İnternette dolaşırken nefes.com.tr isimli adreste Murat Muratoğlu adlı yazarın bir yazısı önüme çıktı. Yazının Urfa ile ilgili olması dikkatimi çekti. Yazıyla ilgili değerlendirmemi yapmadan önce yazıdan bir parçayı aşağıya alıyorum:
Nefes Gazetesi
Murat Muratoğlu
Urfalıyam ezelden elektriğe para ödemem!
Ülke yıllardır bağıra bağıra soyuluyor ama kimse gıkını çıkartmıyor. Mevzu bahis ne? Elektrik…
Şanlıurfa’dan gelen rakamlar sadece trafoları patlatmıyor, ülkeye inancı da kısa devre yaptırıyor. Yıllardır yapanın yanına kâr kalıyor.
Bizzat dağıtım yapan şirketin açıklaması… 2025 yılında Urfa’da tüketilen 9.85 milyar kilovatsaat elektriğin yaklaşık 5 milyarı kayıt dışı… Yani yarısından fazlası… Parasal karşılığı 15 milyar Türk Lirası…"*
Yazıdan anladığımız kadarıyla yazar, hükümete olan muhalefetine kaçak elektriği bahane yapmıştır. Zaten de bu kaçak elektrik konusunu diline dolayanlar ya hükümete muhalif ya da hükümete gözü kapalı biat etmiş faşist tiplerdir. Yazıyla ilgili değerlendirmeme başlarken şu yaşıma kadar 1 kilovat kaçak elektrik kullanmamış biri olarak yazacağım her kelime için gönül rahatlığıyla tuşlara dokunacağımı ifade etmek isterim.
Birinci soru şu, elektrik dağıtım şirketinin verdiği rakamların doğruluğuna ne kadar güvenebiliriz? Bu ülkede devleti en çok soyanların kravatlı, iş adamı etiketli, elit görünümlü eşkıya zümresi olduğunu herkes biliyor. Dolayısıyla devleti rahat rahat soyabilen böyle eşkıyaların rahat rahat yalan da söyleyebilmeleri çok olağandır. Gel gelelim yine de dürüstlük naraları atacaklarsa bir teklifim var; bu şirketin devlete verdiği vergiyi tarafsız bir şekilde adil bir heyet incelesin. Vatandaşın kaçak elektrik kullanarak devlete verdiğini iddia ettiği zarardan daha fazlasını vergide kaçırıp kaçırmadığını bir görelim bakalım.
İkinci soru şu, diyelim ki Elektrik Dağıtım şirketinin verdiği rakamlar doğru olsun. Bu şirket bu kadar zararı cebinden karşılayıp Allah rızası için mi bu hizmete devam ediyor yoksa bu zararı başka birilerine yükleyip kendi alacağını tam mı alıyor?
Elbette ki özel bir şirketin alacağının bir kuruşunu bile kimseye kaptırmayacağını herkes tahmin eder. O zaman akla bir soru daha geliyor. Madem alacağını alıyorsun, o zaman şu kadar kaçak var, bu kadar kaçak var deyip sanki kaçaktan zarar görüyormuş gibi niye Yaygara koparıyorsun? .Esas yaygara koparacak birisi varsa o da bu zararı yüklediğin kesimdir. Hatta bunun sonuna bir de şöyle bir soru ekleyelim; Madem zararını masum demeden suçlu demeden birilerine yükleyip çıkarıyorsun O zaman neden elektrikleri sık sık ve saatlerce kesip masum insanları hem fazla para ödetip hem de mağdur ediyorsun? Bu saygısızlığa bakım çalışması ya da alt yapı çalışması diye bir kılıf uyduruyorlar. Öyle ya Murat MURATOĞLU da yazısında “Şanlıurfa’dan gelen rakamlar sadece trafoları patlatmıyor” demiş. Yani trafolar rakamlar yüzünden patlıyormuş! Birçok şehirde yaşamış birisi olarak söylüyorum, elektrik tüketimi Urfa’nın kat be kat üstünde olan şehirlerde bile trafo patlatacak bir durum yaşanmıyor. Bu noktada bir de elektrik dağıtım şirketinin kullandığı trafoların gücü ve kalitesine bakılmalı. İstanbul nüfus olarak Urfa’nın en az 6-7 katı olduğu ve ciddi elektrik tüketerek çalışan sanayi tesislerine sahip olduğu halde İstanbul’da bu kadar elektrik kesintisi olduğunu duyan var mı? İstanbul’daki trafo da Urfa’daki başka bir şey mi?
Son sorumuz da şu olsun, bu insanlar nasıl bu kadar rahat kaçak elektrik kullanabiliyorlar? İhaleye girip bir iş üstlendikten sonra o işin gereğini yapamıyorsan buradaki acziyet birinci derecede senindir. Eğer devlete düşen bir şey var da devlet yapmıyorsa o da devletin ayıbıdır. Yok eğer “canımız isterse kimseye kaçak kullandırtmayız, ama ne yaparlarsa yapsınlar, “bize ne” diye düşünüyorsanız o acziyetin de ayıbın da ötesinde bambaşka bir şeydir.
Bediüzzaman Said NURSİ’nin şu sözünü hatırlayarak yazımızı bitirelim: “Zulmedenler padişah da olsalar haydutturlar.” Eyvallah üstadım, kravatlı da olsa şirket sahibi de olsa adı iş adamı da olsa bürokrat da olsa polis de olsa asker de olsa devleti temsil de etse gerçek değişmez. HAYDUTTUR.


