‘Ebubekir, Medine eşrafıyla uğrayıp geçti’

Yusuf Ziya Cömert, İslam öncesi ve sonrasında Arapların kayalara yazdığı yazılardan hareketle “geçmişin geleceğin aynası olmasına dair” bizlere ufkumuzu açacak bir bakış açısı sunuyor.

‘Ebubekir, Medine eşrafıyla uğrayıp geçti’

Kervan yollarının konaklama yerlerindeki kayalara yazılan bin beş yüz yıllık yazılar anlaşılan Türkiye’de çok az kimseyi etkilemiş.

İlahiyat fakültelerinde konuya alaka gösteren yok.

Ya da belki var, benim haberim olmamış.

Dünyada ilgilenen var mı diye internette biraz dolaştım.

Mishigan Üniversitesi’nden Juan Cole ismine rastladım.

Cole, 2020 tarihli makalesinde son birkaç yıldır miladi 6. Ve 7. Yüzyıllara ait oldukları hakkında kuvvetli izlenim veren Arapça kaya yazıları bulunmaya başlandığını yazıyor.

Arapça kaya yazıları eski ama bu yazıların İslam veya Arap tarihi araştırmalarında kaynak olarak kullanılması yeni sayılır.

Cole de dostum Müfit Yüksel’in sık sık yaptığı gibi, yazıları keşfeden ve resimleriyle birlikte Twitter’da paylaşan Muhammed Abdullah el-Ruthaya el-Maghtavi’nn adını zikrediyor.

Cole, yazıcısının İslam öncesini çağrıştıran Abdi Şems isminden dolayı yazının nübüvvetten önce yazılmış olduğu kanaatine varıyor.

“Allahım, senin isminle, ben Rabbinin bağışlamasını dileyen Abdi Şems ibn Muğire’yim.”

Cole, buradan hareketle Arapların İslam’dan önceki dini durumlarıyla ilgili fikir yürütüyor. Arapların o yıllarda ‘henoteist’ olduğunu yani bir tanrıya inanmakla birlikte başka tanrılar da edindiklerini anlatıyor.

Yunan tanrılarıyla Arap tanrıları arasındaki geçişmeyle ilgili söyledikleri dikkat çekici. Doğu Romalı Arapların ’Uzza’ diye adlandırdıkları tanrının büyük ihtimalle ‘Venüs’ olduğunu söylüyor.

Müfit Yüksel Abdişems İbn Muğire’nin Halid Bin Velid’in amcası olduğunu ve Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olduğunu belirtiyor.

Cahiliyye devrine ait kaya yazılarından bir ilgi çekici bir örnek, Hattat Yusuf Bilen tarafından Müfit Yüksel’e gönderilmiş. İkisi, Taif civarındaki yüksekçe bir kayaya alt alta yazılmış.

Üstteki Uhud şehidi Hz. Hanzala’nın. Bir Hadis-i Şerif’te Hanzala’yı meleklerin guslettirdiği rivayet ediliyor.

34.jpg

“Bismike Rabbena.” “Rabbimiz isminle.”

“Ben Hanzala bin Abdi Amr, Allah’a iyilikle itaat üzre olmayı tavsiye ediyorum.”

Hemen altına da Abdullah bin Süfyan aynı şeyi yazmış.

Tebük Hisma’da Müfit Yüksel’in “İslami döneme ait tespit edebildiğimiz en eski kaya yazıtı” olduğunu söylediği bir yazı da (Hicri 8. Yıl.) Hz. Ebubekir’e ait.

“Ebubekir, Medine ehlinin eşrafı ile uğrayıp geçti. Onlar için dua edene Allah Rahmet eylesin.”

Medine’nin badiyesinde Hz. Ömer’e ait bir yazı bulunmuş.

“Allah, dünyada ve ahirette Ömer bin Hattab’ın velisidir. Allah’tan başka ilah yoktur.”

Hz. Osman’ın hilafetinde Kur’an-ı Kerim’i Mushaf haline getiren heyetin reisi Zeyd bin Sabit’in kayalara yazdığı dua çok güzel.

“Allahım, Zeyd bin Sabit’i bağışla. Bu yazıyı okuyup sonra âmin diyeni de bağışla. Âmin. Alemlerin Rabbi. Musa’nın ve Harun’un Rabbi. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allahım duamı işit ve kabul et. Muhakkak sen işiten, görensin.”

İmam Cafer-i Sadık’ın Mekke civarında bulunmuş bir yazısı da bir duadan ibaret.

Müfit Yüksel Türkçe, İngilizce ve Kürtçe tercümelerini de vermiş.

Tabii ki paylaşımından dolayı Muhammed Athar’a teşekkür etmiş.

İmam Cafer’in yazısı şöyle:

“Ben Cafer bin Muhammed. Her mü’mine Allah’tan sakınmayı, O’na itaatle amel etmeyi, takdirine rıza göstermeyi, sıkıntı ve kederlere sabretmeyi, O’nun ihsan ve bağışlarına şükretmeyi ve O’na tevekkül etmeyi tavsiye ediyorum. Ve bunu Şaban ayından on gece geçmişken 110 senesinde yazdı.”

Bunlardan yüzlerce, belki binlerce var.

Müfit Yüksel’i tebrik ediyorum.

Bizim mollalarımızın bunlara alaka göstermemesini de yadırgıyorum.

33.jpg