Hafiften başlayan ?erken seçim´ beklentisinin kaynağını açıklıyorum: Gamlı baykuşlar?

Fehmi KORU´nun Analizi;

Hafiften başlayan ?erken seçim´ beklentisinin kaynağını açıklıyorum: Gamlı baykuşlar?

Ankara´da her dönemde ?gamlı baykuş´ sıfatını hak eden tipler vardır; işler ne kadar iyi giderse gitsin onlar mutlaka kötü giden bir şeyler bulur ve bundan kısa/orta/uzun vadeler için olumsuz sonuçlar çıkarırlar.

Kendi huzurları kaçıktır, onlar başkalarının da huzurunu kaçırırlar.

?Erken seçim? en çok duyulan huzursuzluk beklentisidir. ?Yahu, daha seçim yapılalı birkaç ay oldu, ne için, hangi sebeple yeniden seçime gidilecek? Üstelik parlamentonun yenilenmesi için seçim kararı verildiğinde otomatik olarak cumhurbaşkanlığı seçimi de devreye girecek; kim, neden görevini üç yıldan fazla süreyle kendisi kısaltmak ister?? gibi mantıklı gerekçeler ileri sürenlere, o gamlı bakışlarıyla, ?Siz bilmezsiniz, ben bilirim? mesajını verirler.

/resimler/2019-9/1/0835154435032.jpg

Erken seçim neden yapılır?

Tahmin ettiğiniz gibi, bir süredir Ankara´dan aynı mesaj alınmaya başlandı. Kimi daha yazısının başlığından, kimi ilgisiz görünen bir yazıya iliştirilmiş iğreti duran bir cümleyle bu beklentiyi pompalıyor.

[Her zaman bu beklentinin boşa çıktığını söylüyor değilim; bir çok kez bizler "Olmaz, olamaz? derken gamlı baykuşlar dediklerinde ısrarcı oldular ve sonunda onlar kazandı.]

Yine de ben görüşümü en baştan paylaşayım: Benim erken seçim beklentim yok.

Erken seçim iki önemli sebeple yapılır: Kararın verilmesini sağlayacak çoğunluğa sahip parti veya ittifak cephesi grubunu daha büyüteceğini anlarsa seçim tarihini erkene aldırır. Veya, inişe geçen popülerlik büyük bir düşüşe dönüşecekse, ?zararın neresinden dönülürse kardır´düşüncesi devreye girer ve muhalefetin çağrıları karşısında iyice çaresiz görünmemek isteyen iktidar sürpriz bir kararı gündeme taşır?

İki sebep de bugün geçerli değil.

Ayrıca?

?Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi´ adını taşıyan yeni sistemle birlikte parlamentonun ağırlığı kalmadığı için, zemini ne kadar zayıflarsa zayıflasın, muhalefetin iktidar cephesini seçime zorlamayı becermesi neredeyse imkansız.

Zaten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da ?Erken seçim gündemimizde yok? demiyor mu?

O halde bu konuyu neden bugün ele alıyorum?

Şundan: İktidar kan kaybediyor ve bu süreç durdurulamayacağı gibi daha da hızlanacağa benziyor. Parlamenter sistemde böyle ortamların can simidi erken seçimdir, iktidarlar bazen sayıca azalmayı da göze alarak bu yola başvurur ve vartayı bu yolla atlatırlar.

Peki, aynı durum şimdi söz konusu olur ve iktidarın zemin kaybı hızlı bir biçimde gözle görülür hale gelirse çare ne olabilir?

?Erken seçim´ bu sistemde hem çare değil, hem de cumhurbaşkanı seçimine bağı yüzünden olası da değil.

İktidarın altından zeminin kaydığını nereden çıkarıyorum? Ankara´nın bu konularda ünlü gamlı baykuşlarının beklentilerinden mi?

Güvenilir ve itibarlı yeni dostlar

Tam tersine, iktidarın kendilerine en güvendiği, bu sebeple en fazla itibar ettiği yazarların yazılarına sinen karamsarlıktan etkileniyorum. Özel olarak siyasiler ve genel olarak hükümet ile iktidar cephesini övücü yazıların bir yerlerine mutlaka işlerin yolunda gitmediğini düşündürecek uyarılar iliştirmelerinden?

Dostane uyarılar?

?En güvenilir´ ve ?en itibarlı´ sıfatlarını hak eden gazetelerin başında AK Parti´nin kuruluşunu hoş karşılamadığı bilinen İhlas grubunun Türkiye gazetesi geliyor bugün. İktidarın en sevdiği yazarlar orada.

Bu sabah erken okumalarım sırasında Türkiye´de karşıma çıkan bir yazı herhalde aktaracağım bölümüyle Külliye´de ve AK Parti genel merkez binasında çok konuşulup tartışılacaktır. 

Tartışılsın diye aynen aktarıyorum:

?Resepsiyonda gördüğüm

30 Ağustos Resepsiyonu için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi´ndeydik. / Önceki yılların aksine katılımın düşük olduğu, görüştüğüm hemen herkesin ortak kanaatiydi. / Belki izdiham şikayetlerinden dolayı bu sefer davetli sayısı bilerek kısıtlı tutulmuştu, orasını bilmiyorum. / Ancak dostça ve açıkça söylemeliyim ki, eski parıltı görünmüyor AK Parti´de. / Rüzgâr kesildiği için açık denizde duraksamaya geçmiş devasa bir yelkenli gibi. / Ancak sönen yelkenleri yeniden şişirmek ve hızlanmak için önünde daha çok zaman ve fırsat var. / Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın, belki de bu tabloyu görerek erkene aldığı önümüzdeki ay yapılacak kongre bu açıdan çok önemli. / Ayrıca, kabinede yapılacak değişiklikler de bu durgun havayı dağıtabilir. / Unutmamak lazım ki büyük idealler ve hedeflerle yola çıkmış AK Parti için en büyük tehlike, araziye uyum sağlamak olur. / Bunun başında da Yeni Türkiye idealini kaybetmemek gelir.? (Yücel Koç, ?Her şey çok zor olacak´, Türkiye gazetesi 1 Eylül 2019)

AK Parti kongresinin erkene alınmasını yelkeni sönmüş gemiye yeniden hayatiyet kazandırma niyetiyle ilgili görüyor yazı ve teşkilattaki yenilenmeyi kabinede değişikliğin devam ettirmesi ile havanın dağıtılabileceği umudunu yansıtıyor.

Ya hava bu iki tavsiye de tutulduğu halde dağılmazsa? Zemin kayması görüntüsü önceki geceki görkemi eksik Külliye resepsiyonuyla sınırlı kalmaz daha aşağılara doğru sirayet ederse? Tabanını hızla kaybederse AK Parti?

Sanki yazarın zihninde bu sorular da varmış gibi geldi bana; var olduğu halde bir sebeple kendini o noktada tuttuğu?

Bilemem.

Eski dostlarını ve eski yol arkadaşlarını dinlemiyor AK Parti, hiç değilse yeni dostlarının uyarılarına kulak verse?

Kulak verse, yukarıda da açık-seçik yazdığım gibi, erken seçim filan olmaz.

????