Oxford Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ezgi Başaran, rejim değişikliğinin ardından yeni bir kitap için araştırma amacıyla gittiği Şam’da bir hafta geçirdi ve Medyascope’ta Ruşen Çakır’a izlenimlerini aktardı. Kürtler, Araplar ile Türkler arasındaki kesişim noktalarını araştırmak için Şam’ı seçtiğini belirten Başaran, başkentte topladığı bilgilerin kendi önyargılarının büyük bölümünü sarstığını vurguladı. Başaran’ın gözlemleri, kentle ilgili yaygın algıların çoğunu çürütür nitelikteydi.
“Şam sokaklarında İstanbul’da nasıl dolaşıyorsam öyle dolaştım” diyen Başaran, bir an bile rahatsızlık hissetmediğini söyledi. Kadınların şehrin her köşesinde görünür olduğunu aktaran Başaran, anne-kız gruplarından dörtlü-beşli sohbet halkalarına uzanan canlı bir kamusal yaşam gözlemlediğini anlattı. Suriyeli kadınların batılı bakışın ima ettiği biçimde bir “kurtarılmaya ihtiyaç duymadığını” vurgulayan Başaran, “Onlar kendilerini şehrin tam ortasına kazımış durumdalar” dedi.
“İslamcı hava yok, gece hayatı sürüyor”
Başaran, Şam’da İslamcı bir atmosfer olmadığını kesinlikle vurguladı ve kentte, dışarıdan kapalı görünen, akşam 11’den itibaren kapı açan iki-üç bar ile disko niteliğinde mekânların işlev gördüğünü aktardı. Osmanlı konaklarından dönüştürülen restoran ve kafelerin kalabalık olduğunu, nargile kültürünün canlılığını koruduğunu anlatan Başaran, mekânlarda Türkçe parçaların çalındığını da ekledi. “Nihat Odabaşı’nın kliplerine hayatımda ilk kez Şam’ın kafelerinde rastladım” diyen Başaran, kentteki kültürel dinamizmin kendisini şaşırttığını belirtti.
HTŞ’nin İdlib’den Halep üzerinden Şam’a geldiği ilk on günde, çoğunluğu yabancı uyruklu sakallı savaşçıların ellerinde uzun namlulu silahlarla çarşılarda dolaşmasının ciddi rahatsızlık yarattığını aktaran Başaran, bu dönemin kısa süre içinde kapandığını söyledi. Savaşçıların yalnızca başkanlık sarayı çevresindeki belirli noktalarda konuşlandığını gördüğünü belirten Başaran, “Şam’ın ana arterlerinde dolaşmakla İstanbul’un İstiklal Caddesi’nde dolaşmak arasında en ufak bir fark yok” dedi.

