Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Düşünce ve Sanat Kitaplığı: Açık Parantez

Kitap Haber’den Ülker Gündoğdu, sosyolog yazar Bilal Can’ın, yazar ve şair Ethem Erdoğan ile şiiri odak noktası olarak başlattığı söyleşileri içeren “Açık Parantez” adlı eseri değerlendirdi.

Düşünce ve Sanat Kitaplığı: Açık Parantez

"İnsan, devasa bir çarkın içinde dönen bir dişli gibi hissetmeye başladı; kalabalık içinde bile derin bir yalnızlık ve anlamsızlık duygusuyla kuşatıldı."

Açık Parantez, Bilal Can ve Ethem Erdoğan'ın kalemlerini buluşturarak Çıra Yayınları tarafından okura sunuldu. Açık Parantez, şiir ve çağdaş insan deneyimi üzerine odaklanan disiplinler arası bir eser olarak tanımlayabiliriz. Kitap doğrudan bir şiir inceleme kitabı değil; daha çok şiiri, modern yaşamın toplumsal ve bireysel dinamikleriyle ilişkilendirerek tartışan nehir söyleşisi tarzında, belirli bir akış içerisinde kurgulanmış.

Kısa ama yoğun hacmine rağmen şiir ve insan gibi büyük temaları derinlemesine tartışma niyeti taşıyor eser. Yazarların sosyolojik ve edebî perspektifleri bir araya geliyor bu eserde. Bu durum şiirin farklı bir boyutta ele alınmasına; edebî formu sadece sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal ve bireysel kurtuluş aracı olarak da irdelemeye imkan sağlıyor.

"Hayatın her alanının algoritmalarla ve verimlilik odaklı sistemlerle yönetilmesiyle, insan kendi ritminden koptu. Yaratıcılığın yerini tekrarlanabilir, ölçülebilir görevler aldı." Yazarlar, eserin temelinde modern çağın getirdiği yabancılaşma, mekanikleşme ve bireyin anlam arayışı gibi meseleleri ele alıyor. Bununla birlikte şiirin estetik boyutuna sosyolojik ve felsefi bir perspektiften yaklaşarak, şiirin insan olma mücadelesinde nasıl bir çıkış imkânı sunduğunu tartışarak ilerliyor.

"Modern çağ, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ilerleme ve konfor sunarken aynı zamanda insanlığı derinden sarsan yabancılaşma ve mekanikleşme şartlarını da beraberinde getirdi." Modern çağ ve yabancılaşma eser de modern toplum yapısının bireyi hedef almayan bir çark gibi nasıl mekanikleşmeye ittiği üzerine düşünceleri öne çıkarıyor. Bu perspektif, marjinalleşme, yalnızlaşma ve anlam kaybı gibi kavramlar üzerinden aktarılıyor.

"Bu çağın yabancılaştırıcı ve mekanikleştirici şartlarında şiir hem kişisel hem de toplumsal düzeyde insanın özne olarak varlığını sürdürmesinin imkânlarını araştırmakta ve insan için bir çıkış noktası olmaktadır." Şiirin rolünü yazarlar, şiiri sadece estetik bir edebî form olarak değil, aynı zamanda insanın kendi varoluşunu bulma aracı ve toplumsal ritimle yeniden bağ kurma çabası olarak tartışıyorlar. Şiir, metinde kişisel ve toplumsal kurtuluşu mümkün kılan bir söylem alanı olarak konumlanıyor.

Nehir Söyleşi biçimi eserin, klasik akademik metinlerden ziyade söyleşi havasına yakın bir üslupla yazılmış olduğunu gösteriyor. Fikirler nehir gibi akışkan biçimde ilerliyor. Bu da kitabı hem düşündürücü hem de daha konuşur bir metin hâline getiriyor.

Üslup ve yaklaşımıyla düşünsel ve karşılıklı diyalog ağırlıklıdır. Eserede sabit bir kurgu yok; fikirlerin birlikte tartışıldığı bir söyleşiler döngüsü var. Sade ama kavramsal şekilde, akıcı ve kısa olmasına rağmen kapsadığı konular yoğun bir teorik derinliğe sahip. Disiplinler arası bir yaklaşım kendini göstermekte; edebiyat, sosyoloji ve felsefe gibi farklı alanlardan kavramlar eşzamanlı olarak ele alınıyor.

Okur beklentisini belirlemek de önemli; eğer şiir başka bir metin biçimi olarak okunsun istiyorsanız, eser bu ihtiyacı direkt karşılamıyor fakat bir şiir düşüncesi ortaya koyuyor, şiirin neliğine, anlamına, etkisine dair ayrıntılı açıklamalar mevcut. Metin daha çok teorik ve eleştirel okuma isteyen okurlar için ideal.

Açık Parantez, şiir, birey ve toplum ilişkisi ve modern yaşamın getirdiği psikolojik ve sosyal deneyimlerin bir arada tartışıldığı düşünsel bir eser. Edebî metin arayışından ziyade, şiirin anlamını yeniden sorgulayan bir söyleşi olarak okunuyor. Modern okurun yabancılaşma, ritim kaybı ve özgünlük gibi konulara dair düşünceler geliştirmek isteyenler için zengin bir içerik sunuyor.

"Şiir estetik bir mesele olduğu kadar insan kalma mücadelesinin sosyolojisi ve anlamını barındıran bir anlam kapsülüdür." Şiirin, yalnızca estetik bir metin değil, insanın kendi varoluşunu anlamlandırma aracı olduğuna vurgu yapılıyor. Modern toplumun birey üzerindeki yabancılaştırıcı, mekanikleştirici etkileri şiir açısından eleştirel bir bakışla tartışılıyor. Kitap, bu çerçevede şiir, toplum ve birey ilişkisini, çağın sıkıştırıcı koşulları altında nasıl sürdürülebilir kılınabileceğini sorgulatıyor.

Açık Parantez'i merkeze alarak kitabın felsefesini, şiir anlayışını, modern insan deneyimini ve bunların güncel edebiyatla ilişkisini daha derinlikli biçimde ele alınacak olursa, eserin söyleşi ve düşünce yapısını esas alan yorumlayıcı bir okuma sağlıyor. Eserin felsefesi, insan kalma mücadelesi olan düşüncesidir. Açık Parantez'in temel felsefesi, modern çağda insanın özne olma vasfını kaybetme tehlikesi etrafında şekilleniyor. Eser, insanı merkeze alan hümanist bir çizgide duruyor; fakat bu hümanizm romantik değil, eleştirel ve sorgulayıcıdır.

Açık Parantez metaforu, felsefi olarak bir duraklama, askıya alma ve yeniden düşünme alanına parantez açıyor. Yazarlar, modern hayatın kapatılmış, kesin, hız odaklı yapısına karşı şu önerilerde bulunuyor; hayatın otomatik akışını kesmek, dayatılan anlamları askıya almak, insanın kendisiyle yeniden konuşabileceği bir boşluk açmak. Bu yönüyle kitap, Heideggerci "düşünmeye çağrı" ile Hannah Arendt'in "düşüncesizlik" eleştirisi arasında bir yerde duruyor. İnsan düşünmeyi bıraktığında, yalnızca işleyen bir mekanizmaya dönüştüğünü hatırlatıyor.

Şiir kuramıyla şiir bir metin değil, bir imkândır. Açık Parantez'in şiir anlayışı, şiiri salt edebî bir tür olmaktan çıkarıyor. Kitapta şiir; bir estetik ürün değil sadece bir varoluş imkânı, bir direniş biçimi olarak konumlanıyor.

Şiir ve ritim ile yazarlar, modern çağın en büyük sorunlarından birini de ritim kaybı olarak görüyor. Şiir ise; insana kendi iç ritmini hatırlatan, zamana karşı yavaşlatıcı bir güç, fayda ve verimlilik dışı bir alan açan bir pratiktir. Bu yaklaşım, Henri Lefebvre'in ritim analizi ve Byung-Chul Han'ın hız ve toplum eleştirisi ile örtüşüyor. Şiir, bu anlamda işe yaramayan ama tam da bu yüzden insanı kurtaran bir edimdir.

Şiir, piyasa mantığına, algoritmalara ve ölçülebilirliğe karşı konumlanır. Şiir; ölçülemez, verim üretmez, hızlanmaz. Dolayısıyla şiir, sistemin diliyle konuşmayan bir dildir. Bu, şiiri politik bir alan hâline getiriyor; ancak sloganla değil, sessizlikle ve yoğunlukla. Modern insanın deneyimi; yabancılaşma, yalnızlık, anlam kaybı olan eserde çizilen modern insan profili; sürekli meşgul, sürekli bağlantıda ama derin bir yalnızlık içinde. Mekanikleşme, insan artık "yaşayan" değil, "işleyen" bir varlık gibi sunulur. CV'lere, verilere, performans ölçütlerine indirgenir. Bu noktada Açık Parantez, Marx'ın yabancılaşma kavramını güncelleyerek ele alıyor; yabancılaşma artık sadece emekle değil, zamanla ve duyguyla ilgilidir.

Anlamın dağılmasıyla modern insan çok şeye sahiptir ama çok az şey anlamlıdır. Eser, bu dağılmaya karşı şiiri bir toparlanma alanı olarak öneriyor. Şiir, anlamı vermez; anlam arayışını mümkün kılar. Güncel edebiyatla ilişkisinde Açık Parantez, güncel edebiyatta üç önemli eğilimle doğrudan ilişkilidir: Şiirin kuramsal geri dönüşü. Son yıllarda şiir sadece yazılmıyor, yeniden düşünülüyor. Bu eser, şiir poetikalarına, şairin toplumdaki yerine, şiirin işlevine dair bir düşünme metni olarak okunuyor.

Bu yönüyle İsmet Özel'in poetik metinleri, Hilmi Yavuz'un düşünce yazıları ve Sezai Karakoç'un medeniyet ve şiir ilişkisiyle aynı konumu paylaşıyor. Deneme ve söyleşi türünün güçlenmesinde romanın ve klasik türlerin yorgunluğu karşısında, Açık Parantez gibi metinler; deneme, söyleşi, düşünce yazısı arasındaki sınırları bilinçli olarak belirsizleştiriyor. Bu, çağdaş edebiyatın melezleşme eğilimiyle uyumlanıyor. Yavaş edebiyat arayışı hızlı tüketilen metinlere karşı, bu eser; yavaş okunur, tekrar düşünülür, altı çizilerek ilerler. Bu da onu güncel ama akışa direnen bir eser kılıyor.

Sonuç olarak Açık Parantez, okura cevap vermiyor, okuru soruya geri çağırıyor, şiiri bir tür değil, bir hayat imkânı olarak sunuyor, modern insanın sıkışmışlığına karşı küçük ama derin bir boşluk açıyor. Bu nedenle eser, şiir okuru kadar düşünce okuruna, hatta okumaktan çok düşünmeye ihtiyaç duyan herkese hitap ediyor.

Bilal Can ve Ethem Erdoğan

Açık Parantez

Çıra Yayınları

Basım Yılı: 2025

Sayfa Sayısı: 96

Tür: Edebiyat / Söyleşi / Düşünce

 

Kaynak: kitap haber



Anahtar Kelimeler: Düşünce Sanat Kitaplığı: Parantez

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER