Tarih: 19.07.2020 13:53

Ermenistan kimlere vekâlet ediyor?

Facebook Twitter Linked-in

Suriye ve Libya’da bıçak sırtı devam eden gelişmelerin yanına, bir de Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırıları gündeme eklenmiş oldu. Bölgede tansiyon yüksek. Bugün maalesef, bu zamana kadar kendi iradesi doğrultusunda hareket edemeyen bir Ermenistan ile karşı karşıyayız. Ulusal çıkarlarına göre hareket etmekten çok bölgesel ve küresel güçlerin kullandığı aygıta dönüşmüş bir devlet var. Kararlarını kendi içinde alamayan, başkaları adına iş tutan ve bu yüzden de sıkıntıları gün geçtikçe artan bir Ermenistan, hatalarını ısrar ve inatla sürdürmeye devam ediyor. Nedendir bilinmez ama ayakları bir türlü yere basmıyor. Tarihte yaşanmış acıların bütün sorumlularını kendileri dışında arayan, aynaya bakmaktan korkan ve bakamadığı için de kendisiyle bir türlü yüzleşmek istemeyen bir Ermenistan, nasıl olacak da kendisini geleceğe taşıyabilecek?

Hal böyleyken bunca sıkıntının arasında Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si olan Dağlık Karabağ’daki işgali 30 yıldır sürdüren Ermenistan şimdi de sınır şehri olan Tovuz’a saldırdı. Tovuz’un seçilmesi öylesine bir tercih değil. Stratejik bir “ortak akıl”, bir taşla birkaç kuş vurmayı hedeflemiş olacak ki, Ermenistan’ın kulağına bir şeyler üflemiş ve bu yola girmeleri için onları bir hayli cesaretlendirmiş gibi görünüyor.

Aslında saldırının arka planında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilere doğrudan müdahale etme hedefi var. Tovuz gerçekten çok stratejik bir il. Azerbaycan ile Türkiye’yi Gürcistan üzerinden birbirine bağlayan, karadan ulaşımı sağlayan tek bölge burası. Aynı zamanda Tovuz şehri, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve TANAP - Güney Kafkasya doğalgaz boru hatlarını üzerinde taşıyan bir il. Düşünsenize Ermenistan böylesine önemli bir bölgeyi ele geçirmiş olsa, Türkiye ve Azerbaycan birlikte neler kaybetmiş olur. Manzara bu kadar açıkken, Ermenistan neden bu bölgeye saldır(tıl)mış olabilir sorusunun cevabı daha da net olarak ortaya çıkmış olmuyor mu?

Peki, Ermenistan kime güveniyor? Bu sorunun cevabı da herkesin net olarak bildiği gibi Rusya. Ancak burada sadece Rusya üzerinde durmak da fotoğrafın tamamını görmemizi engelleyebilir. Fransa’nın da Ermenistan üzerindeki etkisini bu noktada dikkate almak gerekir. Bugüne kadar soykırım iddialarının Batı’daki merkezine dönüşen ve bu konuyu istismar için en küçük bir fırsatı es geçmeyen Fransa’nın, Tovuz’a yapılan bu saldırıda büyük ihtimalle cesaretlendirici bir etkisi vardır. Libya’da Hafter’in yanında birlikte duran Fransa ve Rusya’nın, Türkiye’nin Libya’daki pozisyonuna karşı verdikleri mücadele de ortada. Her ikisi de Türkiye’nin dikkatini başka bir bölgeye çekmek ve bu şekilde meşgul etmek istemiş olabilirler. Bu ihtimal öylesine yabana atılacak cinsten de değil. Kırım’ın hukuksuz ilhakı ile birlikte gelişen olaylar sonrası Rusya bölgede artık risk istemiyor. Özellikle Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın kendi iradesi dışında hareket etmelerini engellemek üzerine oyunlar kuruyor Bunu sağlamak için de kontrollü gerginlik ve çatışma stratejisi uyguluyor. Ermenistan’ın Tovuz’a yaptığı saldırılar da bu stratejinin bir parçası gibi duruyor. Bunun yanında bu saldırılar Macron’un son günlerde yaptığı Türkiye karşıtı açıklamalarla birlikte düşünülürse fotoğraf aşağı-yukarı tamamlanmış oluyor.

Son olarak şunlar ifade edilebilir. Ermenistan maalesef tarihi yanılgılarını sürdürüyor. Ortak acılardan dersler çıkarmıyor. Kendisine her açıdan hiçbir faydası olmayacak adımlar atıyor. Sıkışmışlığını boyunu aşan işlere girişerek atlatmaya çalışıyor. Birilerinin piyonu olmak gibi anlamsız bir yola tevessül ediyor. Kendi halkının geleceğine darbe vuruyor. Yani diasporanın umurunda mı sanki Ermenistan? Onlar için artık bu mesele yaşadıkları ülkelerde hayat tarzına dönüşmüş durumda. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunların çözülmesini de istemiyorlar. Peki, Rusya, Fransa çok mu düşünüyor ekonomik zorluklar içinde yaşam mücadelesi veren Ermenileri? Hayır! Düşünmüş olsalar böyle yapmaz, sorunların ortadan kalkması için mücadele ederlerdi. Bu gerçekler ışığında şu nokta artık çok net; Ermenistan bir an önce aklını başına toplamalıdır. Bu bölgede barışın ve huzurun inşasına katkıda bulunmalıdır. Hem kendisinin hem de bölge ülkelerinin faydasına olacak konulara odaklanmalıdır. Eğer Türkiye’nin Azerbaycan’a vakit ayıramayacağını düşünerek böylesine pervasızca adımları atabiliyorsa, büyük hesap hataları yapıyor demektir. Böylesine hayati hataları yapmaya devam ederse sonuçta üzülen yine kendisi olur.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —