Tarih: 23.01.2020 07:23

D. Mehmet Doğan; Yüz yıl önce: İngilizler açıktan cumhuriyetçi!

Facebook Twitter Linked-in

 

Millî Mücadele’nin yüzüncü yılındayız…Mücadelenin seyri konusunda bugünün okuyucusu neler bilir?

Kendisine verileni! Verilen nedir öyleyse?

Cumhuriyeti kurmak için Samsun’dan yola çıkmış bir kahramanın maceralarını!

Tam yüz yıl önce, Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’daki 9. Kolordu kumandanı Kâzım Karabekir Paşa’ya Ankara’dan şu cevabı veriyordu: “Tarafınızdan verilen cevaplar millî prensiplerimizin ruhunu kapsadığından teşekküre lâyıktır.”

Soru neydi ki, cevap böyle olmuştur?

Erzurum’da’ki İngiliz temsilcisi Yarbay Rawlinson, Kâzım Karabekir’e “Cumhuriyet idaresine geçin, İstanbul’u başkent olmaktan çıkarın, İngiltere size yardım edecektir” diyor. Rawlinson akrabası Hariciye Nazırı Lord Gürzon’a dayanarak şunları söylemiştir: “Şimdiye kadar barış yapılmamasının sebebi, Türkiye’de kuvvetli bir hükümet bulunmamasıdır. Hakiki İngiliz dostu olacak simalarla anlaşmak istiyoruz. Endişemiz, Türkiye’nin yine bir gün İngiltere’nin düşmanları tarafına geçivermesidir. Padişah bunu yapabilir. Artık krallık ve imparatorluk modası geçmiştir. Millet kendi işini kendi gören cumhuriyete taraftardır. Padişahı, hükümet ve siyasete karıştırmayıp halife olarak istediği yerde oturmasına taraftar olmalısınız. İstanbul bir Türk şehri olarak kabul edilmiştir ama, Boğazlardan ötürü yabancı asker bulunabilir, Anadolu’nun idaresi ve terakkiye sevki İstanbul’dan imkânsızdır. Meselâ Bursa’da olan bir hükümet serbesttir.”

Rawlinson ayrıca şunları söyler: “Yunanlıların ne parası ne adamı var. Biz de bütün kuvvetlerimizi çektik. İngiliz kamuoyu Yunanlıların aleyhine dönmüştür. Nasıl olsa İzmir’den çıkarılacaklardır. Ermenilerin kendi taraflarında dahi hükümet teşkil etmeleri zordur. Ben hududun Aras nehrinden geçmesini teklif ettim. Pontus felan da yoktur. Bunların ne şarlatan millet olduklarını bilirsiniz.”

Kâzım Paşa, Rawlinson’a şiddetli tepki gösterir ve durumu Mustafa Kemal’e bildirir. O da yukarıda belirtilen cevabı verir. Peki, o sırada nedir “milli prensiplerimizin ruhu”?

Olayların akışından çıkarabiliriz bunu . 8 Ocak 1920’de Harbiye Nezareti 14. Kolordu kumandanlığına “Kuva-yı Millîye iaşe (yiyecek) ihtiyaçları Kolorduca temin edilecek” talimatını gönderir.

9 Ocakda Heyet-i Temsiliye namına M. Kemal Paşa genelge yayınlar: “İngiltere Hükümeti başvekili Loyd Corc’un İstanbul ve Boğazların uluslararası bir hâle dönüştürülmesi ve İstanbul’un yalnız hilafet merkezi olarak bir dini başkent kalacağına dair barış konferansına teklifde bulunacağı gazelerde görüldü. Millî ve dinî geleneklerimize aykırı olan böyle bir kararın milletimizce asla geçerli olamayacağı tabiîdir. Temsilcilere bu yolda şiddetli protestolarda bulunulması ve bir sûretinin de bilgi olarak Heyet-i Temsiliye’ye çekilmesi rica olunur.”

10 Ocakta İngiliz İşgal kuvvetleri kumandanı General George Milne, hükümetine gönderdiği raporda şöyle der: “Şartları ağır bir barış Mustafa Kemal’e kuvvet verir.”

1920 yılı ocak ayında, yani 100 yıl önce, Millî Mücadele böyle bir şeydi. İngilizler bizi cumhuriyete zorluyor, “İstanbul başkent olamaz” diyor, biz ise başkentimizden vazgeçmeyeceğimiz gibi, değil hilafet, saltanattan da vaz geçmeyiz diyorduk!

“Millî prensiplerimizin ruhu”na ne oldu sonraları?

Ey sâdık inkılâp tarihi okuyucusu; gel de çık işin içinden!

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —