Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Erdoğan’ın yurtta barışa ne zaman ihtiyacı olacak?

Ruşen Çakır, İran savaşı ve bölgesel gerilimlerin Türkiye için ciddi risk oluşturduğunu belirterek, iktidar ile muhalefet arasındaki sert kutuplaşmanın ülkenin “iç cepheyi güçlendirmesini” zorlaştırdığını belirtti.

Erdoğan’ın yurtta barışa ne zaman ihtiyacı olacak?

Gazeteci Ruşen Çakır, Türkiye’nin İran merkezli bölgesel gerilim ve İsrail-Filistin çatışmasının yarattığı risklerle karşı karşıya olduğunu ancak ülkedeki siyasi kutuplaşmanın bu tehditlere karşı ortak bir tutum oluşturulmasını zorlaştırdığını söyledi.

Çakır, özellikle iktidarın muhalefete yönelik baskıları ve iç siyasi mücadelelerin “iç cepheyi zayıflattığını” savundu.

Meclis’te İran savaşı oturumu: “Beklenen bilgiler verilmedi”

Çakır, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Dışişleri ve Milli Savunma Bakanları tarafından İran savaşıyla ilgili kapalı bir bilgilendirme yapıldığını hatırlattı. Ancak geçmişte benzer toplantıların muhalefet açısından hayal kırıklığı yarattığını söyleyen Çakır, bu oturumda da çok kritik bilgilerin paylaşılmış olmasının zor olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin doğrudan güvenlik riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Çakır, iki roketin düşürülmesi ve Gaziantep ile Diyarbakır’a roket parçalarının düşmesi gibi olayların bölgedeki savaşın Türkiye’ye ne kadar yakın olduğunu gösterdiğini söyledi.

“Erdoğan doğrudan konuşmadı”

Çakır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran’ı dolaylı şekilde suçlayan açıklamalar yaptığını ancak böylesine kritik bir meselede doğrudan kapsamlı bir açıklama yapmak yerine bakanlarını görevlendirdiğini belirtti.

Başkanlık sistemi nedeniyle bunun zaman zaman tercih edilen bir yöntem olduğunu söyleyen Çakır, ancak mevcut bölgesel tehdidin çok daha ciddi olduğunu vurguladı.

 

Erdoğan'ın yurtta barışa

 

“Türkiye’nin iç cepheyi tahkim etmesi gerekiyor”

Çakır’a göre Türkiye’nin dış tehditlere karşı güçlü bir iç birlik oluşturması gerekiyor. İran’ın da en zayıf noktalarından birinin iç siyasi kutuplaşma olduğunu söyleyen Çakır, benzer bir durumun Türkiye’de de yaşandığını belirtti.

Çakır, Erdoğan’ın muhalefete “Ankara merkezli siyaset yapın” çağrısına rağmen CHP’nin Meclis’teki toplantıya yeterince katılım göstermediğini; bunun arkasında ise Silivri’deki davalar ve siyasi gerilimlerin bulunduğunu ifade etti.

Silivri ve muhalefet tartışması

Çakır, iktidarın muhalefetten Silivri’deki tutuklu siyasetçiler, özellikle Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanları konusunu gündemden düşürmesini istediğini söyledi. Ancak bunun muhalefetten “sessiz kalmasını ve iktidarı desteklemesini beklemek” anlamına geldiğini savundu.

Bu yaklaşımın güven vermediğini belirten Çakır, ülke dış tehditlerle karşı karşıyayken bile siyasi hesapların öne çıkmasının Türkiye’yi risk altında bırakabileceğini dile getirdi.

Hava savunması tartışması: S-400 ve Patriot

Çakır ayrıca Türkiye’nin hava savunma kapasitesine ilişkin tartışmalara da değindi. Geçmişte yaşanan S-400 krizi ve ABD yapımı Patriot sistemi tartışmalarını hatırlatan Çakır, bu konulardaki politikaların yeniden sorgulanması gerektiğini söyledi.

Berkin Elvan vurgusu

Konuşmasında Berkin Elvan’ın ölümünün 12. yıl dönümünü de hatırlatan Çakır, bu olayın Türkiye’de toplumsal barış açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Devletin olayla ilgili sorumluluğu kabul etmediğini ve yıllar içinde toplumdaki kutuplaşmanın daha da arttığını söyleyen Çakır, Türkiye’nin dış tehditlerle başa çıkabilmesi için önce hukuk devleti, eşitlik ve çoğulculuğa dayalı bir iç barış kurması gerektiğini vurguladı.

 

Kaynak: medyascope.tv



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER