DERGİLERİN SESSİZLİĞİ

Milli Gazete'den Hüseyin AKIN'IN "KONUYA DAİR" YORUMU...

DERGİLERİN SESSİZLİĞİ

Edebiyat dergilerinde hissedilir bir heyecan kaybı yaşanıyor. Bin bir gayret ve çaba ile çıkan dergilerin bir sonraki aya uzanacak gündeminin olmaması üzücü. Okuyucu ile edebiyat dergileri arasındaki takip mesafesi de uzadı.

Geçen dergici bir dostum, “Kimsenin ağzını bıçak açmıyor” diye serzenişte bulunurken ne demek istediğini anlamamıştım. Meğerse yazılan metne karşı da hızlı ve yoğun bir duyarsızlık iklimine girmişiz de haberimiz yokmuş. Sesin muhatap bulamayıp duvara çarparak geri gelmesi gibi yazı da duyarsızlığa toslayıp olduğu yerde yığılıp kalıyor.

Dergilerde ortalığa yığılıp kalmış ürünlerin derin bir sessizliği var. Yeni yazar, yeni şair, yeni öykücü, beklentisi de kalmadı.

Dijital imkânlar başta olmak üzere yeni yeni imkânlar herkesin yazdıklarıyla görünür olmasını fazlasıyla sağlıyor. Herkes kendinin ustası ve kendinin editörü.

Okur olmak sabır isteyen çaba gerektiren bir serüven. Onun için sahih okuyucuların sayısı gittikçe azalıyor.

Dergilerin sadece satmamasından bahsetmiyorum. Aynı zamanda dergilerde yer alan ürünleri ele alacak, güzeli ortaya çıkaracak, bunu yaparken hiç komplekse kapılmayacak okuyucular sanırım dünya değiştirdiler. Biliyor musunuz, sıkı bir okuyucu olmayı bırakmaya dergi ile başlar. Edebiyat dergisi okumayı bırakan kişi yakın bir zaman sonra büsbütün okumayı bırakacak demektir.

Ortak doğruyu yakaladığını iddia eden inanç ehli ne hazindir ki “ortak güzel”i yakalayabilmekten çok uzaktalar.

Seviye dediğimiz şey aynı mesafeyi kat etmek için yola koyulmuş insanların sağladıkları irtifanın adıdır.

Bir başına herkes yalnızdır. Hem düz yazısıyla hem de şiiriyle edebiyat dergilerinin birbirinin üzerine kapaklanmış sayfalar gibi içe kapanmaları sadece heyecanımızı değil iddiamızı da kaybettiğimizin delilidir.

Dergiler zinde beyinler ve rikkatli gönüller olarak yaşıyor olduğumuzun belirtisidir.

Çay ocaklarında, okul kantinlerinde, kültür sanat merkezlerinde soluk alıp verirlerdi onlar. Şimdi dergiler nefes alacak mekânlardan çok uzak.

İstediğiniz kadar susun yine de sizi duymayacaktır.