‘Göçmen krizi devletler arasındaki siyasi durumlardan kaynaklanıyor’

Polonya ve Belarus sınırındaki mülteci krizini değerlendiren uzmanlar, bazı ülkelerin bu sorunu politik amaçlar için kullandığını dile getirdi.

‘Göçmen krizi devletler arasındaki siyasi durumlardan kaynaklanıyor’

K24Türkçe'den Cesim İlhan'ın konu ile ilgili Diyarbakr mahreçli haberi...

Polonya-Belarus sınırındaki göçmen krizi, Avrupa Birliği'ni (AB) endişelendirmekle kalmadı, Brüksel ile Moskova'yı da karşı karşıya getirdi.

Rusya, Polonya-Belarus sınırındaki göçmen krizinden dolayı kaygı duyduğunu açıkladı, krizde payı olduğu suçlamalarını reddetti. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, AB’nin, Ortadoğu ülkelerinden Belarus'a göçmen taşıdığı gerekçesiyle Rus havayolu şirketi Aeroflot'a yaptırım uygulamayı değerlendirdiği yönündeki haberlere tepki gösterdi. Peskov, "Bu çılgınlık olur" dedi.

Başta Kürdistan Bölgesi, Irak, Afganistan ve Suriye olmak üzere AB'ye ulaşmaya çalışan göçmenlerin durumu insan hakları örgütlerinin dikkatini çekiyor.

POLONYALI ARAŞTIRMACI: MÜLTECİ KRİZ ORGANİZE İŞİ

Polonya Jagielloń Üniversitesi Öğretim Görevlisi yazar ve araştırmacı Dr. Joanna Bocheńska, Belarus-Polonya sınırında yaşanan mülteci krizinin devletlerar asındaki siyasi durumlardan kaynaklandığını söyledi.

K24’e konuşan Polonyalı yazar, “Mülteciler bu ülkelerin politik çıkarlarına kurban ediliyor” diyerek şunları söyledi:

“Burada mültecilerin durumu çok kötü, insan ne söyleyeceğini bilemiyor. Polonya, Belarus ve Rusya arasındaki sorunlar uzun ve derindir. Özellikle Polonya ve Rusya arasında uzun süredir siyasi bir kriz yaşanıyor. Bu ülkeler arasındaki siyasi gerginlik bugün sınırda bekletilen mültecilerin zorluk yaşamasına sebep oluyor. Polonya, Ukrayna’nın NATO’ya üye olması için yardım ediyor. Rusya bunu kabul etmiyor. Bu durum Rusya için savaş sebebidir, farklı farklı gerekçeler sunarak kabul etmiyordu. Çünkü Rusya, bölgedeki eski etkinliğini sürdürmek istiyor. Mülteciler bu ülkelerin politik çıkarlarına kurban ediliyor. Rusya da Türkiye gibi mülteci sorununu Avrupa’ya karşı kullanıyor.”

Dr. Bocheńska, “Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko Rusya’ya yanaştı, Rusya da Belarus’un AB’ye yaklaşmasını istemiyor.  Rusya sadece Avrupa’nın Lukaşenko’ya para vermesini istiyor, Erdoğan’a da veriyor. Ama Avrupa, Lukaşenko’ya para vereceğini sanmıyorum. Çünkü Avrupa biliyor ki Lukaşenko bu parayı uzun sürede sürekli isteyecektir” ifadelerini kullandı. 

RUSYA’NIN ROLÜ VAR MI?

Mültecilerin Rusya ve Belarus tarafından organize bir şekilde Avrupa’ya gönderilmek istendiğini ifade eden Polonyalı araştırmacı, şöyle devam etti:

“Bunların elinde silahlar da var ‘Ya ölüm ya da dönmeyiz’ diyorlar. Lukaşenko bu insanları Avrupa’ya göndermek için çok para da vermiş. Belarus sınırında bulunan mülteciler Polonya’ya giremiyorlar da dönemiyorlar da. Birçok gazeteci tarafından kanıtlanmış ki bu mülteci sorunu bilinçli bir organize iştir. Rusya ile Belarus bu mesele üzerine toplantılar düzenlemişlerdir. Bu Polonya istihbaratı tarafından da kanıtlanmıştır. Kürdistan Bölgesi ve Türkiye’den telefonla konuştuğum bazı mülteciler, durumun bu şekilde organize edildiğini bilmedikleri ifade etti ve ‘Bize siz önce bir okula yerleştirileceksiniz sonra da bir saat içerisinde arabayla Almanya’ya ulaşacaksınız denildi’ dediler.  Polonya o kadar küçük bir ülke değil ki bir saat içerinde arabayla insanlar Almanya’ya ulaştırılsın. Bu insanlar burayı bilmiyor. Açık ki kandırılmışlardır. Polonya, yasalara aykırı bir şey şekilde bu mültecileri Avrupa’ya gönderemez.”

DOÇ. DR. YAVCAN: ARAÇSALLAŞTIRILIYOR

K24’e konuşan Liege Üniversitesi Hugo Gözlemevi Araştırmacısı Doç. Dr. Başak Yavcan, ülkeleri mülteci politikasını araçsallaştırarak yönettiğini dile getirerek, şu değerlenmelerde bulundu:  

“Şimdi ilk defa böyle bir sorunla karşılaşmıyoruz. AB 2000 yılından beri mülteci politikasını sınır güvenliği için dışsallaştırarak yönetmeye çalışıyor. Dışsallaştırarak diyerek neyi kastediyorum? Üçüncü ülkelere sınır güvenliği sorumluluklarını veriyor ve üçüncü ülkeler üzerinden sınır güvenliğini yönetiyor. Onlarla geri kabul anlaşmaları imzalıyor. Bu anlaşma ile bu ülkelerden düzensiz bir şekilde ülkelere giren kişileri geri gönderiyor. AB sıklıkla uyguladı bu politikayı. Bu politika süresince bu ülkeler de Avrupa ülkeleri karşısında güçlenmiş oluyorlar. AB ile başka bir konuda bir çatışma yaşadıklarında mülteci sorununu gündeme getiriyorlar. Bu konu üzerinden tehditlerde bulunuyorlar veya bu konu üzerinden yaptırım sağlamaya çalışıyorlar. Yani onlar da göçü araçsallaştırıyor.” 

KRİZ NE ZAMAN BAŞLADI?

Polonya ile Belarus sınırında yaşanan mülteci krizinin nasıl bugüne geldiğine değinen Yavcan, şunları söyledi:

“Belarus’la 2020 yılının temmuz ayında bir geri kabul anlaşması imzalandı. Bu da dışsallaştırma politikasının bir parçası olarak AB’ye gelecek olan mülteciler konusunda sınır güvenliği için Belarus’a bir rol biçildi. Belarus’taki devlet başkanlığı seçimine AB’nin şaibeli yaklaşması ve devlet başkanını tanımaması ile başlayan gerginlikle Belarus’un tehditleri de başlamış oldu. Beraberinde Belarus ‘Ben mültecileri sınıra yığarım’ dedi ve şu an binlerce mülteci Polonya sınırına yığıldı. Buna karşılık AB’den ‘Yaptırım uygulayacağız’ şeklinde çok sert bir tepki geldi. Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Olan mültecilere oldu, çok kötü muamelelerle karşı karşıya kaldılar. Böylelikle mülteciler Belarus tarafından dış politikada araç haline geldiler. Tabi bu araçsallaştırma önce AB’de başladı, bu ülkelerin elini güçlendirdi.”

Rusya’nın iki ülke sınırındaki mültecilerin sorununa nasıl müdahil olduğuna da değinen Doç. Dr. Başak Yavcan, “Rusya bölgede kendisiyle benzer politikalarda olan ülkeleri destekliyor. Bu ülkelerin AB ile arasının açılması Rusya’ya yarar. Çünkü Belarus AB’ye ‘Eğer sen bana yaptırım uygularsan ben de sana doğalgaz kesintisi yaparım’ diyerek tehdit etti. Bunun benzerini Rusya da yıllar önce yapmıştı. Bu bağlamda Rusya AB’nin bölgede bir güç olmasını istemediği için elbette Belarus’a arka çıkacaktır” şeklinde konuştu. 

ARAŞTIRMACI SÖZERİ: BELARUS SINIRI AÇTI, POLONYA KAPATTI

K24’e konuşan araştırmacı-yazar Fırat Sözeri de Belarus-Polonya sınırında gerçekleşen mülteci krizini şu şekilde değerlendirdi:

“Rusya ve özellikle Belarus’un AB ile problemlerinden dolayı geçiş kolaylığı sağladığına dair bilgiler yayılınca orası bir rota olarak belirlendi. Rota belirlendikten sonra Belarus sınırını açtı ve belli bir sayıda mülteci Polonya sınırına geçti. Sayı gittikçe artınca Polonya fark etti ve özel askeri birlikleri sınıra yığdı. Belarus yine geçişlere izin verdi, Polonya kapıyı kapatınca mülteciler geri dönmek zorunda kaldı.”

Sözeri, “Bu sefer Belarus arkadan kapıları kapattı. Dolayısıyla arada sıkışan mülteciler var. Durum genel olarak böyle” diye konuştu.