Tarih: 08.09.2018 00:07

GEMİDE İSYAN VAR

Facebook Twitter Linked-in

ABD Başkanı Donald Trump´ın giderek dozu yükselen küresel siyasi / ekonomik baskı ve şantaj politikaları sonrası, geçen hafta Avrupa´nın iki lokomotif ülkesi Fransa ve Almanya´dan ardı ardına dikkat çeken açıklamalar geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron´un, Paris´te Fransız Büyükelçilere yaptığı konuşmada, ?Avrupa Birliği savunması ABD´ye bağımlı olmamalı. Avrupa´nın güvenliğini garanti altına almak bizim işimiz? ifadelerini kullanması dikkat çekti. Diğer taraftan, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da Berlin´de Alman Büyükelçilere yaptığı konuşmasında, uluslararası hukukun ve demokratik değerlerin korunması gerektiğine vurgu yaparak, çok kutuplu bir düzende, bu değerleri savunan ülkelerle ittifak kurmak istediklerini söyledi. Bu noktada Almanya ve Fransa´nın ABD´ye karşı alternatif olarak öne sürdükleri önerilerin giderek somutlaştığı görülüyor. Bunlardan birincisi, ABD´yle ilişkilerde çok taraflı dengenin sağlanmak istenmesi. İkincisi, ABD´nin finans piyasaları üzerindeki egemenliğini kıracak alternatif bir yapının oluşturulması. Üçüncüsü, Rusya, Türkiye, Çin gibi jeopolitik ve ekonomik için bölgesel ve küresel anlamda Avrupa için önemli ülkelerle ?stratejik ortaklık? imkanlarının değerlendirilmesi. Dördüncüsüyse NATO´ya alternatif bir Avrupa ordusunun meydana getirilmesi.

YENİDEN ÇOK KUTUPLU DÜNYA

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, iki yıl içinde ABD Başkanı Trump´la gerçekleştirdikleri çeşitli görüşmeler vesilesiyle bir gerçeği fark etmiş durumdadır: ?Öküz öldü ABD´yle ortaklık bozuldu.? Taraflar arasında ortak değer ve çıkar anlamında paylaşılabilecek pek az konu kaldığını, çıkarların ayrıştığını ve önceliklerin değiştiğini iki lider de gördü. Bu gerçeği ilk dile getiren de Mayıs ayındaki bir konuşmasında Angela Merkel olmuştu. Merkel söz konusu konuşmada, ?´ABD´nin bizi koruyacağı şeklinde bir durum artık yok. Bizi koruması için sadece ABD´ye güvenebileceğimiz zamanlar artık geride kaldı. Avrupa´nın kendi kaderini eline alması gerekiyor. Bu, gelecekteki en önemli görevimiz´´ değerlendirmesini yapmıştı. Merkel´in Dışişleri Bakanı Maas geçen hafta bu sözlerin içeriğini biraz daha açarak şu tespitte bulundu: ?Avrupa artık Rusya ve Çin ile birlikte ABD´nin hasmı olarak tanımlanıyor ve eşzamanlı olarak NATO ittifakı sorgulanıyorsa o zaman bu salt retorikten ibaret bir konu değildir. Yeni bir stratejik gerçeklik oluşmakta ve bizler de bununla başa çıkmak zorundayız. Bu nedenle ABD ile yeni ve dengeli bir ortaklığa ihtiyacımız var.?

ÇOKLU İTTİFAKLAR DÖNEMİ

Fransa Cumhurbaşkanı Macron da Berlin´le aynı dalga boyunda açıklamalar yaparak, ABD´yi ?güvenilmez ülke? olarak nitelendirdi. Macron, Avrupa´nın ABD´ye güvenmesinin sonlanması gerektiğine vurgu yaparak, ?Rusya dahil tüm Avrupalı ortaklarımızla güvenliğimiz konusunda kapsamlı bir gözden geçirme başlatmayı istiyorum? dedi. AB´de reform çabalarının artmasını isteyen Macron ?Yeni inisiyatifler almalı, yeni ittifaklar kurmalıyız? ifadelerini kullandı. Almanya Dışişleri Bakanı Maas da ABD ile yeni ve dengeli ortaklığın ancak Avrupa´nın dünya siyasetindeki gücünün pekiştirilmesiyle mümkün olacağını vurgulayarak, ?Bağımsız ve güçlü Avrupa bizim dış politikamızın ana önceliği? ifadeleriyle Berlin´den Fransız Cumhurbaşkanı´na destek verecekti. Avrupa, Washington´la yollarını ayırmaya karar vermişti. Bu yolda, Rusya ve Türkiye gibi, Avrupa´nın Asya´yla bağlantısını sağlayan iki ülkeye ihtiyaçları olduğunu da işaret etmekten kaçınmadılar.

ANKARA VE MOSKOVA´YLA STRATEJİK İŞBİRLİĞİ

Macron Fransız Büyükelçilere konuşmasında çarpıcı bir çıkış yaparak, Türkiye ve Rusya´yla stratejik ortaklık inşa etme gereğine vurgu yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Avrupa´nın siber güvenlik, kimyasal silahlar ve uzay güvenliği konularında Rusya ile diyalog başlatması gerektiğini de kaydetti. Berlin de Macron´la aynı kanıdaydı. Almanya Dışişleri Bakanı Maas Alman haber ajansı DPA´ya verdiği demeçte, ?ABD´nin Rusya ve Türkiye´ye yönelik yaptırımlarına Avrupa tepki göstermeli? sözleriyle ülkesinin bu konudaki düşüncesini göz önüne serdi. Maas, ?Washington, Avrupa ve Almanya´yı ilgilendiren yaptırım politikasına yanıt verilmesi konusunda Avrupa ülkelerini kışkırtıyor. Rusya, Türkiye, Çin´e uygulanan ve belki de gelecekte bir başka önemli ticari partnerimize uygulanabilecek son derece plansız ve spesifik olmayan yaptırımlar nedeniyle ABD´ye tepki göstermeliyiz? değerlendirmesinde bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı, 3 Ekim´de ABD´de başlayacak Almanya Yılı´nın Amerikan yönetimine yönelik yeni politika geliştirilmesi için kullanmayı planladığını söyledi. Almanya-ABD ilişkilerine atıfla ?Transatlantik ortaklığını bilinçli, eleştirel ve hatta özeleştiriye dayalı bir şekilde gözden geçirmenin zamanı geldi? vurgusu yaptı.

ALTERNATİF FİNANS YAPISI

Avrupa güçleri, ekonomide de ABD şemsiyesinden çıkarak kendi sistemlerini kurmanın yollarını arıyor. Trump yönetiminin küresel alanda başlattığı yaptırım politikası Avrupa´yı da tehdit ediyor ve bundan oldukça rahatsızlar. ABD´nin her fırsatta Avrupa merkezli şirketleri tehdit etmesi, Berlin ve Paris´in tepkisini çekmekte. Son olarak İran ve Rusya´ya yönelik yaptırımlarda, Washington´un üst perdeden emredercesine, iki ülkeye direktifler yağdırması da bardağı taşıran son damla olmuşa benziyor. Heiko Maas´ın Almanya merkezli Handelsblatt´a kaleme aldığı yazıda, ?Avrupa, ABD´nin bizim adımıza ve hakkımızı çiğneyerek hareket etmesine izin vermemeli? çağrısında bulunması da bu damlaya işaretti. Maas yazısında, ?ABD´den bağımsız ödeme kanalları, Avrupa Para Fonu ve bağımsız bir Swift sistemi kurarak, Avrupa´nın otonomisini güçlendirmeliyiz? çağrısında bulundu. Uzmanlar, Maas´ın ABD´nin egemenliği altındaki küresel ödeme sistemine yönelik alternatif oluşturma çağrısını, ?Bugüne kadar ABD´ye karşı Avrupa´nın finansal ve mali otonomisi için en güçlü çağrı? olarak nitelendirdi. Maas´ın, ?Avrupa, ABD´nin kırmızı çizgiyi geçtiği yerlerde karşıt denge olmalı? vurgusunu yapması da dikkat çekti.

ABD´YE ALTERNATİF ORDU

Avrupa ülkeleri geçen yıl ABD´ye alternatif bir savunma işbirliği için harekete geçmişti. Kasım 2017´de Avrupa Birliği´nin (AB) 23 üyesi savunma alanında daha sıkı işbirliği ve koordinasyon için kısaca PESCO olarak adlandırılan Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşması´na imza atmıştı. Anlaşmaya imza atan her ülkeden, AB´nin ortak savunmasına nasıl katkı yapabileceği konusunda ulusal planlarını hazırlamaları isteniyor. Bunun karşılığında AB de 2020´den itibaren oluşturacağı 5 milyar Euroluk bütçeyle Pesco´ya destek vermeyi taahhüt ediyor. PESCO´ya en büyük desteğin de Almanya ve Fransa´dan geldiğini söylemek kimseyi şaşırtmayacaktır.

HEDEF ATLANTİK´İN DOĞUSU

Atlantik İttifakı 1945´ten sonra en derin ve ciddi sınamayla karşı karşıya. İttifak hem dış hem de iç etkilerle temelinden sarsılmakta, karşılıklı rest ve sorgulamalar da artmakta. Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye gibi güç merkezleri bir kez daha tarih sahnesine dönerken, Batılı hegemonya, ayakta kalmak için başlarının çaresine bakmayı tercih ediyor. Bu noktada ABD´nin artık Avrupa´nın siyasi, ekonomik ve güvenlik masraflarını yüklenmek istemediği görülmekte. Fransa ve Almanya´nın da ABD´ye daha fazla bel bağlamak istemediği anlaşılıyor. Berlin ve Paris´in bu çerçevede önceliği, Atlantik´in doğusuna verdiği anlaşılıyor. Küresel eksenin doğuya kaydığı bir dönemde, Washington´dan bağımsız bir Rusya, Türkiye ve Çin politikası geliştirmek ve mümkün olduğunca bu güçlerle stratejik ortaklık çerçeveli ilişkileri yeniden değerlendirmek istiyorlar. Almanya ve Fransa Manş Denizinden Güney Çin Denizi´ne yeni bir düzen arayışında.

 

Gerçek Hayat




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —