Tarih: 19.09.2022 16:58

Ekonomik Krizin Gölgesinde Eğitim ve Paydaşları

Facebook Twitter Linked-in

***

1) Sermayenin soygun düzeninde ekonomik kriz durumu, ezilen yoksul kesimler için daimî bir gerçekliktir. Bugünlerde bunun biraz daha derinleşmiş hâlini yaşıyoruz. Özellikle orta sınıfların da bu kategoriye dâhil olmasıyla çarpıcı bir tablo çıkmıştır ortaya. Şüphesiz öğretmenler ve diğer eğitim çalışanları da bu sınıflara dâhildir; onlar da alın terlerine, emeklerine yabancılaştırılmıştır. Çok büyük oranlarda kendilerine benzer sosyal sınıfların çocuklarıyla birlikte yeni bir öğretim yılına başlayacaklar.

Takdir edilmelidir ki zorlu bir sürecin başındayız. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin zorunlu ve ideolojik olarak devlet kontrolünde olmasına dönük eleştiri ve itirazlarımızı bir kenara koyarak konuşalım: Paulo Freire’in işaret ettiği yoldan gitsin öğretmenler ve öğrencilerinin içinde yer aldıkları gerçekliğin eleştirisini yapabilmeleri için “ezilenlerin pedagojisi”nin imkânlarına odaklansınlar. Bu bilinci Nuri Pakdil’in eskimez uyarısıyla tahkim etsinler: “Öğretim yılı başlıyor, kolları bir kez daha sıvıyoruz. Yeniden yoksul, fukara çocuklara bilinç veriyoruz, umut dağıtıyoruz.” Bu soygun düzeninde en büyük çözüm önerisinin bu bilinci kuşanmak olduğuna inanıyoruz. 

 

HER BİR ÖĞRENCİ İÇİN VELİLER KORKUNÇ BİR MASRAFLA KARŞI KARŞIYA KALACAK

2) İlkokuldan üniversiteye kadar her bir öğrenci için veliler korkunç bir masraf yüküyle karşı karşıya kalacaklardır. Öğrenciler, bu masrafın altında kalan ailelerine karşı mahcubiyetle gidip geleceklerdir okullarına. Burada bir öfke birikecektir. Sabah kahvaltıda sağlıklı beslenemeyen, fahiş fiyatlardan dolayı okullarda karnını doyuramayan yavrularımız; KYK yurtlarında yer bulamayan, astronomik seviyelere ulaşan özel yurt ücretlerini karşılayamayan üniversite öğrencilerimiz hangi öğrenim faaliyetinin içinde sorunsuzca yer alabilecektir? Bu durumda öfke katlanacaktır.

Bu öfkenin, ülkedeki soygun düzeninin eleştirel zeminde kavranmasına vesile olması en temel arzumuzdur. Köklü ve kuşatıcı bakışlardan mahrum birtakım çözümleme ve önerilerde bulunma edimlerinin bir anlam ve karşılığı yoktur. Unutulmamalıdır ki en güçlü çözüm teklifi meselelerin doğru kavranışıdır.

 

Kaynak: perspektif.online




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —