Tarih: 23.01.2022 12:35

Dilbilimcilerden Kürtçe seçmeli ders mesajı: Olanakları sonuna kadar kullanmak gerek

Facebook Twitter Linked-in

K24 Türkçeden Adem Özgürün konu ile ilgilihaberi

Seçmeli Kürtçe derslerin tercih edilmesinin ve konuyla ilgili sürdürülen kampanyanın önemli olduğunu vurgulayan Kürt dil bilimciler, yine de 2 saatlik eğitimin eksik olduğunu ve temel meselenin anadilde eğitim olduğunu dile getiriyor.

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 2012'de müfredata alınan Kürtçe seçmeli ders için bu yıl ciddi kampanyalar yapılıyor.

MEB’e bağlı ortaokullarda 2022-2023 Eğitim ve Öğretim Yılı döneminde okutulacak seçmeli dersleri tercih süresi 7 Şubat’ta sona ererken, Eylül 2012’den bu yana 5, 6, 7 ve 8. sınıflar için "Yaşayan Dil ve Lehçeler" adı altında Kürtçenin Kurmanci ve Zazaki lehçelerinde seçmeli dersler için başvurular yapılabiliyor.

Kürt kentlerinde pek çok gazeteci, yazar, siyasetçi ve STK seçmeli derslerle ilgili ailelere çağrıda bulunarak, 7 Şubat’ın son gün olduğuna işaret ediyor.

NADİRE GÜNTAŞ ALDATMAZ: KAMPANYALAR VELİLERE DUYURULMALI

“Tehlike Altındaki Bir Dil: Kırmancca / Zazaca” kitabının yazarı, Dr. Nadire Güntaş Aldatmaz, seçmeli Kürtçe dersi hakkında başlatılan kampanyayı gerekli ve önemli bulduğunu belirtti.

K24’e konuşan Dr. Aldatmaz, “Ancak sosyal medya üzerinden yürütülen bu kampanyanın halka ne düzeyde ulaştığı ve karşılık bulduğu tartışılır. Muhataplarına daha büyük oranda ulaşmak için farklı alanlarda da bu kampanya yürütülmeli. Örneğin, Kürtçe (Kurmancî ve Kirmanckî/Zazakî) dersini seçenlere bazı kurum ve kişilerden aylık harçlık, kitap vs. desteği önerildi, bu çok önemli ve etkili bir yöntem, bence öğrencilerden ziyade bu kampanyalar velilerine duyurulmalı” dedi.

Dr. Nadire Güntaş Aldatmaz, “Gerçekçi olmak gerekirse, birçok ailenin bu konuyu önemsemesi dilin ekonomik getirisine bağlı” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlarımızın şunu bilmesi lazım ki Kürtçe dersini seçersek zamanla bu alanda öğretmen gereksinimi artacak ve bu alanda eğitim gören çocuklarımızın istihdam edilme olasılığı doğacak ve Kürtçeyi iyi düzeyde öğrenenler de bu alandaki eğitim-öğretim faaliyetlerine katılabilecek. Bununla beraber bir dilin/kültürün varlığını sürdürmesi olasılığı da artmış olacak. Bazıları bunun ‘seçmeli ders’ ile olamayacağını düşünüyor olabilir ama elimizdeki olanakları sonuna kadar kullanmak gerektiğine inanıyorum.”

DR. İNCEKAN: KÜRTÇEYE YÖNELİK YASAK BİRÇOK VEHÇEYLE SÜRÜYOR

Dilbilimci ve Kürdolog Dr. Abdullah İncekan, “Kendi kadim toprakları üzerinde yaşayan bir millet için iki saatlik seçmeli bir dersin normal şartlarda pek değeri yoktur” diyerek, “Zira bu süre bir dilin öğrenilmesi açısından, yani pedagojik açıdan çok yetersiz. Diğer taraftan bir milletin hak ve hukuku açısından bakıldığında böyle bir süre o milletle alay etme anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

K24’e konuşan Dr. Abdullah İncekan, “Fakat biz Kürtler açısından bu ders itirazlara rağmen çok değerli, çünkü en basit tabirle Kürtçenin backgroundunda bir asrı geçen bir kriminalize edilme hali mevcut. Kürtçe, dünyada eşine pek rastlanılmayan dil yasağı uygulamasından geçti ve bu yasak birçok veçhesiyle halen devam etmektedir” dedi.

“VARMAMIZ GEREKEN YER KÜRTÇENİN RESMİ DİL OLMASIDIR”

“Bu kadar büyük baskılara uğrayan bir dilin doğal karşılanması, meşru görülmesi açısından okullarda seçmeli ders çerçevesinde bile olması önemli” diyen İncekan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İki saatlik bir dersin, üstelik bürokrasinin desteğinden yoksun böyle bir dersin bütün hızıyla devam eden asimilasyona karşı koyma gücü sıfıra yakın bir noktadadır. Dolayısıyla bu derse Kürtçenin resmi dil olması için kullanılması gereken bir çıkış noktası olarak bakmak gerekir. Zaten varmamız gereken nokta da orasıdır: Kürtçenin resmi dil olması! Irak anayasası bu bakımdan bizim için çok önemli. Kürtlerin bu anayasaya iyi bakmaları gerekir.”

Öte yandan seçmeli Kürtçe dersle ilgili sosyal medyada yürütülen kampanyaya değinen İncekan, şunları kaydetti:

“Sosyal medya üzerinden bu kampanyanın yürütülmesi çok değerli. Yaşadığımız şartlardan dolayı partiler, gruplar üstü kurumlarımız yok denecek kadar az. Bundan dolayı da bir millet olarak meşru olan haklarımız, sürekli olarak belli pazarlıkların nesnesi olma durumuyla karşı karşıya kaldı. Halbuki kurumlarıyla beraber sivil bir toplumumuz olsaydı biz bu insani haklarımıza belki daha erken kavuşabilirdik. Bu son kampanya sözünü ettiğim partiler üstü, ideolojiler üstü, siyasi mülahazalar üstü bir görünüm arz etti ve siyasete yön verdi. Böylece çok ciddi bir işlev gördü. Doğal olması hepimizin sahiplenmesini kolaylaştırdı.”

“Sosyal medyayı Kürtçenin hayatın diğer bütün alanlarında kullanılması için gereken önemli bir platform olarak kullanmalıyız” diyen Dr. İncekan, “Ama bunu dijital dünyanın bir parçası olarak görüp diğer alanlara da yüklenmek gerekir. Tabi büyük taleplere yön verip vermeyeceğini şu an söylemek pek mümkün değil çünkü Ortadoğu’da 24 saat bile bazen uzun bir süre oluyor” şeklinde konuştu.

FARQİNİ: ASIL OLAN KÜRTLERİN KENDİ ANADİLLERİNDE EĞİTİM GÖRMELERİ

2132 sayfalık Kürtçe-Türkçe sözlüğün yazarı, Kürt dilbilimci Zana Farqini, seçmeli Kürtçe derslerin tercihi ile ilgili şu görüşleri paylaştı:

“Her şeyden bir hak olarak tanınan bu seçmeli dersin Kürt ebeveynlerince teşvik edilmesi gerektiğine inanıyorum. Zira sadece Kürtçe konuşmak yetmiyor, aynı zamanda bu dilde okumak ve yazmak da gerekiyor. Tabii ki Kürtçenin durumunu göz önünde bulundurduğumuzda seçmeli dil derslerinin Kürtçe için yeterli olmayacağını öteden beri söyleyegeldik. Asıl olan Kürtlerin kendi anadillerinde eğitim görmeleridir.”

K24’e konuşan Farqini, “Kuşaklar arasında var olan dil yetiminin önüne geçilmeyeceğine inanıyoruz. Buna rağmen de 2012’den beri yürürlükte olan bu kazanılmış bir hakkın da kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Bu şekilde insanların kendi dillerine, kültürlerine daha yakınlaşacaklarını ve dili gelişimine de pozitif etkide bulunacağına inanıyoruz” dedi.

Dilin toplumsal barışa hizmet edecek bir noktada olduğun kaydeden Farqini, “Çünkü Kürtçe Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze değin yasaklanmış bir dildir; hâlâ kriminalize ediliyor, bu dille yayın yapan, bu dille yazan, konuşan insanların nelere uğradıkları hepimizin malumu. Bu psikolojik bariyerin aşılması açısından da Kürtçenin görünür olması açısından da önemlidir” dedi.

“TALEPLER ÇEŞİTLİ GEREKÇELERLE ENGELLENDİ”

Sürecin 10 yıldır devam ettiğini anımsatan Farqini, “Başlarda mesele anadilde eğitim meselesiydi ama konu gele gele seçmeli derslere getirildi” diyerek, şunları vurguladı:

“O yüzden Kürt siyaseti ya da Kürtlerin önde gelen partileri ve kurumları buna karşı çıktı, bunu protesto etti. Bu hak yürürlüğe girdikten sonra öğretmen atamaları ve gerekli fiziki şartların oluşturulması gibi konular hep tartışılagelen şeyler oldu. Her yıl 1-2 öğretmen atanıyor. Neden? Gerekçeleri şu: ‘Bu dile talep olmadığı için atamalar az oldu!’ Ondan önce de insanlar formları doldurduğu, dili seçtiği halde ‘öğretmen ve koşullarımız yok ya da yeterli başvuru yok’ denilerek bu talepler engellendi.”

“KUŞAKLARARASI DİL YETİMİ GİTTİKÇE BÜYÜYOR”

Hala benzer uygulamaların sürdüğüne işaret eden Farqini, “Öğrencilerden ve ebeveynlerden habersiz okul yönetimi tarafından formların doldurulduğu, birtakım derslerin seçildiğini görüyoruz. Geçmiş yıllara kıyasla bu yıl bir bilinçlenme, bir algı oluştu” şeklinde konuştu.

Sosyal medyadaki kampanyaya ve yapılan paylaşımlara değinen Farqini, “Dile sahip çıkma noktasında kampanyalar söz konusu oldu. Çünkü kuşaklararası dil yetimi gittikçe büyüyor. Ebeveynler dillerini gelecek kuşaklara aktarma noktasında sıkıntılar çekiyor, dilin geleceğinin olup olmadığının göstergesi çocuklar ve gençlerdir. Eğer çocuklara ve gençlere bir dil aktarılamıyorsa o dilin geleceğinden bahsetmek sıkıntılı olur” dedi.

SEÇMELİ DERS VE SÜRDÜRÜLEN KAMPANYA

MEB, önceki yıllarda Kürtçeyi tercih edenlerin sayısının az olduğu gerekçesiyle yılda en fazla 2-3 Kürtçe öğretmeni atadı.  

2011 yılından beri Mardin, Bingöl, Muş, Van ve Diyarbakır üniversitelerinde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde mezun olanların yanı sıra, Kürtçe üzerine tezli ve tezsiz yüksek lisans yapmış 2 binden fazla Kürtçe öğretmeni bulunuyor.

Çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve parti kampanya düzenlerken, Kürt aydınları ile Kürtçe öğretmenleri de velilere seçmeli ders olarak çocuklarını Kürtçeyi tercih etmeleri konusunda yönlendirmeleri çağrısında bulundu.

Kampanya özellikle sosyal medyada büyük destek görüyor.

RAWEST RAPORU: KÜRTÇE UNUTULUYOR

Bu arada Kürtçenin ilkokul ve lise düzeyinde hala yasak olması, milyonlarca Kürt’ün anadillerini unutmasına neden oluyor.

Rawest Araştırma’nın raporuna göre ebeveynler ve çocukları karşılaştırıldığında Kürtçe kullanımının 1/3 oranında azaldığı görülüyor, Türkçe kullanımı oranı ise artış gösteriyor.

Eylül - Ekim 2019’da yapılan araştırmaya göre ebeveynlerin büyük oranı Kürtçe biliyorken, Kürtçeyi hiç bilmeyenlerin oranı yüzde 6.

Araştırmaya göre ebeveynler, Kürtçeyi kendilerinin de aktif olmasını gerektiren kitap okuma gibi alanlarda çok az kullanırken, Kürtçe müzik dinleme ve video izleme gibi tek yönlü iletişimde daha yoğun kullanılıyor.

Ayrıca araştırmada ebeveynlerin büyük çoğunluğunun çocuklarının Kürtçe öğrenmesini istediği aktarıldı ve bunun için sarf edenlerin oranının 1/3 olduğu belirtildi.

Araştırmaya göre her 4 kişiden 1’i, çocuğunun Kürtçe öğrenmesi için herhangi bir çaba sarf etmediğini söyledi. Ayrıca ebeveynlerin anne ve babalarıyla Kürtçe konuşma oranı yüzde 48 iken, bu oran çocuklarda yüzde 13.

Araştırmaya katılan ebeveynler ve çocukları karşılaştırıldığında Kürtçe kullanımının 1/3 oranında azaldığı görülüyor, Türkçe kullanımı oranı ise artış gösteriyor. İki dilin birlikte kullanıldığı durumda süreç Türkçe’nin artışı, Kürtçenin azalışı şeklinde ilerliyor.

Diğer yandan ebeveynlerin büyük çoğunluğu çocuklarını Kürtçenin eğitim sürecinde yer aldığı bir okula göndermek istiyor. Yaklaşık 3/4'ü Kürtçenin Türkçeyle birlikte resmi dil olarak kabul edilmesini talep ediyor.

Ayrıca Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) hazırladığı Tehlikedeki Diller Atlasına göre Kürtçenin Zazaki lehçesi yakın gelecekte yok olma riski ile karşı karşıya.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —