Tarih: 22.08.2019 18:15

?Harun Uçur´ Kardeşimiz? (1984-2019)

Facebook Twitter Linked-in

Garip bir adamın garip bir hikâyesi?

Klişeleşmiş, aynıları yaşamaktan uzakta?

Aynı şeylerini yaşayan ancak kendi aynılarını kendi aynasında döne döne seyre dalmış bir garipti değerli abim Harun?
35 yıllık hayatını bir garip koleksiyoncu gibi biriktirerek sabrını, elinden gelen bir tek hareket ile zirveye taşıyan?
Anmazdı çok takvayı,.. ve zühdü,.. yaşardı bilfiil coşkuyla?

ÖMER UÇUR

Herkes cennetle müjdelenmişçesine bakıyordu simasına?

İnanmıyordu o buna?

Ama gerçekten inanmıyordu?

Allah katında çok değerli gibiydi o insanların bakışında? Kendi kalplerinde değeri neydi Allah bilir?

Ben dahil onu yalnız bırakan çok kişi oldu? İtiraf etmeliyim ben de?

Dünyadaki hayatın inişi çıkışı zorunlu olarak bizi de itti uzaklara?

Vel hasılı?
Harun abim otuz beş yaşında vefat etti. Müslümanlığını ve insanların Müslümanlığı için hissettiği dert kalbinin yarısı kadar idi.

?Bizi bu şehrin Müslümanları ile tanıştır Rabbim? derken dudakları, duaya dururken?

Rabbi onu geri çevirmedi.

Parmak uçlarının tek hareketi ve ağzındaki lisanı dışında başka bir devinim gözleyemezdi onunla tanışanlar?

Parmağının tek hareketiyle ilmek ilmek ördüğü, adım adım, an be an yaşanan hayat hikâyesini harfleri tek tek kodlayarak yazdı bilgisayarına..

Hayat hikâyesini yazarken başta ?değer mi?´ diyordu tevazu ile?

Hakka´a yürümeden bir ay öncesine kadar 3 yıla yakın bir sürede tamamladı ve adını vefatından sonra biz koyduk: ?Yaş Otuz beş Yolun Tamamı?

Kitap olarak bastırdık ve Yarın Yayınlarından çıktı siz değerli okurlara;

Bilin ki yaşadım, bilin ki ben de yaşadım?

diyen bir garibin otobiyografisini sunuyoruz?

HARUN UÇUR; 1984 doğumlu, öğretmen bir baba, ev hanımı bir anneden dünyaya geldi. 5 yaşlarında duchenne musculer distrofi (DMD) tanısı aldı ve abisinde de benzer hastalığın bulunması ile hayatı aile ve kendisinde yoğun psikolojik sorunların yaşandığı dönemlerin müşahedesiyle geçti. Hastalığında dramatik bir kötüleşme süreci ile adım adım ağırlaşan genel fiziksel durumuna rağmen Müslüman arkadaşlarla tanışması sonrası hayatında önemli dönüşümler yaşadı. Kendini İslami mücadele davası içerisinde bulmasıyla tefsir ve hadis okumaları yanı sıra esma-i hüsna okumaları yaparak çeşitli dergilerde yazılar yazarak edebi kalemini güçlendirdi. Dünyevi isteklerinin azlığı ile bilinir, sabrının sınırı zor seçilirdi, en yakınlarından en uzağına kadar bütün dünyayı derdine dert katacak ufukta görüyor ve kucaklıyordu. Simasındaki nuru ve değer odaklı düşünceleriydi onu sevimli kılan.

Fiziksel gereksinimlerini asgari talepler düzeyinde tutardı ve kimseyi yormadan idare etmeyi kendine düstur edinmişti. Müslümanlar için yapılabilecek birçok projesiyle hayata gözlerini yumarken hiç kaygı taşımıyordu o. Hayata son bir bakışı atarken nergis bakışıydı onunki. Ömrün yolunu tamamlarken 35 yıla sığdırabildiği göğsünde tek bir kalbiydi sadece? Yüreği biz yakınındakilere yetiyordu. Ömür ona da yetti? Selam yurdunda olması temennisiyle?

Kaynak: Özgün İrade Dergisi.com




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —