İntifada'nın 33'üncü yılında Filistinlilerin acıları hala canlı

Gazze Şeridi'nde 1987'de patlak vererek daha sonra tüm Filistin topraklarına yayılan ve 1994'e kadar devam eden "intifada", Filistin davasının en önemli aşamalarından biri olarak kabul ediliyor.

İntifada

Gazze Şeridi'nde 1987'de patlak vererek daha sonra tüm Filistin topraklarına yayılan ve 1994'e kadar devam eden "intifada", Filistin davasının en önemli aşamalarından biri olarak kabul ediliyor.

İntifada, özellikle ABD başta olmak üzere İsrail ve Batılı ülkeler tarafından Filistin halkının tanınmasını sağlamayı ve Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde "Filistin Ulusal Yönetimi" adı altında özerk yönetim kurulmasını başardı.

İntifada'nın 33'üncü yılında Filistinlilerin acıları hala canlı

Ulusal Otoritenin kurulması, Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında 1993'te imzalanan ve "1967'de işgal edilen topraklarda bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla 1999'da barış sürecinin sona ermesini öngören Oslo Barış Anlaşması'nın sonuçlarından biriydi. İsrail ise bu anlaşmaya uymaktan kaçındı.

İsrail'in Filistin topraklarını işgalden vazgeçmemesi ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasını reddetmesi, 2000 yılının sonlarında İkinci İntifada'nın başlamasına neden oldu ve İntifada 2005 yılına kadar sürdü.

İntifada'nın 33'üncü yılında Filistinlilerin acıları hala canlı

Taş İntifadası

İsrailli bir kamyon şoförünün 8 Aralık 1987'de Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun "Erez" kontrol noktasında Filistinli işçilerin üzerine sürerek 4 kişiyi öldürmesi Birinci İntifada'nın patlak vermesine neden oldu.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda olayını protesto eden Filistinliler ve İsrail ordusu arasında 9 Aralık 1987'de "kanlı" çatışmalar başladı ve daha sonra olaylar Gazze Şeridi ve Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine yayıldı.

Tarihçilere göre, İsrail'in Filistinlilere yönelik "topraklarına el koyma, Yahudi yerleşim yerleri inşa etme, vergi toplama, tutuklama ve abluka" gibi ihlalleri bu gösterilerin patlak vermesi için güçlü bir etken oldu.

Filistinliler protestolarda sadece taş kullanmasına rağmen, İsrail buna aşırı güç kullanarak karşılık verdi ve göstericilere ateş ederek binlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden oldu.

İsrail ayrıca, "kemik kırma" olarak bilinen bir politikayı da benimsedi. Dönemin Savunma Bakanı İzak Rabin'in kararını uygulayan İsrail askerleri, taş atan Filistinlilerin uzuvlarını sopalarla vurarak kırdılar.

Resmi verilere göre "Taş İntifadası" sırasında İsrail'in saldırıları sonucu 241'i çocuk 1162 Filistinli hayatını kaybederken, yaklaşık 90 bin kişi yaralandı.

İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında 1993 yılında Oslo Anlaşmasının imzalanmasıyla sona eren intifada 6 yıl sürdü.

Kemik kırma olayının şahitleri

israil askerlerinin "kemik kırma" politikasını uygulayarak 2 Filistinlinin uzuvlarını taşlarla vurarak kırdığı ve basın mensuplarının kameralarına yansıyan görüntü, Birinci İntifada'nın simgeleri arasında yer alıyor. 26 Şubat 1988'de yaşanan bu olay, uluslararası düzeyde infiale yol açtı.

Videoda  bir grup İsrail askerinin iki Filistinliyi taşlarla darp ettiği görülüyor.

AA muhabirleri, bu olaya maruz kalan 2 Filistinliden biri Vail Cude'ye (49) ulaştı.

Cude, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Nablus'a bağlı Irak et-Tayih köyü yakınındaki bir tepenin eteğinde amcamın benden bir yaş büyük olan oğlu Usame ile birlikte vahşi saldırıya maruz kaldık. O zaman 17 yaşındaydım. Rabin'in talimatıyla İsrail ordusunun intifadayı bastırmak için kullandığı 'kemik kırma' politikasına maruz kaldık." dedi.

Devamı >>>