ABD ve İsrail'in ağır bombardımanı ile başkent Tahran'ı harabeye çevirdiği, Dini Lider Ali Hamaney'in vefat ettiği ve komuta merkezlerinin vurulduğu bir ortamda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'dan kritik bir "yönetim" mesajı geldi. Pezeşkiyan, "şartların özel olduğunu" belirterek, devletin felç olmadığını ancak karar alma mekanizmalarının ve yetkilerin başkentten alınarak doğrudan eyalet valilerine devredildiğini açıkladı. Bu hamle, Tahran'ın merkezi kontrolü kaybetmeye başladığı şeklinde yorumlandı.
Gökyüzünden füzelerin yağdığı ve ABD'nin Kürt muhalifleri sahaya sürmeye hazırlandığı bir ortamda, İran hükümeti kaosu engellemek için acil durum planını devreye soktu.
Ağır bombardıman altındaki başkentte bulunan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden Farsça yayımladığı mesajla, ülkenin "özel şartlar" (savaş) altında olduğunu söylerken, devlet aygıtının işleyişine dair tarihi bir "ademi merkeziyetçilik" (yerelleşme) kararı aldıklarını duyurdu.
PEZEŞKİYAN: "YETKİLERİ DEVRETTİK"
Halktaki paniği dindirmek ve devlet otoritesinin sürdüğü imajını vermek amacıyla yapılan paylaşımda Pezeşkiyan şu ifadeleri kullandı:
“Valilerimizle (Eyalet yöneticileriyle) doğrudan iletişim halindeyiz. Şartlar özel, ancak ülke durmuş/felç olmuş değil. Tüm ülke genelinde cari faaliyetler devam etmektedir. İllere (Eyaletlere) gerekli yetkilerin devredilmesiyle birlikte, kararlar yerel şartlara uygun ve hızlı bir şekilde alınmaktadır. Ulusal bütünlük (insicam) bizim ana sermayemizdir.”
"MERKEZİ KOMUTA" KESİLİYOR MU?
Siyasi ve askeri analistlere göre Pezeşkiyan'ın bu mesajındaki en can alıcı nokta, "İllere gerekli yetkilerin devredilmesi" (تفویض اختیارات لازم به استانها) vurgusu oldu.
Başkent Tahran'ın ABD'nin ağır sığınak delici bombalarına (B-2 hayalet uçaklarının bombardımanı) maruz kalması, elektrik şebekelerinin ve iletişim altyapısının hedef alınması, hükümetin 31 eyaleti tek bir merkezden yönetme kabiliyetini büyük ölçüde yok etti. Karar alma süreçlerinin valilere (ve muhtemelen yerel Devrim Muhafızları komutanlarına) bırakılması; Tahran ile taşra arasındaki iletişimin tamamen kopması (blackout) ihtimaline karşı alınmış zorunlu bir savunma mekanizması olarak değerlendiriliyor.

