Cumhurbaşkanlığı eğitim danışmanı ne söylüyor?

Milat Gazetesi yazarı ve eğitimci Ali Aydın, ?Cumhurbaşkanlığı eğitim danışmanı ne söylüyor?? başlıklı yazısında, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Eğitim ve Politikalar Kurulu Üyeliği´ne atanan Selçuk Pehlivanoğlu´nun ?ki Türkiye Eğitim Derneği Başkanl

Cumhurbaşkanlığı eğitim danışmanı ne söylüyor?

Selçuk Pehlivanoğlu.  TED (Türkiye Eğitim Derneği) Başkanı. 1981 TED Ankara Koleji mezunu ve İnşaat Mühendisi.

Resmi Gazete´de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 ayrı kurula 76 isim atanmıştı. Karara göre Selçuk Pehlivanoğlu Eğitim ve Politikalar Kurulu Üyesi olarak atandı.

Selçuk Pehlivanoğlu´nun Başkanı olduğu TED´in TEDMEM isimli bir düşünce kuruluşu da var. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da bir süre TEDMEM´in direktörlüğünü yapmış ve kuruluş içinde yer almıştı. TEDMEM şu günlerde  ?Öğretmenlik Meslek Kanunu Taslağı? olarak hazırladığı öneri metni ile gündemde. Selçuk Pehlivanoğlu´nu yazımıza konuk etmemize neden olan da TEDMEM trafından hazırlanan öneri metni münasebetiyle çeşitli basın yayın kuruluşlarında yer alan açıklamları

Selçuk Pehlivanoğlu ne demişti?

?Eğitimde haklar var sorumluluklar yok. Öğretmenlik bir istihdam müessesi değil. Örneğin Türkiye´de yılda 826 saat İngilizce dersi veriliyor. Liseden mezun olan öğrenciler 3 cümleyi bir araya getirirken zorlanıyor. Bir öğretmen görevini yerine getirmiyorsa öğretmenlik yapmasın. ?

Başka?

 "Ek göstergeye karşıyız. 3600 ek gösterge vereceğimize mahrumiyet bölgelerindeki öğretmenlere destek verilmeli."

Başka?

?Öğretmen bulmak zor. Bizim eğitim birim maliyetimiz yüksek. Ona göre öğretmen arıyoruz. Ancak, pek de kolay olmuyor. Belli bir çıtada aradığımız zaman öğretmen bulmakta zorlanıyoruz.?

Pehlivanoğlu haklı mı?

Selçuk Pehlivaoğlu´nun Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi olması nedeniyle açıklamaları ayrıca önemli. Bu vesileyle bizler de kurulun havasını bir nebze olsun solumuş oluyoruz.

Açık söylemek gerekirse nefesimiz kesildi!

Birincisi; Öğretmenlik Meslek Kanunu´nun motivasyonu bu ise öğretmenlerin; bizi düşündüğünüz için çok teşekkür ederiz, Allah aşkına bizim için böyle bir zahmete girmeyin, demeleri yararlarına olacaktır. Öğretmenlik Meslek Kanunu hangi soruna çözüm, hangi yaraya melhem olacak bu belli değil.  Görüldüğü kadarıyla farklı yaralar açması da muhtemel.

İkincisi; Sayın Pehlivanoğlu ?eğitimde haklar var sorumluluklar yok?, diyor. Allah aşkına öğretmenlerin kadrolarının dışında ne hakları var? O kadro da; yok sözleşmeliydi, yok ücretliydi denilerek kuşa çevrildi. Sorumluluğa gelince sürüsüne bereket! Sadece nöbet ile ilgili yönetmeliği okuyun; öğretmene sıhhı tesisattan hijyene, güvenlikten asayişe, bakıcılıktan gardiyanlığa kadar pek çok meslek alanına ilişkin sorumluluğun verildiğini görürsünüz.

Üçüncüsü; Selçuk Pehlivanoğlu TED´in Başkanı. TED ve benzeri kolejlerin hangi başarı düzeyindeki öğrencileri kabul ettiğini biliyoruz. Bu tür okullarda çocukları eğitim gören ailelerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel nitelikleri sır değil. Ayrıca aileler bu okullara yüklü miktarlarda ödeme de yapıyorlar. Bitmedi, bir de çocuklarının eğitim-öğretim sürecinde dışarıdan takviye alma kudretine sahipler.

Şimdi bütün bu faktörleri bir arada bulundurup organize eden okul başarılı mı olmuş oluyor?

Burada başarı kimin?, diye sormazlar mı adama!

Eğer başarı okulun deniyorsa, bir pilot uygulama yapalım o zaman. Mesela Ankara Altındağ İlçesinde bir Endüstri Meslek Lisesini TED´e verelim. TED´in okul yöneticileri ile TED´in öğretmenleri görev yapsınlar orada. Neticeyi hep beraber görelim. Ne dersiniz?

Hayır, yabancı dil öğretemediğimiz sır değil. Türkçeyi ne kadar öğretebildiğimiz de meçhul. Matematikten filan hiç söz açmayacağım. Ortada bir sorun var evet! Lakin sorunun kaynağının öğretmen olduğu yargısına bu kadar kestirmeden ulaşmanız tuhaf değil mi? 

MEB geçenlerde ?2018 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Merkezi Sınavla Yerleşen Öğrencilerin Performansı´ raporunu açıkladı. Bakanlık; ailenin eğitim seviyesi ile öğrenci başarısı arasında doğru orantı var. 60 puana kadar öğrencinin sınav sonucuna tesir ediyor bu durum, diyor.

Sadece bu veriyi önünüze koyun ve düşünün...

Dördüncüsü; 3600 ek gösterge... Bir öğretmen emekli olduğunda bugünkü rakamlara göre söylersek emekli maaşı yaklaşık olarak 500 tl artmış olacak. Bu da esasında Türk-İşgibi kuruluşların yoksulluk sınırı olarak açıkladıkları meblağın en azından yarısı kadar bir miktarda  emekli maaşı alabilmesini sağlayacak. Tüm mesele bu! Henüz uygulamaya geçmiş de değil.

Düşük maaş, güvencesiz istihdam, hizmet içi eğitim dışında bir müjdeniz olmayacak mı bu öğretmenlere?

***

Selçuk Pehlivanoğlu kurul üyesi olarak atanmadan önce yaptığı bir açıklamada  ?Biz tekrar pazartesi sabahlarına çocuklarımızın ´Andımız ile başlamasını arzu ederiz. Bunu da bakanlıktaki tüm toplantılarımızda söylüyoruz. ?, demişti. Pehlivanoğlu´nun açıklama ve konuşmalarına göz gezdirdiğimizde Türkiye´de eğitim sisteminin paradigmatik açıdan konumlandığı yer ve amaçlılığı ile ilgili Anayasa ve kanun maddeleri  ile mutabık olduğunu görüyoruz.

Selçuk Pehlivanoğlu ve onun gibi düşünenlerin bana öğrettikleri bir şey var: Gerçeklikten kopup zorunlu eğitimi, eğitimde devlet tekelini, eğitimin ideolojik amaçlılığını ve bürokratik işleyişini sorunsuz olarak gördüğünüzde, geriye eğitimin sorunları değil sizin açınızdan tek bir sorunu kalır: Öğretmen!