Tarih: 22.08.2021 15:48

Derinden sarsılan dünyamızın yeni gerçeği: ‘Post-modern Haçlı Seferi’…

Facebook Twitter Linked-in

Dünya tarihi her türlü azgınlıklara sahne olmuştur. Nice savaşlar yaşandı, halen de yaşanıyor. Milyonlarca insan o savaşlarda hayatlarını kaybetti.

Yine de, “Dünyanın dengelerini bozan en ciddi sarsıntı hangisidir?” sorusuna muhatap olsam vereceğim cevap beklenenden farklı olur.

Bence dünyamız -hadi tarihi biraz daha daraltayım- modern zamanlarda en ciddi sarsıntıyı 11 Eylül (2001) uğursuz eylemleriyle yaşadı. Dünyamızın dengelerini büyük çapta o eylemler bozdu.

Eylemler ABD’de oldu, ancak etkileri bütün ülkelerde hissedildi.

Rus işgali (1979-1989) sırasında yerel halkı işgalcilere karşı harekete geçirmek amacıyla Afganistan’a gitmiş o ülkeye yabancı unsurların yardımıyla oluşan Mücahidler cephesi mücadelesinde sonuca ulaştı.

Mücahidler Rusları yendi.

‘Cihad’ kavramının ‘savaş’ anlamı ile en yaygın kullanıldığı ve zihinlere öylece kazındığı dönem Afganistan’daki Rus işgali yıllarıdır.

O sonucu elde edebilmek için Afganistan’a gitmiş yabancı unsurların kurduğu el-Kaide örgütü, dikkatini Rusya karşıtı ‘cihad’ sırasında ittifak halinde olduğu ve yardım gördüğü Batı’ya çevirdi. Ağırlıklı olarak Suudi Arabistan kökenli gençlerden oluşan 19 kişilik infaz mangası, 11 Eylül günü, bindikleri uçaklarla New York’taki ikiz kuleleri yok etti, Pentagon’u felce uğrattı.

Televizyon çağında eylemleri en ince ayrıntısına kadar bütün dünya seyretti.

Eylem mangasının Ortadoğu kökenli olsalar bile Batı’da eğitim gören gençlerden oluşuyor olması, eylemlerini din adına gerçekleştirdiklerinin duyurulması, onlara bu görevi verenin ‘İslami’ olma iddialı Taliban örgütünün hakimiyeti altındaki Afganistan’da ikamet etmesi, İslam Dünyası’ndan bazılarının uğursuz eyleme sahip çıkışı, bunlar ve başkaları, kısa sürede bir algı patlamasına yol açtı.

İslam’a ve Müslümanlara geleneksel bakışı yerle bir etti 11 Eylül eylemleri.

Yüzlerce yıl önce, kutsal kentleri kurtarmak amaçlı Haçlı Seferleri’nin bir benzeri o gün bugündür etkisini hissettiriyor; ancak günümüzde yürütülen ‘post-modern Haçlı Seferi’ , eskisinden çok daha etkili olmasına rağmen, gerekçe olarak kullandığı uğursuz eylemlerin gerisine kendisini saklayabildiği için, adı doğru dürüst konulamıyor.

‘Post-modern Haçlı Seferi’ne o gerekçeyi sağlayanlar Afganistan’da yerleşik bir gruptu: El-Kaide

Sefer ilk hedef olarak Afganistan’ı seçmişti.

Afganistan’da o dönemde hakimiyet şimdi yeniden ülke yönetimini ele geçiren Taliban grubunun elindeydi.

11 Eylül eylemlerini sahiplenmiş el-Kaide örgütünün liderlerinin oradaki varlığı Afganistan’ı hedef ülke haline getirdi.

Taliban’ı yönetimden etmekle sonuçlanan ABD öncülüğündeki Afganistan’a saldırı ve sonrasında gelen işgalin gerekçesi 11 Eylül eylemleridir.

Sovyetler Birliği var olan sınırları dışına taşmasın diye Varşova Paktı’na karşı oluşturulmuş NATO, Sovyet sisteminin Berlin duvarının yıkılması ile birlikte iflas bayrağını çekmesi sonrası varlık sebebini yitirmişti.

NATO’ya yeni görev alanı açan da 11 Eylül uğursuz eylemleri oldu.

Taliban Kabil’den ve büyük kentlerden çekildi, milislerin yerini yabancı ülke askerleri ve onların eğittiği yeni Afgan ordusu aldı.

Şimdi ne oldu da, işgalci güç/ler yerlerini Taliban’a terk ettiler?

Vakt-i zamanında el-Kaide örgütünü Afganistan topraklarında himaye etmiş olan Taliban’a?

Ele geçirdikleri yolcu uçaklarıyla New York’taki ikiz kulelere ve Washington’da Pentagon’a saldıran eylemcilerin emir ve talimatlarını aldıkları örgütü koruyup kollamış olan Taliban’a?

Hakim olduğu dönemde Afganistan’da terör estirmiş, insanlarına köle muamelesi yapmaktan çekinmemiş, kadınlarını adları bile olmayan birer gölge haline getirmiş olan Taliban’a?

Kendi 5000’e yakın askerini onların Afganistan’da hakimiyetlerini sona erdirmek hedefi uğruna kurban etmeyi göze aldıklarını iddia ettikleri Taliban bugün yeniden ülkenin hakimi.

“Acaba” diyorum, “Benim ‘post-modern’ sıfatını uygun gördüğüm, yüz yıllar öncesinin korkunç havasını günümüzde sürdüren, İslam karşıtı, Müslümanları eşit bireyler olarak görmeyen yeni yaklaşım, 11 Eylül eylemleri ile kazandığı moral üstünlükte aşınmalar meydana geldiği için mi buna ihtiyaç duydu?”

IŞİD’in belli bir bölgede sergilediği vahşetler sırasında kendisini ‘devlet’ olarak tanıtması tutmadı; IŞİD-vari örgütlerin eylemleriyle dünyanın dört bir tarafında cirit atmaları gerekiyor da, bunun için gerçek bir devletin arkalarında var olduğunun görünmesi mi isteniyor?

Bu yıl 20. yıldönümüydü uğursuz eylemlerin; Afganistan’dan asker çekme işlemine tarih olarak 11 Eylül 2021 tarihinin seçilmesi simgesel bir tercihti. Taliban bu simgesel mesajı herhalde almıştır.

Dünyayı sarsan uğursuz eylemlerin günümüzde hortlatılmasına izin vermemek şart.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —