Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Erdoğan'dan Suriye mesajları: Devlet içinde devlet olmaz; aynı hataları tekrarlayarak hiçbir yere varılamaz

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum. Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin. Nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin." dedi. 

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Ekonomideki gelişmelere ilişkin konuşan Erdoğan, Suriye'deki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, "Suriye'de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum." dedi.

Erdoğan'ın açıklamasından satır başları şöyle:

"Ödüllerini takdim edeceğimiz firmalara ve temsilcilerine teşekkür ediyorum. Türk müteahhitleri güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor.

Firmalarımızın iş disiplini örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır.

Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sektörün önemli uluslararası dergileri tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesi Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillemiştir. Yer alan firma sayıları itibari ile dünyada ikinci olduk.

Önceki yıl listede 43 firmamız varken bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. Bir başka çarpıcı rakam şudur; ilk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır.

Türkiye gelirler sıralamasında ise dokuzuncu sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20.8 milyar doları buldu.

Enflasyon yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankanızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibari ile 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim Etkisinden Arındırılmış İşsizlik oranımız son 31 aydır tek hane seyrini koruyor.

Ekonomide bu olumlu görünüm ticaret performansımıza da yansımaktadır. Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır.

Türkiye'nin önünde yeni kapılar açılıyor. Gazze'de mazlumlara sahip çıkmamızı, Suriye'de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızı, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz. Özellikle Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler hissedecek.

"Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz"

Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arap'ıyla, Türkmen'iyle, Kürt'üyle, Nusayri'siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödettirmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış; bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz.

Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum. Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin. Fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş 10 milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz.

"İnsani yardım taleplerini, Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"

Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükümetiyle yakın işbirliği içinde karşılıyoruz. AFAD'ımızın, Kızılay'ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor. Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.

"10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı"

Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum."



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER