Irak’ta istikrar ve sorunların çözümü için hükümet hemen kurulmalı

Kürt siyasetçi ve yazar İbrahim Güçlü, Irak’ta yapılan seçim sonrası, bir türlü kurulamayan hükümet olgusu üzerinden oluşabilecek birçok soruna dikkat çekiyor.

Irak’ta istikrar ve sorunların çözümü için hükümet hemen kurulmalı

Irak’ta siyasi krizin ortaya çıkması, sivil ayaklanmaların Arap bölgelerinde baş göstermesi üzerine hükümet değişikliği oldu. Kazimi başbakanlığında yeni hükümet kuruldu. Yeni hükümet kısa sürede seçime gideceğini karar altına aldı. Ne yazık ki Irak’ın koşullarından dolayı bu karar hemen hayata geçirilemedi, 10 Ekim 2021 tarihinde erken seçim yapıldı.

Seçimlerin resmi olmayan sonuçları iki günde açıklandı. Bu resmi olmayan sonuçların açıklanmasından sonra İran-Haşdi Şabi-PKK seçimlerin meşru olmadığını, yeniden seçim yapılması talebinde bulundular.  

Resmi sonuçlar, itirazlar ve elle sayımlar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından geç açıklandı.

Açıklanan sonuçlara göre, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), 31 sandalye ile Araplar birçok parti ittifakı ile seçime katıldıklarından seçimde birinci parti oldu. Mukteda es-Sadr’ın listesi 73 sandalye ile ikinci, Sadr’ın ardından Muhammed Halbusi liderliğindeki Sünni Arapların çoğunluğunu oluşturduğu Takaddum İttifakı 37 sandalye ile üçüncü, dördüncü sırayı 33 sandalye ile Irak’ta 2006-2014 yılları arasında iki dönem başbakanlık yapmış Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu aldı. Celal Talabani’nin ölümünün ardından liderlik problemleri ve aile içi çekişmeye sahne olan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), 2009’da kendi bünyesinden kopan Goran Hareketi ile ittifak kurmasına rağmen 17 sandalyede kaldı. Bununla birlikte İran’a yakın Şii milis grupların oluşturduğu siyasi ittifak olan Fetih Koalisyonu büyük bir düşüş yaşayarak 17 sandalyede kaldı. Kazimi’nin başbakanlığından önce protesto hareketlerinin oluşturmuş olduğu İmtidad isimli siyasi oluşum da 9 sandalye aldı. Ayrıca daraltılmış bölge seçim sisteminden dolayı 43 bağımsız aday da parlamentoya girmeye hak kazandı. Türkmenler ise farklı gruplar içerisinden 8 sandalye elde edebildi.

Seçim sonuçlarının resmen açıklanmasının ardından hükümet kurma çalışmaları başlamış durumda. Ama ne yazık ki bu konuda halen ufukta çok net bir şey görünmüyor.

Irak meclisinde bir otuumdan görüntü...

 

Bilindiği gibi Irak’ta 2003 sonrası oluşan siyasi geleneğe göre başbakan Şii Araplardan,  Cumhurbaşkanı Kürtlerden ve parlamento başkanı Sünni Araplardan seçilmektedir. Bulunduğumuz aşamada da bu geleneğin değişmesi söz konusu olmayacağı anlaşılmaktadır. Ama asıl sorun Şii Arapların hükümeti nasıl kuracaklarıdır. Nitekim Irak’taki siyasi süreç Şiileri üç parçalı bir yapı haline getirdi. Seçimlerin galibi Sadr tek başına bir pozisyon alırken, İran’a yakın Fetih ve Kanun Devleti koalisyonları birlikte hareket ederek, Sadr’a rakip oldu. Ayrıca sandalye sayısı açısından az ancak siyasi etki açısından önemli pozisyonları olan Haydar el-Abadi, Ammar el-Hekim gibi isimler de iki taraf arasında ılımlı, bağımsız ve uzlaşmacı bir tutum izliyorlar. Şii grupların tekrar anlaşması ve uzlaşması durumunda, Irak’ta daha önceki dönemlerde olduğu gibi zor da olsa hükümet kurma konusunda tünelin sonundaki ışığı görmek mümkün. Ancak Sadr daha önceki dönemlere göre daha dirençli görünüyor. Bu noktada eğer Şiiler bir uzlaşma sağlayamazsa Irak’ta Şii gruplar arasında yeni bir çatışma sürecinin tohumları atılabilir. Bu da Irak’ı için de çıkılmaz bir noktaya sürükleyebilir.

Geçen dönemde Kürtler arasında cumhurbaşkanı konusunda önemli çekişmeler oldu. Bu dönemde o çekişme beklenmemektedir. Sünni Arapların meclis başkanlığı konusunda da büyük bir sorun açığa çıkmış değildir.

Bu üçlü ayağın seçimi birlikte gerçekleşiyor. 3 konuda, cumhurbaşkanlığı, hükümet başkanlığı ve meclis başkanlığında uzlaşma sağlanınca, anayasaya göre önce Meclis Başkanının seçilmesi gerekiyor. Meclis de cumhurbaşkanını seçiyor. Cumhurbaşkanı da başbakanı tayin ediyor. Cumhurbaşkanının tayin ettiği başbakan da hükümet çalışmalarını gerçekleştiriyor ve bakanları tespit ediyor. Başbakan hükümetini cumhurbaşkanının onayına sunuyor. Cumhurbaşkanın onayından sonra hükümet kurulmuş oluyor ve çalışmalarına başlıyor.

Irak’ta bu konuda bugüne dek somut veriler ortaya çıkmış değil. Bu da hükümetinin geç kurulabileceğini gösteriyor. Hükümetin kuruluşunun gecikmesi, Irak’taki güvenlik, siyasi istikrar, sorunların çözümü, Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile merkezi hükümet arasındaki sorunların çözümü, yatırımlar, istihdam açısından sorun yaratmaya devam ediyor.

Bilindiği gibi Irak’ta ve Kürdistan’da DAEŞ’in saldırıları yoğunlaşmış durumdadır. Birçok Kürdistan Pêşmergesi şehit oldu. Haşdi Şabi-PKK saldırıları devam ediyor. Son dönemde PKK ile Irak ordu güçleri arasında çatışmalar oldu. Kazimi’ye suikast yapıldı. Haşdi-Şabi ve PKK’nın Şengal’den çıkarılması, iki hükümetin Birleşmiş Milletler denetiminde yaptığı anlaşmaya rağmen sağlanmış değil, büyük bir sorun olarak orta yerdedir. Bu sorunun mutlak anlamda çözümlenmesi gerekiyor. Şengal’de halka büyük zulüm yapılıyor ve korkunç provokasyonlar gündemleştiriliyor. Irak’ta Arap bölgelerinde Haşdi Şabi tahrikiyle yeni ayaklanmalar var. İran ve başka yabancı güçlerin iç müdahaleleri devam ediyor. PKK’nın Irak dışına çıkarılması temel bir sorun olarak orta yerde. PKK’nın terörist, işgalci, yabancı güç olma varlığı Türk devleti operasyonlarının devamını sağlıyor.

Bütün bu olumsuzlukların üstesinden gelmek için, Irak’ta cumhurbaşkanı seçiminin ve hükümetin kuruluşunun hemen sağlanması ve gerçekleşmesi gerekir.