"Güney Afrika´da kalan son Osmanlılar"ın yurt özlemi

Osmanlı´nın 32´nci padişahı Abdülaziz döneminde Müslümanlar arasındaki ihtilafları çözmek ve İslami ilimleri öğretmek için Afrika´nın güneyindeki Ümit Burnu´na gönderilen Osmanlı alimi Ebubekir Efendi´nin torunu Hişam Nimetullah Efendi, "Güney Afrika´daki

- Osmanlı sultanı Abdülaziz döneminde Müslümanlar arasındaki ihtilafları çözmek ve İslami ilimleri öğretmek için Afrika´nın güneyindeki Ümit Burnu´na gönderilen Osmanlı alimi Ebubekir Efendi´nin torunları, başta dedesinin yaşadığı Erzurum olmak üzere Anadolu özlemiyle yaşıyor
- Ebubekir Efendi´nin torunu Hişam Nimetullah Efendi: 
"Ebubekir Efendi Türkiye´yi ve özellikle Erzurum´u hiç unutmadı. Bunu Cape Town´da yaptığımız araştırmalar ve belgelerde görüyoruz. O, Erzurum´a olan hasreti yüzünden oradaki evini ´Erzurum Taş Konak´ olarak adlandırmış. Bu ev belgelerde ´Erzurum Stone House´ diye geçiyor"
 
 Osmanlı´nın 32´nci padişahı Abdülaziz döneminde Müslümanlar arasındaki ihtilafları çözmek ve İslami ilimleri öğretmek için Afrika´nın güneyindeki Ümit Burnu´na gönderilen Osmanlı alimi Ebubekir Efendi´nin torunu Hişam Nimetullah Efendi, "Güney Afrika´daki son Osmanlılar" olarak bilinen ailesinin, büyük dedesinin yaşadığı başta Erzurum olmak üzere yurt özlemiyle yaşadığını söyledi.

Osmanlı Devleti´nin önemli ilim adamlarından müderris Ebubekir Efendi´nin torunu Hişam Nimetullah Efendi, ata toprağını ziyaret etmek için geldiği Erzurum´da AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Ebubekir Efendi´nin torunu olarak Güney Afrika´dan Erzurum´a gelen "ilk ve en yaşlı" aile üyesi olduğunu belirten Hişam Nimetullah Efendi, 3´üncü kez geldiği kente bir önceki gelişinde Ebubekir Efendi´nin eğitim verdiği Mahallebaşı semtindeki yıkılmış olan Sarayönü Medresesi´nin bulunduğu alanı gezdiğini söyledi.

Hişam Nimetullah Efendi, "Medresenin kapısının çok alçak olmasının nedenini sorduğumda, Osmanlı geleneğinde bilginin İslam ilimlerinin çok altında olduğunu, insanın tevazu içinde ilim dünyasına girmesi gerektiğini söylediler. Bu beni çok duygulandırdı." dedi.

Cape Town´da yaptıkları incelemelerde Ebubekir Efendi hakkında önemli bilgilere ulaştıklarını dile getiren Hişam Nimetullah Efendi, şöyle konuştu:

"Ebubekir Efendi, Türkiye´yi ve özellikle Erzurum´u hiç unutmadı. Bunu Cape Town´da yaptığımız araştırmalar ve belgelerde görüyoruz. O, Erzurum´a olan hasreti yüzünden oradaki evini ´Erzurum Taş Konak´ olarak adlandırmış. Bu ev belgelerde ´Erzurum Stone House´ diye geçiyor."

- "Ebubekir Efendi Erzurum´un yetiştirdiği müderris, alim ve şairdir"

Hişam Nimetullah Efendi, Osmanlı arşivlerinde Ebubekir Efendi´ye ilişkin önemli bilgilerin olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Osmanlı arşivlerindeki vesikalar, Ebubekir Efendi´nin seyit olduğu, hatta seyitlik müessesinin son temsilcisinin ailesinden olan Abdülrezzak İlmu Efendi olduğunu gösteriyor. O, Erzurum´un yetiştirdiği büyük bir müderris, alim ve şairdir. Kendisi ve ailesi Şehrizor´da doğmasına rağmen o gençlik yıllarını Erzurum´da yaşamış ve kendisine en çok tesir eden şehir de Erzurum olmuştur. Bunları yazdığı kitaplarda görüyoruz. Bu sebeple Ebubekir Efendi´nin kültür mirasını korumak en çok Erzurum´a yakışır."

Ailesinden gelen fertlerin bazılarının Eskişehir ve İstanbul´da yaşadığını, Güney Akrika´da kalan aile bireylerinin de büyük dedeleri Ebubekir Efendi´nin yaşadığı Erzurum ve Anadolu özlemiyle hayatını sürdürdüğünü belirten Hişam Nimetullah Efendi, büyük dedesinin önemli bir şahsiyet olduğunu vurguladı.

- "Güney Afrika Türklere çok sıcak bakıyor"

Son zamanlarda Güney Afrika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyi olduğuna işaret eden Hişam Nimetullah Efendi, "Güney Afrika milleti Türklere çok sıcak bakıyor. Çünkü Güney Afrika halkı, diğer Avrupalı milletler gibi Türkler tarafından sömürülmedi. Bu yüzden Türkleri, yardımsever milletler olarak tanıyorlar. Güney Afrika´da inşa edilen Türk camisi de Türklere olan sevgiden ve eski ilişkiden kaynaklanıyor." diye konuştu.

Hişam Nimetullah Efendi, Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Yunus Emre Enstitüsünün Güney Afrika´da Türkiye adına çalışmalar yaptığını hatırlatarak, oradaki Osmanlı mirasının sadece Ebubekir Efendi´den ibaret olmadığını ve bu mirasın korunması gerektiğini de dile getirdi.