Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'ne katıldı. Üniversitelerin ideolojik tartışmaların değil, nitelikli bilginin üretildiği merkezler olması gerektiğini belirten Erdoğan, “Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil; ideolojilerin harp meydanı, kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
“GENÇLERLE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ”
Aziz İstanbullular, Boğaziçi Üniversitemizin değerli yöneticileri, saygıdeğer hocalarım; yarınlarımızın teminatı sevgili genç arkadaşlarım, çok kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyor; bu anlamlı açılış töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Programımızı teşrif eden siz kıymetli misafirlerimize, özellikle de genç kardeşlerime, öğrenci arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bir araya gelmemize vesile olan Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızın mensuplarına, aynı şekilde Sayın Rektörümüzün şahsında üniversite yönetimine şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Konuşmamın hemen başında şu gerçeği açık yüreklilikle ifade etmek isterim: Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatım boyunca her zaman gençlerle yol yürümüş, gençlerin önünü açmaya gayret etmiş bir kardeşinizim. Ülkemizin istikbali olan gençlerle farklı vesilelerle sık sık bir araya gelmeye hassasiyet gösteriyorum. Bugün de aynı heyecanı ve sevinci yaşadığımı özellikle belirtmek isterim.
Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı, gözlerindeki ışığı ve kararlılığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, Türkiye Yüzyılı'na olan tutkumuzu sizlere baktıkça, gençlerimizle buluştukça daha da perçinliyoruz. Rabbim yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Buradaki genç arkadaşlarımla birlikte, kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlerimize Yüce Allah'tan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler niyaz ediyorum.

1 MİLYAR 150 MİLYON LİRALIK YURT YATIRIMI
Değerli misafirler; birazdan 210 kişi kapasiteli Vakıf Erkek Öğrenci Yurdumuz ile 706 kişi kapasiteli Kuzey Kampüs Kız Öğrenci Yurdumuzun resmî açılışını gerçekleştireceğiz. Öğrenci sosyal alanları, kapalı otoparkı ve diğer imkânlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine sunacağız. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçiren Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. İşçisinden mimar ve mühendisine, yurtlarımızın yapımında emeği geçen her bir kardeşimi canıgönülden tebrik ediyorum.
Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize üstün muvaffakiyetler diliyorum. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin gönül huzuruyla konaklayacağı, ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların; gençlerimize, üniversitemize ve şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Şunu da ayrıca sizlerle paylaşmak istiyorum: Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası iş birliklerinden akademik destek programlarına kadar oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. Toplam 916 öğrencinin huzur içinde barınacağı iki öğrenci yurdunu bu kadar kısa bir süre içerisinde nihayete erdirmek kolay bir iş değildir. Bunun için vakfımızın tüm mensuplarını ayrıca tebrik ediyor, her birine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.
Kıymetli misafirler, sevgili genç kardeşlerim; merhum Sezai Karakoç, bir yazısında şöyle diyor: "İnancımızı yöneten sadece zekâ değildir. Zekânın güçlenmişi ve olumsuzluklardan arınmışı akıl; ondan daha güçlüsü gönül; hepsinden daha da güçlüsü ruhumuz vardır." Üstadın yarım asır önce kaleme aldığı bu tespit, bugün daha da anlamlı hâle gelmiştir. Merhum Karakoç'un dediği gibi bizler dünyaya ve ötesine sadece bilgisiyle değil, hikmet ve hakikatle bakan insanlarız. Hikmeti ve hakikati müminin yitik malı olarak tarif eden inancımız, bizlere sürekli bir arayış içinde olmamızı emrediyor. Bunun yolunu Peygamber Efendimiz bizlere şöyle gösteriyor: "Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol ya da ilmi destekleyen ol; beşincisi olma, helâk olursun." Evet, işte tüm mesele budur. Meselenin özü bu kadar açık ve sade. Bizim için ilim, hikmete ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite; ilmin, fikrin, yani bilginin üretildiği ve işlendiği merkezdir.

