Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, bilim için "destek ve himaye" vurgusu yaptı. Erdoğan, savunma sanayii ve Sinop'taki füze denemelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak muhalefeti hedef aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül töreninde yaptığı konuşmasında bilimsel üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Bal bal demekle ağız tatlanmazsa, destek ve himaye yoksa bilim, kültür ve sanat gelişmez" dedi.
Sinop'taki füze denemelerine yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, "Sinop'taki füze denemelerimizi ‘balıklar tedirgin oluyor' diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü biz, muhalefet hâlâ anlamasa da milletimizin bilgisine, birikimine, çalışkanlığına ve çeşitliliğinden gelen kabiliyetine inanıyoruz."
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
"Değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödüllerimizi tevcih edeceğimiz bu müstesna tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz; sefalar getirdiniz. Sizlerin şahsında; ilim ve fikir dünyamıza önemli katkılar yapan, araştırmalarıyla, eserleriyle ve ortaya koydukları yeni bakış açılarıyla ufkumuzu aydınlatan tüm bilim insanlarımızı şükranla selamlıyorum.
Temayüz etmiş ilim erbabımıza ödüllerini takdim edeceğimiz bu kıymetli programın; ülkemiz, milletimiz ve bilim camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sözlerimin hemen başında, 11 Haziran'da ebediyete uğurladığımız Prof. Dr. Gazi Yaşargil hocamızı ve Türkiye Bilimler Akademisi'ne emek vermiş, fakat bugün aramızda olmayan tüm bilim insanlarımızı rahmetle yâd ediyorum.
Aday gösterilen çalışmaların incelenmesi, değerlendirilmesi ve ödül sahiplerinin belirlenmesinde yoğun emek harcayan hakemlerimize, komitelerimize ve Akademi Konseyi'ne teşekkür ediyorum.
TÜBA ödüllerimiz kapsamında bu sene birbirinden kıymetli 38 bilim insanımıza ödül ve beratlarını tevcih ediyoruz. TÜBİTAK bilim ve teşvik ödüllerimizi ise 8 farklı üniversitemizden 11 hocamıza takdim ediyoruz.
Elektrokimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden RNA biyolojisine; diş hekimliğinden nöroloji, tarih ve felsefeye kadar çok geniş bir yelpazede eser veren hocalarımızı başarılarından ötürü tebrik ediyorum.
Uluslararası Akademi Ödüllerimizi, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki önemli isme veriyoruz. Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödüllerimizi, Eczacılık Özel Ödülü de dâhil olmak üzere 28 genç akademisyenimize takdim ediyoruz. Dördü telif eser, üçü jüri özel ödülü, biri Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere sekiz hocamızı da Bilimsel Telif Eser Ödülü ile buluşturuyoruz.
Ödül alan hocalarımızın görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarına baktığımızda, hemen her birinin listede yer aldığını görüyoruz. Bu durum, farklı şehirlerdeki üniversitelerin bilim havuzuna katkı sunduklarının açık bir göstergesidir. Ödüle layık görülen tüm bilim insanlarımıza, şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Bilim dünyasına kazandırdıkları bu eserlerin, çok daha özgün ve nitelikli çalışmaların önünü açmasını temenni ediyorum.
İnsan, sorgulayan bir varlıktır. Bilimin en temel özelliği ise evrenselliğe dayalı olmasıdır. Dünyanın farklı yerlerinde üretilen bilimsel bilgi, etkileşim hâlinde sürekli gelişir ve güncellenir.
Bu alanda önde gelen ülkeler arasındayız. Astronomiye ilişkin çalışmalarımız, kendi zamanının çok ötesinde bir işleve sahip olan takvimlerle; su saatleri dâhil, birçok araçla birlikte bizde bin yıl öncesine uzanmaktadır.
Asırlar boyunca ilim erbabımız, kültür ve sanat erbabımız; gerek bu topraklara gerekse tüm insanlığa çok değerli hediyeler bırakmıştır. Hekimlerimiz, alimlerimiz, mimarlarımız, şairlerimiz, binlerce mahir el, bugünkü medeniyetin temellerini atmıştır.
Toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz. Bilime ve insanlığa geçmişte çok önemli katkılar yaptık, ama geçmişte takılıp kalmayacağız. Geleceğimizi bilimle inşa etmek zorundayız.
Bal bal demekle ağız tatlanmazsa, destek ve himaye yoksa bilim, kültür ve sanat gelişmez.
İnşallah sonraki kuşaklar da sizlerden ve kendi tarihlerinden aldığı bu engin mirası daha da geliştirecektir.
Sadece TÜBİTAK bünyesindeki akademik Ar-Ge destek programlarıyla, son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar TL kaynak tahsis ettik. Bilim insanı destekleri kapsamında ise aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanımıza 46,5 milyar TL destek sağladık.
Özel sektörde 28 bin 493 projeyi, 134 milyar liralık güçlü bir kaynakla destekledik. Bilim kültürünü ülkemizin her köşesine yaymak amacıyla, 2007'den bu yana 53 bin 394 projeye güncel rakamlarla 8,22 milyar TL destek verdik.
Savunma sanayii alanında geldiğimiz noktayı herkes görüyor. Pek çok ülkenin imrenerek baktığı çalışmalara imza atıyoruz. 2028-2029 yıllarında Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracak. Ülkemiz, bölgenin veri üssü konumuna gelecek. Dünyanın en iyileri arasında yer alacağımız bir lige yükseliyoruz.
Sinop'taki füze denemelerimizi ‘balıklar tedirgin oluyor' diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz. Çünkü biz, muhalefet hâlâ anlamasa da milletimizin bilgisine, birikimine, çalışkanlığına ve çeşitliliğinden gelen kabiliyetine inanıyoruz."

