Tarih: 05.03.2020 15:55

Irak’ta Allavi neden hükümeti kuramadı, Kürt ve Sünnilerin şartları neler?

Facebook Twitter Linked-in

İndependent Türkçe'den Abdülhakim Günaydın'ın 'konuua dair' haberi...

Ülkede 1 Ekim’den itibaren başlayan protesto gösterileri nedeniyle Başbakan Adil Abdulmehdi, 1 Aralık’ta görevden ayrıldı.

İki ay boyunca aday arayışı için müzakerelerin sürdüğü Irak'ta Cumhurbaşkanı Berhem Salih, 1 Şubat’ta hükümeti kurma görevini eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi'ye verdi.

Kabinesini siyasi partilerden uzak bağımsız kişilerden oluşturacağını açıklayan Allavi, 30 gün içerisinde hükümeti kuramadığı için görevden ayrıldı.

Hükümeti kurma görevi verilen Allavi kabineyi kuramadı

Hükümeti kurma görevi verilen Allavi kabineyi kuramadı / Fotoğraf: AA

“Gruplara boyun eğseydim şu an başbakandım”

Resmi televizyon kanalına yaptığı açıklamada, bağımsızlardan oluşan hükümet kurmak istediğini ve bu süreçte kendisine siyasi partilerden baskı yapıldığını kaydeden Allavi, “Bu gruplara boyun eğseydim şu an Irak başbakanıydım. Tüm bunlara rağmen, ülkemizi savrulduğu belirsizlikten kurtarmak için çabaladım. Ancak müzakere sürecinde ülke çıkarına hizmet etmeyen birçok durumla karşılaşma şoku yaşadım” ifadelerini kullandı.

Başbakandan erken seçim çağrısı

Geçici Başbakan Abdulmehdi kendisinden sonra koltuğu devralacak olan Allavi’nin çekildiğini açıklamasının ardından erken genel seçim çağrısı yaptı.

Abdulmehdi, erken seçim için 4 Aralık tarihini işaret ederken siyasi partilerin Allavi’ye engel çıkardığını söyledi.

Mukteda Sadr'ın desteklediği aday kabineyi kuramadı

Mukteda Sadr'ın desteklediği aday kabineyi kuramadı / Fotoğraf: AA

Barzani’den Allavi’ye güvenoyu vermeyen siyasi partilere teşekkür

Doğru ve mantıklı hareket ederek Irak’ın derin sorunlarının felakete evrilmemesi için Allavi kabinesine güvenoyu vermeyen Iraklı siyasi parti ve gruplara teşekkür eden eski Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Başkanı Mesud Barzani, söz konusu tutumun demokrasiyi yansıttığını ve Iraklı tüm siyasi farklılıkların siyasi sürecin doğru yürümesi için istediği bir eylem olduğunu belirtti.

Kabineyi kurma görevi verilen Allavi’nin neden başarısız olduğunu Independent Türkçe’ye anlatan IKB Parlamentosu Basın Sorumlusu Dr. Tarık Cevher, Allavi’nin Irak Parlamentosu’nda bulunan Kürt ve Sünni grupları görmezden geldiğini söyledi.

“Kürtler, Peşmerge, 140. madde ve bütçe için adım atmayacak adaya destek vermeyecek”

Daha ilk günden göstericilerin Allavi’nin adaylığına karşı çıktığını ifade eden Cevher, “Protestocular Allavi’nin sorunları çözecek potansiyele sahip olmadığını daha ilk günden söylediler. Allavi Kürt, Sünni ve bir grup Şii’nin taleplerini görmezden geldi. Kendisi zaten iyi bir siyasetçi değil ve bu yükün altından kalkamazdı. Güvenoyu alabilmek için parlamentoyu bile toplayamadı” dedi.

Erbil ile Bağdat arasında uzun zamandır çözüm bekleyen petrol, 140. madde, Peşmerge ve bütçe sorunlarının çözümü için hiçbir programının olmadığı ifade eden Cevher, Allavi’nin IKB heyetiyle bir araya gelmediğini aktardı.

Dr. Tarık Cevher

IKB Basın Sorumlusu Dr. Tarık Cevher / Fotoğraf: Independent Türkçe

Kürtler gibi Sünnilerin de benzer sorunları olduğunu ve Allavi’nin onlara çözüm sözü veremediğini ifade eden Cevher, Şiileri önceleyen ve İran’a yakın olan, siyaset ve diplomasiyi bilmeyen Allavi’nin süreci iyi yönetemediğini kaydetti.

Yeni hükümete destek konusunda IKB’deki tüm siyasi partilerin ortak karar aldıklarını dile getiren Cevher, “IKB Parlamentosu’nun 2015’de aldığı karara göre Bağdat ile sürdürülen tüm görüşmelerde parlamento yetkilidir. Zaten Başkan Neçirvan Barzani tüm siyasi partilerin temsilcileri ile bir araya geldi ve ortak harekat kararı çıktı. Bölgede faaliyet gösteren siyasi partilerin kendi başlarına hareket etme lüksü yok. Çünkü Erbil ile Bağdat arasındaki problemler siyasidir. Hiç kimse tek başına bu rolü üstlenemez” diye konuştu.

Federal Irak Anayasası’nın Kürtler için kırmızı çizgi olduğunu dile getiren Cevher, devamında şunları söyledi:

“Kürtler istediği şeyler şahsi değil sadece anayasal haklardır. Mesela Kürtlerin tüm ısrarlarına rağmen 140. madde yıllardır uygulanmadı. Baas rejimi zamanında Kerkük, Hanekin ve Şengal gibi bölgelerde yerlerinden edilen Kürtlerin sorunu çözüme kavuşacaktı ama bunun içi hiçbir adım atılmadı. Bir diğer konu bütçe meselesi; Bağdat hükümeti bütçeyi IKB’ye karşı hep bir siyasi baskı aracı olarak kullandı. Örneğin petrol, Peşmerge’nin durumu ve yakıp yıkılan yerlerin tazminatının ödenmesi gibi birçok problem olduğu gibi duruyor. Kürtler söz konusu problemlerin çözümü için adım atmayan hiçbir adaya destek vermeyecektir.”

“Kürt ve Sünni blok ile Şii blokları arasında ayrışma var”

Allavi’yi aday gösteren Mukteda Sadr’ın diğer bloklar hakkında aşağılayıcı konuşmalar yaptığını belirten Iraklı gazeteci Ömer el-Cenabi, kendini tüm siyasi grupların başı olarak gören Sadr’ın ‘anlaşmaya yanaşmayan blokları çöpe atacağız’ sözünün hükümetin kurulamamasında etkili olduğunu kaydetti.

Ömer el-Cenabi

Iraklı gazeteci Ömer el-Cenabi / Fotoğraf: Independent Türkçe

Sadr’ın kullandığı sözlerin birçok siyasi bloklar tarafından şantaj olarak algılandığını ifade eden Cenabi, “Dolayısıyla birçok grup Allavi’ye onay vermedi. Çünkü kabinedeki isimlerin bir tarafa bağlı olduğu görüşü ortaya çıktı. Kontrolü tek başına ele geçirmek isteyen bir kabine olduğu düşünüldü. Evet kabinede Sünni, Şii, Kürt isimler yer aldı ama bu isimler meclisteki koltukların çoğunluğunu oluşturan siyasi partileri temsil eden kişiler değildi” ifadelerini kullandı.

Abdulmehdi’nin istifasına neden olan göstericilerin de Allavi’nin hükümetine destek vermediğini hatırlatan Cenabi, gruplara karşı hükümdar rolüne bürünen Sadr ile siyasi grupları dinlemeyen Allavi’nin kendi adaylarından kabine kurmak istediğini için başarısız olduğunu aktardı.

Sadr’a yakın ve adaylık için konuşulan bir takım isimlerin parlamentoda ihtilaflara neden olduğunu ifade eden Cenabi, “Şii blok kendi içinde ihtilaflar yaşıyor zaten. Bunun yanında Kürt ve Sünni blok ile Şii blok arasında büyük ayrışma var. Fetih Koalisyonu şu an parçalanmış durumda. Bazı partiler Hadi Amiri’den kopup Nuri Maliki tarafına geçti. Hadi Amiri ise İran’dan büyük destek alan Mukteda Sadr’ın vesayeti altına girmiş bir isim. Kasım Süleymani’nin ölümünden sonra İran kendilerine yakın grupları birleştiremedi” ifadelerine yer verdi.

Süleymani’nin Irak’taki Şii grupları bir arada ve ayakta tutan en önemli isim olduğunu belirten Cenabi, ülkedeki durumun düşünülenden çok daha karmaşık olduğunu sözlerine ekledi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —