İşin aslı ne? – İslam, geçmiş ve günümüz

Sinan ESKİCİOĞLU'NUN Yazısı; İslam ve Müslümanlarla ilgili zihinler çok karışık.

İşin aslı ne? – İslam, geçmiş ve günümüz

İslam ve Müslümanlarla ilgili zihinler çok karışık. Kim, hangi görüşü kendine yakın buluyorsa onun peşinden gidip tek doğru olarak kabul ediyor. Kendine yakın bulma konusu da, zihnine yakın olmak değil. Kendine yakın bulmasındaki en büyük etken: Arzuları, olmasını istedikleri ya da istemedikleri. 

Bundan da anlayacağımız gibi din yani İslam; düşünme, araştırma ve inanç konusu olmaktan çok; insanların istediklerini tatmin etmeleri için bir araç durumunda.

Tarikat tarafını görmek isteyenler öyle yorumluyorlar, kadına baskı ve şiddeti ön plana taşımak isteyenler istedikleri gibi ayet ve hadisleri kullanıyorlar. 

Peki işin aslı ne ? 

İslam, aslında nedir? 

İslam günümüzde nasıl anlaşılmalıdır ve yaşanmalıdır? 

Bu sorular eskiden de önemliydi ama bugün çok daha önemli. İslam adına otorite kabul edilen kişiler ve kurumlar, İslam’ı referans göstererek isteklerini temellendirmeye çalışıyorlar. Bu, kimi zaman siyasi otoritenin desteklenmesi oluyor; kimi zaman kadınların sindirilmesi ve baskı altında tutulması oluyor ve kimi zaman da diğer milletler ve dinler hakkında aşağılayıcı cümlelerle oluyor. 

Acaba İslam bütün bu nefsi arzulara imkan tanıyor mu? 

Tabii ki hayır. 

Bu ve benzeri yanışlıkların önüne geçilmesi için Müslümanların İslam’ı daha iyi bilmeleri ve bu yanlışlıklara dur demeleri gerekiyor. Diyeceksiniz ki, ‘nerede o Müslümanlar’? 

Madem o Müslümanlar yok, o zaman nedir bu insanların İslam dertleri? 

Dertleri aslında çok açık: İslam’ı kullanarak rant, gelir, etiket, konum ve siyasi güç elde etme. 

‘İşin aslı ne?’ sorusunun ilk cevabı: ‘İslam, tarım toplumunda gelmiş olan bir dindir’. 

İslam’ın aslına uygun olarak yaşanması için, o zamanki tarım toplumunda yaşamak gerekir. Tarım arazileri, hayvancılık, kölelik, savaş kültürü, kısaca 1400 yıl öncesinin şartları. 

Eğer bu şartlarda yaşamak istiyorsanız, o zaman hiçbir sorun yok. Buyrun yaşayın. 

İşte en temel sorun da buradan çıkıyor: Modern hayatı yaşayan Müslümanlar, 1000 yıl önce yazılmış eserlerle gündelik hayatı şekillendirmeye çalışıyorlar.

İslam’ın 1000 yıl öncesi gibi anlaşılması ve yaşanmasını savunanlar, modern teknolojinin her türlü nimetlerini kullanarak hayatlarına devam ediyorlar. Böyle bir tutarsızlığı yaşadıkları yetmiyor gibi, ‘İslam’ın kadına bakışı’ türü kavramları kullanarak ‘erkek egemen’ bir toplum oluşturmak için Kur'an’ın ayetlerini yanlış şekilde yorumluyorlar. 

Neden yanlış anlamak ve yorumlamak? 

Kur'an, tarım toplumunu yaşayan Arap toplumunu, yaşadıkları cahillikten çıkartarak, düşünebilen ve karar verebilen bireylerin yaşadığı bir toplum haline getirmiştir.

Buradan çıkaracağımız ‘işin aslı ne?’ sorusuna cevap şudur: ‘Hocalara tabi olup-uymak İslam’a terstir’. 

Hocalara uyup Müslüman olmaya çalışmak, Kur'an’ın temel prensibine ters olduğu gibi, aynı zamanda da şirktir. 

Şirk nedir? 

Ortak koşmaktır. Ortak koşmak nedir? Bizleri ve kainatı yaratan Allah’ın gücünün-kudretinin yanında başka güçler olduğunu iddia etmek ve buna inanmaktır. 

Bugün Hristiyanlara ‘gavur’ diyen Müslümanlar, onlara Teslis (Üçleme) inancından dolayı bu aşağılayıcı ifadeyi kullanmaktadırlar. 

Hocalara ve dini önderlere uymak da, teslis benzeri bir şirktir. 

Çeşitli konuşmalar ve vaazlarla Müslümanları kandıran bu kişiler, Müslümanlara gidecekleri cenneti anlatırlarken, aslında bu kişileri cehenneme hazırlamaktadırlar. 

İslam’da işin aslı 13 yıllık Mekke Dönemi’dir. Mekke Dönemi dediğimizde konu insan, düşünme, sorgulama, tefekkür etme ve tekrar sorgulama, benliğini bulmaya çalışma, zihni ve ruhsal seviyesini arttırmadır. 

13 yıl devam eden bu süreci, sadece ‘Kelime-i Tevhid’e indirgemek ve ‘bunu ifade ettiğinizde iman etmiş olursunuz’ demek kocaman bir yalandır. 

İşin aslı ne? 

İşin aslı, Mekke Dönemi’nin anlaşılamaması ve kolaycı bir İslam anlayışıyla Müslümanların kandırılmasıdır. 


İşin aslı, İslam’ı Müslümanları kandırmak için kullanan bu kişilerin İslam’a en büyük zararı vermeleridir. Peki nedir bu zarar? İslam’ın da daha önceki dinler gibi bozulması ve değiştirilmesidir.

Sevgi ve Bilgiyle kalın