırılarının müslüman görünümlü (IŞID, İS, El-Kaide) kişiler tarafından yapılmış olması böyle düşünülmesi için yeterli. Bu örnekleri gören dünya insanları da, çok doğal olarak, müslümanlar ve İslam hakkında olumsuz düşünmekteler. Onların olumsuz düşünmeleri için de sanki müslümanlar özel bir çaba harcıyor gibiler. Cihadla ilgili söylemleri, inanmayanların (Kafir) yok edilmeleri gerektiği inancı ve bunun dışa vurumu ve bunlara benzer birçok slogan?

Son günlerde yaşanan İsrail´deki olayların da daha ne olduğunu bilemiyoruz; şimdiye kadar tam bilemediğimiz birçok olay gibi. Hamas´ın füze saldırılarından bahsedenimiz yok. Varsa yoksa İsrail´in hava saldırıları. Bu konuda hakperest olunmadığı için aynı olayları tekrar tekrar yaşıyoruz.

Peki, ya müslümanlar!

Müslümanlar kendi içlerinde nasıllar?

Müslümanlar kendi içlerinde çok huzurlu ve mutlu mu yaşıyorlar?

Aslında bu sorunun cevabını hepiniz biliyorsunuz. Hepimiz bilsek de, açıkça ifade etmiyoruz, ya da edemiyoruz.

Bunun sebebi de, hepimizin zihninde olan şey, bunları konuşursak, dile getirirsek İslam´a leke mi sürmüş oluruz. Hepimiz aynı korkuyu yaşıyoruz.

Bu korkunun üzerine gidip, bütün yanlışları konuşsak, belki herşey çok daha farklı olacak.

Konuşmuyor muyuz, evet tabii ki konuşuyoruz.

Gazetelerde makaleler yazan ilahiyatçı hocalarımız bunları usulünce dile getiriyorlar, ama dediğim gibi usulünce. Yani kimseyi kırmadan, ortamı germeden ve İslam´a zarar vermeden.

Neden bunları dile getiriyorlar?

Çünkü kendini bilmez, ayarsız, dengesiz, sınırları bilmeyen ama buna rağmen kendilerini mümkün olduğunca abartılı müslüman göstermeye çalışanlar, fütursuzca-gayri İslami-edeb sınırlarından uzak ve hadsizlik içinde kendilerini KUTSAL İNSANLAR gibi göstermek istedikleri için.

Aslında bizim bütün derdimiz bu tip insanlar.

Bu tip insanlar dediğimiz insanlar kimler?

Sizlere Almanya´dan  bir örnek vereyim, eminim daha iyi anlayacaksınız.

Almanya´da (amiyane tabirle bir baltaya sap olamamış) bir yerlere gelememiş bir Alman kökenli S. Arabistan´a giderek orada eğitim alıyor. Sonra Almanya´ya dönüp insanları (özellikle gençleri), sözüm ona İslam´a davet ediyor. Bunu da, bildiğiniz sokak ağzıyla, kaliteden yoksun şekilde alaya alır gibi yapıyor. Beş dakikada insanlara İslam´ı tebliğ ediyor (23 yılda nazil olan Kuran´ı ve İslam´ı, beş dakikada anlatmanın mükemmelliğinden bahsederek).

Arap kökenli gençler ve Türkiye kökenli meraklı gençler de, bu kişiyi ?cool´ bularak peşinden gidiyorlar ve ?ayak takımı İslam´ını´ kendilerine hedef olarak alıyorlar.

Evet, yanlış duymadınız.

Ayak takımı İslam´ı. Ben bu tabiri kullanmaktan imtina etmiyorum. Nedeni de şu:

Hz. Muhammed´i, İslam´ı, kalite anlayışlarını çok iyi tetkik edince, bu tip kişiler, size kabartılı resim gibi ?ayak takımı´ olarak beliriyor.

Ülkemizde de benzer insanlar haddinden fazla. Onların basitlikleri, kalitesizlikleri, habituslarındaki basitliğin ortaya çıktığı İslam anlayışları, o kadar sığ ve yüzeysel ki, ilahiyatçı hocalarımızın onlara laf yetiştirmeye çalışmaları bazen gereksiz gibi geliyor.

Bana gereksiz gibi gelse de, onlar yapmaya devam ediyorlar, ben bunu biraz Almanya´daki yabancıların davranışlarına benzetiyorum.

Yabancı olarak yaşadığınız ülkede, başka yabancıların yaptıkları yanlışlıklar sebebiyle olumsuz algılanmak istemiyorsunuz.

Bu tip, kalitesiz-seviyesiz-ayak takımı müslümanları gördükçe, diğer müslümanlar aşırı rahatsızlıklar yaşıyorlar.

Hele gençler. Dindar kesimden gelen gençler bu kalitesiz insanları gördükçe, İslam´ı sorgulamaya başlıyorlar. Onlar sorguladıkça da, birileri çıkıp, bu gençleri ?deist´ olmakla suçluyorlar.

Bu gençler çok haklılar. Onları deist olarak suçlamayı bırakmanız gerekiyor.

Kaliteden yoksun, ayak takımı bu müslüman görünümlü İslam ticareti yapanları gördükçe, gençler eminim içlerinden şunu geçiriyorlar: ?Bunlar müslümansa, ben müslüman değilim´.

Acı ama gerçek bu.

Asosyal insanlar müslüman olup, bunu da yüksek sesle bağırdıklarında, asosyallikleri her alana sirayet ediyor ve bu da İslam´dan kaynaklanmıyor.

İslam´ın peygamberi Hz. Muhammed (sav), yahudi olan ve vefat eden bir kişinin cenazesi geçerken, saygısını göstermek için ayağa kalkıp, beyefendiliğini gösterirken; bugün müslüman olduğunu sananlar sonu gelmeyen ve tanımlanamayan din (yahudilik) düşmanlığı ile müslümanlıklarının şovunu yapmaktalar. İşte aradaki fark bu kadar açık ve net?.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —