Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e 'kent uzlaşısı' davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası!

Bir yıl önce tutuklanarak yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e hakkındaki “kent uzlaşısı” davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karar, oy birliği ile alındı.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e

T24’ten Can Öztürk’ün, “konu ile ilgili” haberi…

Bir yıl önce tutuklanarak yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e hakkındaki “kent uzlaşısı” davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karar, oy birliği ile alındı. Özer, savunmasında Terörsüz Türkiye sürecine değinerek DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan'ın da aynı suçlama ile isminin anıldığını ancak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından süreç kapsamında Külliye'de ağırlandığını hatırlattı. Özer, "Kürtlerin temsil haklarını yerine getirdiğim bir suç olarak gösterilmiş. Benim iki dedem de Çanakkale Savaşı’nda şehit olmuşlar. Bu vatanın toprağı benim akrabalarımın kanıyla ıslanmış. Ben de bu vatanın evladıyım. Bu dava, barış sürecinin samimiyet testidir" dedi.

CHP’li belediyelere yönelik ilk operasyon olan 30 Ekim 2024’teki operasyonla gözaltına alınıp tutuklanan ve “kent uzlaşısı” davası kapsamında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, üçüncü kez hakim karşısına çıktı. Yerine kayyım atanan Özer’in duruşması, tutuklu bulunduğu Silivri’de Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 2 No’lu salonda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapıldı. Önceki duruşmada Özer hakkında, yurt dışına çıkış yasağı ve şehri terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyesine karar verilmişti. Özer, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın iddiaları sonucu açılan davadan da tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam etmişti. Özer, Aziz İhsan Aktaş davası kapmasında düzenlenen tensip zaptıyla tahliye edilmişti. Özer hakkında savcılık, esas hakkında mütalaasında 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Duruşmaya; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcıları Turan Taşkın Özer ve Sezgin Tanrıkulu katıldı.

T24, duruşmayı Silivri Cezaevi yerleşkesindeki salondan canlı aktardı. İşte gelişmeler...

14.30 - Avukatından açıklama: İki siyasi partinin kendi aralarında yaptığı ittifak suç sayıldı

Özer'in avukatı Hüseyin Ersöz, kararın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

"Benim vicdanım bu kararı kabul etmiyor. Eminim vatandaşların da vicdanı kabul etmeyecek. Bundan sonraki aşamalarda hukuki süreçleri sürdüreceğiz. Hak er ya da geç tecelli eder. İki siyasi partinin kendi aralarında yaptığı ittifak suç sayıldı. Defalarca CHP ve DEM Parti'den açıklama yapıldı. Bunun siyasi çalışma olduğunun altı çizildi. Siyasi ittifakın suç olarak nitelenmesi bu zamana kadar olmamıştı. Türkiye siyasi hayatına da sekte vuracak durum oluşturduğunu da vurgulamak lazım. Özer daha geçtiğimiz haftalarda birçok temasta bulundu. Akademisyen kimliği ve seçilmiş belediye başkanı kimliğiyle yaptı. Akademisyen kimliği ile aslında toplumun kabul etmediği bir hükmü verdi mahkeme. Siyasilerin de sorgulayacağı bir karar olduğu düşüncesindeyim."

14.10 - Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası 

Özer’e “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı “kent uzlaşısı” davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, kararın oy birliği ile alt sınırdan verildiğini açıkladı. 

11.50 - Özer, beraatini talep etti 

Özer, savunmasını beraat talebi ve adlî kontrolünün kaldırılması talebiyle sonlandırdı. Özer’in mütalaaya karşı savunması 1 saat 3 dakika sürdü.

11.20 - "Ahmet Özer, Türk ve Kürt kardeşliğinin ortak bileşenidir"

Ahmet Özer, savunmasına şöyle devam etti:

"Ben asla irademi bir örgüte teslim etmedim, asla da etmem. Benim ilim hayatıma yapılmış bu ilişkilendirmeyi zul sayıyorum. Her türlü şiddetin her zaman karşısında oldum. Tahliye olduktan sonra da barış sürecine katkıda bulunmak üzere adımlar attım. Ahmet Özer, Türk ve Kürt kardeşliğinin ortak bileşenidir. Ahmet Özer Kürttür, Türktür, bilim adamıdır, aydındır bu ülkenin toplamıdır.

İşin daha garibi benim görüştüğüm için suçlandığım bazı isimler yakın zamanda çözüm süreci çerçevesinde Cumhurbaşkanı ile yahut CHP Genel Başkanı Özgür Özel veya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de görüşen heyette de yer almışlardır. Örneğin bu 649 kişi içinde ismi geçen Van Milletvekili Pervin Buldan, 10 Nisan 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından külliyede kabul edilerek bir görüşme yapmıştır. Cumhurbaşkanınca Külliyede ağırlanan ve görüşme yapan bir milletvekili ile benim telefon görüşmemin olması nasıl olur da bana yönelik bir suçlamaya dayanak yapılabilir? Bu açık gerçek bile söz konusu bu HTS kayıtlarına dayalı suçlamanın ne derece mantık dışı olduğunu göstermeye yetmektedir.

Benim örgüt üyesi olduğum söyleniyor ama örgütteki görevim ortada yok. Yalnızca beyanlara dayandırılıyor ama fiili bir kayıt yok. Savcı iddianameyi yazarken benim batıda Kürtleri temsilen aday olduğumu ve Kürtlerin temsil haklarını yerine getirdiğim bir suç olarak gösterilmiş. Benim iki dedem de Çanakkale Savaşı’nda şehit olmuşlar. Bu vatanın toprağı benim akrabalarımın kanıyla ıslanmış. Ben de bu vatanın evladıyım. Bu dava, barış sürecinin samimiyet testidir."

11.00 - Özer ve mahkeme başkanı arasında “ceket” diyaloğu

Özer, mütalaaya karşı savunma yaptığı sırada ceketini çıkarmak için müsaade istedi. Mahkeme başkanı, “Polemiklere yer olmaması kaydıyla çıkartabilirsiniz” dedi. Özer, “Yalnızca terledim” diyerek ceketini çıkardı.

10.30 - Ahmet Özer: Hakkımdaki terör örgütü suçlamasının ne derece mesnetsiz olduğu tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı 

Özer, esas hakkındaki mütalaaya karşı yaptığı savunmasında şöyle dedi:

"Hakkımda tamamen mesnetsiz suçlamalarla açılan ve sayın mahkemenizde görülen davanın şimdiye kadar yapılan üç celsesinde, iddianamenin dayanağı olan tüm hususların, hakkımdaki suçlama açısından delil olarak değerlendirilemeyecekleri gerçeği tüm açıklığıyla ortaya çıkmış, bu sözde deliller gerek tarafımca gerek avukatlarımca gerekse de bizzat sayın mahkemenizin topladığı deliller ve dinlediği tanıklarla açıkça çürütülmüştür.

Öyle ki iddianamenin dayandığı delillerin oluşa ve hukuka aykırı olduğu, bu sözde delillerin bu halleriyle dahi suçlamaya dayanak olamayacakları, esasen suçlamanın da çok büyük oranda gizli tanık beyanlarına dayandırılarak kurgulandığı, oysa bu beyanların da açıkça maddi gerçeklerle çeliştiği, delil olarak gösterilen hususların hiçbirisinin örgüt üyeliği isnadına dayanak yapılamayacakları ve böylelikle ileri sürülen isnatların hiçbir gerçekliklerinin bulunmadığı hususları tekrar tekrar ispatlanmıştır. Geldiğimiz nokta itibariyle hakkımdaki terör örgütü suçlamasının ne derece mesnetsiz olduğu, bu suçlamaya dayanak olarak gösterilen delillerin, iddiaları ispatlamak şöyle dursun, bu konuda basit bir şüphe dahi oluşturamadığı tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkmıştır.

Dosyaya sunulan özgeçmişime ve yayınlarıma dair belgeler ise bir akademisyen, siyasetçi ve ülkenin en büyük ilçesinin belediye başkanı olarak ismimin terör ile yan yana getirilemeyeceği gerçeğini bir kez de hakkımdaki bu dava münasebetiyle tescil etmiştir. Bu haliyle, yapılan yargılama çerçevesinde hakkımda iddianame ile ileri sürülen terör örgütü üyeliği iddiasının tamamen gerçekdışı olduğu sübut bulmuştur. Buna rağmen bir önceki celse üzülerek dinlediğim esas hakkında mütalaada, iddianamedeki bu mesnetsiz iddia ileri sürülmeye devam edilmiş, bu iddianın dayanağı olan sözde delillerin tek tek çürütüldüğü gerçeği tümüyle göz ardı edilmiş, iddianamede temelsiz şekilde ortaya atılan hayali senaryo harfiyen tekrar edilmiştir.

Bu durum da maalesef iddia makamının, iddianamenin önyargılı ve sübjektif tutumunu benimsediğini, yargılama sırasındaki hiçbir savunmayı dikkate almadığını ve toplanan delilleri göz ardı ettiğini göstermesi itibariyle esef vericidir.

İddialar boş ve mesnetsiz olunca da bir gecede gizli tanık icat edildi. Benim geçmişime bakılırsa görevlerime bakılırsa benim asla bir terör örgütü ile gelmeyeceğimi sokaktan geçen vicdanlı bir adama bile sorsalar benim nasıl biri olduğumu anlatır.

"Barış süreci devam ederken ben burada ne yaşıyorum?"

Ben 64 yıl boyunca soruşturma geçirmemiş biri olarakn belediye başkanı seçilince mi örgüte üye oldum yani. Sayın başkan bu ülkenin ayakta durması için işleyen siyasal bir sistem düzenli bir ekonomi ve hepsinden de önemlisi adalet dağıtan bir hukuk sistemi gerekir. Bu yapıda bir gedik açılırsa binanın yıkılmasına neden olur. Bir ülkeyi ayakta tutan adalettir, haktır , hukuktur. Hz Ali’nin çok sevdiğim bir sözü var. Adalet devletin dinidir.

Nasıl ki Hz. Ömer kaybolan kuzuları gelin benden sorun dediyse, bugün adalete duyulan ihtiyaç da bu hikmeti beklemektedir. Biz bütün bu süreçte yargılanmıyoruz, adeta cezalandırılıyoruz. İktidar sürekli iç cepheyi güçlendirelim diyip barış süreci devam ederken ben burada ne yaşıyorum?

Böyle bir hukuk sürecinden barış süreci nasıl başarıya ulaşacaktır. Milyonlarca insanın iradesi tutuklanarak barış ve huzur sağlanabilir mi? Buralarda verilecek kararlar süreç anlanmında çok şey gösterecek. Bunlar geleceğe miras bırakacağımız örnek davalardır.”

10.20 Duruşma başladı, savcı mütalaasını tekrar etti

Duruşmanın başlamasıyla hâkim, savcıya mütalaasında değişiklik olup olmadığını sordu. Savcı mütalaasını tekrar ettiğini belirtti. Davanın önceki celsesinde savcılık, Özer hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep etmişti. 

09.20 Duruşma küçük salonda görülecek

Geçmiş celselerde yerleşkede bulunan büyük salonda görüşen duruşma, daha küçük olan 2 No’lu salonda görülecek.

Güncellenecek…

 

Kaynak: T24



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER