Tarih: 02.01.2021 12:20

farklibakis.net yayınına başladı!

Facebook Twitter Linked-in

Gelinen süreçte, toplumun tüm kesimleri memnun etmeyen ve giderek kangrenleşen sorunların yumağında kendi yolunu kaybetmeye başlayan Türkiye'nin, içerisinde bulunduğu yönetsel, siyasi, ekonomik kötü gidişi tersine çevirme girişimleri, gerek 'muhalefet bazlı' siyaset arenası başta olmak üzere, gerek sürece binaen ve aynı zamanda yetersiz kaldığı gözlemlenen "sivil toplum" ile kitleler nezdinde "var olan, gözlemlenen" olumsuz duruma karşı, yine sivil ve yasal siyasal zeminlerle birlikte, düşünsel planda bazı hareketliklere şahit olmaktayız...

Bunları şöyle sıralayabiliriz;

1-Kürt sorununun hallîne yönelik çözüm sürecinin akamete uğraması,

2-Buna bağlı olarak, oluşan belirsizlik durumu,

3-Kuruluşunda, ona atfedilen "AK Parti, en büyük Kürt partisi" imajının, 2015’ten sonra büyük oranda zedelenmesi sonucu, muhafazakâr Kürt seçmenin azımsanmayacak bölümünün, çareyi, kurulabilecek olan kendi partilerinin işbirliğinde aramaya sevk edilmeleri,

4- Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi (CBHS) sistemi ile parlamentonun vb. denetiminden kaçırılarak, adeta tek kişilik beyanlarla yürütülmeye çalışılan, ama iktidar nezdinde, kabul görmemesi ve buna bağlı olarak reddedilmesi tüm toplum nezdinde, sonucunun küllî bir felaket olacağı öngörülen olumsuz ekonomik durum,

5-Dış politika da -elbette ki var olan haklarımızın, karşı taraflarca iç edilmemesi ve yine kırmızı çizgilerimizin korunması elzem olduğu gibi- sevelim ya da sevmeyelim, yaklaşık yüz yıllık "haklarımızı koruma, ama bunun yanında ilişkide olduğumuz ülkelerle, karşılıklı dostluklar ve haklar çerçevesinde bir dış politikanın yerine, "asan,kesen, gürleyen; sonra ise işler ters gidince de "Bizim yönümüz Batı'ya yönelik; kendimizi orada konumlandırıyoruz" türü yanlış, anlık, pragmatist ve var olan durumu kurtarıcı yaklaşımların getirmiş olduğu belirsizlikler ortamı; toplumu olabildiğince germekte ve haliyle yormaktadır.

Bir de buna, çıkışı itibarıyla ne iktidarın, ne muhalefetin ve ne de toplumun bir müdahalesi olmadan; Çin'de başlayıp tüm Dünya'yı saran, onu esir alan korona virüs pandemisini de var olan gidişata olumsuz etkilerini ekleyebilirdik.

İşte iktidarın görmediği, belki de görmek istemediği, hatta kendince birtakım politikalarla oluşan kara bulutları ortadan kaldırma çalışma ve çabaları varit olacaksa dahi, gerek mer'i siyasette, gerek sivil toplum nezdinde birçok yeni arayışlar, epey zamandır başlamış bulunmaktadır.

Bu arayışlar; AK Parti sürecinde parti içerisinde bulunan çeşitli kademelerde görev alan, o görevleri yerine getiren siyasileri, bu gidişattan gayr-i memnun olan partililer ve AK Parti'nin oydaşlarının önemli bir kısmının, gerek 'trenden atlamaları, gerek trenden bizzat etkin zevat tarafından indirilmeleri sonucu, muhafazakâr tabanda yeni siyasi arayışlar kendine "haklı ve elzem" bir yer bulmuştu.

Bundan dolayı DEVA ve Gelecek Partisi, siyasi arenada kendi yerini almıştı.

Bununla birlikte, Millet İttifakı'nın, hemen hepsi yasal zeminde ve göz önünde cereyan eden çalışma ve çabaları,  iktidar medyasına mensup medya organları tarafından adeta şeytanlaştırılarak sunulmaya çalışılıyordu.

Birde, bir zamanlar 12Eylül'ün var olan olumsuz ortamından ziyade, muhafazakâr kesimleri 'çok' rahatsız eden 28 Şubat sürecinde oluşan muhalefet dilinden kaynaklanan "ne olursa olsun, zalime karşı, mazlumdan yana" tavırların yerini, AK Parti iktidarının yanında konuşlanarak -çoğu kez de muhalefet etmesi gereken Müslümanlara karşı "millici" tavırlar almış oluyordu.

Başta birçok İslamcı derginin, gazetenin, internet sitelerinin ve az sayıda İslamcı, liberal ve sol "düşünsel" öbeklerin alanı birtakım sebeplerle alabildiğinde daraltıldı.

Sol, laik ulusalcı medyaya da aynı şekilde tavır konuldu. Tabii ki de yasal zeminleri zorlayıcı, onları ortadan kaldırıcı hal ve hareketler elbette bir hal yoluna sokulabilirdi. Yapılması gerekenlerle birlikte, asla yapılmaması gerek birçok şeyin, kanun gücü ile  'sessizlik zemini'nde ortaya konulması, bazı medya organında ortaya konulan yanlışların, çoğu kez, toplumun büyük kesimi tarafından görülmesini engelleyici bir karakter arz ediyordu.

Bu yanlışa, hem iktidar, hem de yandaş medya çanak tutuyordu. Adeta, siz birilerine 'deli' derseniz, o kişinin kırk gün sonra gerçekten de delireceğini düşünmeniz gerekirdi. Ama bu inceliğin, elbirliğiyle görülmesi bir açıdan engellenmiş oldu.

İşte, epey zamandır, birçok iç dinamikler, iktidarın onları 'hizaya koycu' tavırları ve yandaş medyanın 'usulünce' saldırıları sonucu, işe iyi niyetlerle bakıldığında bu toplumun ve ülkenin hayrına sonuçlar doğuracağı çok rahatlıkla öngörülecek olan medyanın çoğullaşması, çeşitlenmesi, zengin içeriklere sahip olması ve düşünce özgürlüğünü giderek toplumsallaştırması elzem olmaktadır.

İşte, bu amaca hizmet etmesini düşündüğümüz, yayın yönetmenliğini Ümit Aktaş'ın yaptığı; yazar kadrosunda sahasında uzman, nitelikli ve kaliteli yazarların bulunduğu farklibakis.net sitesinin bu boşluğu dolduracağını, doldurabileceğini söyleyebiliriz.

Site yayın yönetmeni olarak Ümit Aktaş ve yazar kadrosu olarak ta; Altan Tan, Faysal Mahmutoğlu, Ali Bulaç, Yusuf Yavuzyılmaz, İslam Özkan, Kadir Canatan, Hasan Postacı, Zeynep Kılıç, Davut Güler, İlyas Buzgan, Veysi Dündar ve Celal Tahir'den oluşmaktadır.

Biz de, haberdurus.com olarak, kardeş sitemiz olan farklibakis.net'e yayın hayatında başarılar dileriz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —