medyascope.tv’den Özgecan Özgenç’in, “konu ile ilgili” haberi…
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, haftalık grup toplantısında çözüm sürecine dair itirazlarını sürdürürken İran savaşına dair konuştu. Bölgesel tehditler artarken, sürecin Türkiye’yi kırılganlaştırdığını savunan Dervişoğlu, partisinin tutumunu ve önerilerini açıkladı.
Nevroz mitinglerine tepki, CHP’ye eleştiri
Dervişoğlu “Sen baharı ‘Nevruz’ diye mi karşılıyorsun, ‘Nevroz’ diye mi karşılıyorsun, bizim meselemiz bu değildir” diyerek başladığı sözlerine Nevroz mitinglerindeki manzaralara tepki gösterdi:
“Bir grup etnik saplantılı şımarık, Türkiye’nin dört bir yanında gövde gösterisi yapıyor. Eli kanlı katili övüyor, cümle aralarında da Türkiye’yi ve Türk milletini tehdit ediyorlar. ‘Bursa’yı Amed’e çeviririz’ diyor, provokatif aymaza bak. Bu vatanın Bursa’sını, Diyarbakır’ından ayırmaya kalkanların cüretine bak. Sıfatı meclis başkanı olan zat da ‘Bu süreç başarısız olursa, Türkiye’de sivil siyaset bunun altında kalır’ diyor. Sen Türkiye’yi darbeyle mi tehdit ediyorsun? Tabii şaşırmaya gerek yok, bunu komisyon kurmakla görevlendiren, sözde meclis başkanvekilini de emireri olarak kullanıyor.
Süreciniz batsın, anlayışınız batsın, hainliğiniz batsın. İnsan yakmış adamlar, barış diye nara atıyor olanlara bakar mısınız? TUSAŞ’ı basanlar kahraman ilan ediliyor, vaziyete bakar mısınız. Türkiye’yi yakmaya çalışanlar, emin olun her zaman kendini yakmıştır. Buna teşne olanların haberi olsun.”
Diyarbakır’da Nevroz mitingine CHP Genel Başkanı Özgür Özel mesaj göndermiş, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise İstanbul mitinginin ardından bir mesaj paylaşmıştı. Dervişoğlu isim vermedi ancak “Meydanlarda olan, bir de meydanlarda olanları kutsayan var. Oralara mesaj, temsilci gönderen var. Onları görmediğimizi kimse zannetmesin. Zamanı gelince kiminle hesaplaşılacaksa onunla hesaplaşılacağını da bu millet iyi bilsin” diye eleştirdi.
“Türk sorunu var”
AKP’li olmayan, Cumhur İttifakı’nı alkışlamayan herkesin ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünü söyleyen Dervişoğlu, adına “Kürt sorunu” demeden bir sorun tarifi yaptı. Doğu ve güneydoğu bölgelerinin yüksek ekonomik potansiyele ve uluslararası ticaret fırsatlarına sahip olduğunu söyleyen Dervişoğlu “Bu fırsatlara kafa yormak, GAP’ı tamamlamak yerine uğraştıkları işlere bakın. İşleri güçleri Kürtlere vasi tayin etmek, teröristbaşına statü aramak. Tarımı ve hayvancılığı bilinçli olarak bitirdiler. Ülke et krizi yaşıyor, meralar bomboş ama biz katillere statü derdindeki süprüntülerle uğraşıyoruz” diye konuştu.
Dervişoğlu şöyle devam etti:
“Kimse alınmasın, bu ülkede vatandaşlık sorunu var. Cumhuriyet mefhumuna düşmanlık güdenlerin; ağacıların, beycilerin, biatçıların, örgütçülerin türlü biçimlerde yol açtığı bir yurttaşlık sorunu var. Yani Türk sorunu var. Bu soygun düzenine, bu yağma düzenine, adaletsizliğe, istibdata itiraz ediyorsak ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz. Türkiye’nin acil çözüm bekleyen sorunu budur. Bunun da çözümü sandıktır. Bu sistemin bir an önce değişmesidir. Parlamenter sistemin yeniden inşasıdır. Biz bunun kavgasını veriyoruz.”
“Türkiye savaşa bulanıklaştırılmış halde yakalandı”
Dervişoğlu, İsrail ve İran arasındaki yıllardır süren yıpratma savaşının ABD’nin dahil olmasıyla yeni bir safhaya geçtiğini kaydetti. Savaşın bölgesel risklerine işaret eden Dervişoğlu, Türkiye’nin ekonomisi kırılgan ve “sözde çözüm süreci ile pusulası bulanıklaştırılmış halde” yakalandığını söyledi. İktidar bloğu içinde görüş ayrılıkları olduğunu ifade eden Dervişoğlu şunları söyledi:
“Bir tarafta Sayın Erdoğan, Trump yönetimiyle ilişkileri sıcak tutmak adına uçak ve sıvılaştırılmış doğalgaz anlaşmaları yapmaktadır. Diğer tarafta Sayın Bahçeli, Çin ve Rusya ile stratejik iş birliği çağrısı yapmaktadır. Bir yanda Dışişleri Bakanı Sayın Fidan İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırganlığını kınamaktadır. Öte yanda Sayın Bahçeli, Türkiye ile İran’ın aynı ufka baktığından söz etmektedir. İktidarın ne söylediği kadar, birbirine zıt şeyleri aynı anda söylüyor olması da bir yönetim krizinin işaretidir.”


