Cumhur İttifakı'nın hazırladığı seçim kanunu teklifinin tam metni

AK Parti ve MHP, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifini TBMM'ye sundu. Teklif 15 maddeden oluşuyor.

Cumhur İttifakı

Cumhur İttifakı'nın hazırladığı Seçim Kanunu taslağı ile başta seçim barajı ve milletvekili seçimi olmak üzere köklü değişiklikler getiriliyor. 

Taslağın tam metni şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Milletvekili Seçimi Kanunu ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun teklifimiz; genel gerekçesi, madde gerekçeleri ve karşılaştırma cetveli ile birlikte ekte sunulmuştur.
Gereği saygıyla arz olunur. 14.03.2022

Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi.

MADDE I- 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "oyların %10 'unu” ibaresi "oyların %7 'sini” şeklinde, aynı fıkra ile üçüncü fıkrada yer alan "yüzde onluk” ibareleri "yüzde yedilik” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- 2839 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ittifakların” ibaresi "ittifakı oluşturan partilerin” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrada yer alan "ittifakların ve", "ve ittifakların” ve ittifaklara” ibareleri madde metninden çıkartılmış, son fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"İttifakın aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde, seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınarak bu maddenin üçüncüfıkrasına göre yapılır. "

MADDE 3- 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması” ibaresi madde metninden çıkarılmış, maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanununda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza eder. '

MADDE 4- 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan "veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde gruplarının bulunması” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bendin sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

"Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanununda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza eder. "

MADDE 5- 298 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"İl seçim kurulu bir başkan, iki asıl ve iki de yedek üyeden oluşur. İl seçim kurulu başkan ve asıl üyeleri, iki yılda bir ocak ayının son haftasında, il merkezinde görev yapan ve birinci sınıfa ayrılmış hakimler arasından ilk derece adli yargı adalet komisyonunca yapılan kura çekimiyle tespit edilir. Kura çekiminde ilk çıkan başkan, sonraki iki üye asil ve en son çıkan iki üye de yedek üye olarak belirlenir. Birinci sınıfa ayrılmış yeterli sayıda hakimin olmaması durumunda en kıdemli hakimden başlayarak eksikler tamamlanır. Bu suretle kurulan il seçim kurulu iki yıl süre ile görev yapar. Hakimlerin kıdemi, 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 15 inci maddesine göre belirlenir. "

MADDE 6- 298 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "İlçedeki en kıdemli hakim kurulun başkanıdır” İfadesi çıkartılarak yerine "İlçelerde, ilçede görev yapan ve birinci sınıfa ayrılmış hakimler arasından, merkez ilçelerde ise il seçim kurulu başkan ve üyelere ilişkin kura çekiminden sonra kalan listeden olacak şekilde il merkezinde görev yapan ve birinci sınıfa ayrılmış hakimler arasından ilk derece adli yargı adalet komisyonunca yapılan kura çekimiyle belirlenen hakim üye kurula başkanlık eder. Birinci sınıfa ayrılmış yeterli sayıda hakimin olmaması durumunda en kıdemli hakim kurulun başkanı olur. Kura çekimine dahil olmak istemeyen hakimler yazılı olarak komisyona başvur. Görev için yeterli sayıda başka hakimin olması halinde kuraya dahil olmak istemeyenler listeden çıkartılır. " ifadesi eklenmiştir.

MADDE 7- 298 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir parti; oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurulu üyesi olarak gösteremez. "

MADDE 8- 298 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun uyarınca yapılacak seçimlerde, birinci fıkra gereğince yerleşim yeri adresine göre oluşturulan bir yıl önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme işlemleri yapılır. "

MADDE 9- 298 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde gözükmeyenler, en son seçmen olduğu adrese göre seçmen listelerine kaydedilirler. "

MADDE 10- 298 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına "Seçmen kütüğünde yazılı adreslerine” İbaresinden sonra gelmek üzere "Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde gözükmeyenler ise en son seçmen olduğu adreslerine” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 11- 298 sayılı Kanunun

a) 65 inci maddesinin başlığı "Bakanlara ilişkin yasaklar:” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "Başbakan ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
b) 66 ncı maddesinde yer alan "Başbakan, " ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
2
c) 155 inci maddesinin başlığı "Bakanların yasaklara uymamaları. şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 12- 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 32 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Seçim sonucuna göre, ilk sırada yer alan muhtar adayı seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç bir ay içinde belgelendirmesi halinde kendisine seçim kazandığına dair ilçe seçim kurulunca Mazbata verilir. Aksi halde ikinciye, daha sonra üçüncüye ve nihayet seçilme ehliyetine sahip aday bulunana kadar bu işlem yapılır. İlçe Seçim kurulunun bu hususta vermiş olduğu kararlara karşı iki gün içerisinde İl Seçim Kuruluna itiraz edilebilir. İl Seçim Kurulunun vermiş olduğu kararlar kesindir. "

MADDE 13- 298 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 24-11 seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanları, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde, 15 ve 18 inci maddelerde yapılan değişikliklere göre yeniden belirlenir. Bu şekilde belirlenen başkan ve üyeler, önceki başkan ve üyelerin görev süresini tamamlar.

MADDE 14- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 15- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

GENEL GEREKÇE

Siyasi partiler ve seçimler, demokratik siyasal hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Gerçekten siyasi partiler, demokrasinin örgütlü yanını, seçimler ise, millet egemenliğinin görünür yanını ortaya koyan araçlardır. Bu nedenledir ki siyasi partilere ilişkin kanunlar ile seçimlerle ilgili kanunlar, hem içerik ve hem de uygulama ile ülkenin demokrasi standardını gösteren önemli belgelerdir.

Ülkemizde seçimler, uzun yıllardır yerleşmiş uygulamalar ve kanunlar çerçevesinde serbest, eşit, gizli oy açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetiminde yapılmaktadır.

Temsilde adalet yönetimde istikrar ilkelerinin, aynı anda gerçekleştirilmesi fevkalade zor, amaç farklılığı gösteren kavramlardır. Gerek bu kanun değişikliğiyle gerekse önceki genel seçim ve milletvekili seçim kanunlarında bu kavramların dengelenmesi ve hayat bulması hususunda bir çaba olduğu muhakkaktır. Demokratik ülkelerde, bu iki kavramın uyumlaştırılmasında yaşanacak zorluklar karşısında bu ilkelerin hangisine ağırlık verileceği, o ülkenin siyasi birikim ve toplumsal tecrübelerine göre değişiklik gösterir. Bu konuda en başat örnek, seçimlerde uygulanan ülke barajıdır denebilir. Bu kanun teklifi ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununda %10 olarak uygulanan ülke seçim barajının %7'ye indirilmesi önerilmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yönetimde istikrar ilkesini güçlendirdiği göz önüne alındığında, değişiklikle ülke seçim barajında bir miktar indirim yapılarak daha fazla partinin, fikrin Meclis'te temsili, dolayısıyla temsilde adalet perspektifinin güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 34 üncü maddesine göre ittifakı oluşturan siyasi partilerin milletvekili sayıları, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısının, ittifak içinde yer alan her bir partinin aldığı oy oranına göre ittifak içinde dağıtılmasıyla hesaplanmaktadır.

Değişiklik teklifi ile ittifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak genel D'Hondt uygulamasıyla belirlenecek. Önerilen bu değişiklikle siyasi partilerin tüzel kişiliklerine destek verilmiş, ittifak oluşturmayı hedefleyen ortak amaç ve hedefler yanında, program ve ittifak dışı hedefler itibariyle ittifak içinde görünür olan her partinin, ittifak dışındaki görünürlüğü güçlendirilmiştir. Ayrıca siyasi parti tercihlerinde, belirli ortak hedef veya hedefler ötesinde, seçmen iradesinin kendi partisi dışında başka partilere yansımaması da gözetilmektedir.

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununda siyasi partilerin seçimlere katılabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi 'nde grup oluşturmuş olmaları bir seçenek olarak yeterli görülür olduğu bilinmektedir. Oysaki TBMM'de grubu bulunmak meclis faaliyetleri ile alakalı bir husustur. Bu sebepledir ki, parti grupları ile İlgili konular detaylı bir biçimde Meclis İçtüzüğü içerisinde yer almaktadır. Demokrasi bir yönüyle örgütlü toplum demektir. Örgütlenmenin en özgün şeklini siyasi partiler oluşturur. Siyasi partilerin örgütlülüğü demokrasinin yaygın ve katılımcı olmasının önünü açmaktadır. Seçime katılmak için teşkilatlanma ve kongrelerini yapmış olma şartı yeter bir şart olarak öne çıkarılmış, vekillerin bu amaçla araçsallaştırılmaları siyasi etik bakımından doğru bulunmamıştır. Değişiklikle bu husus gözetilerek, salt grup kurmuş olmak seçime katılmak için yeterli görülmemiş, siyasi partilerin örgütlülüğü önemsenmiştir.

Teklifle ayrıca;

İl seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanının birinci sınıfa ayrılmış hakimler arasından kura ile belirlenmesi, siyasi partilerin sandık kuruluna üye adayı bildirmelerine ilişkin hususlar ile seçmen kütüklerindeki haksızlığa ve sapmalara yol açan sorunların izalesine ilişkin düzen kurallarına yer verilmiştir.

Özetle bu kanun teklifi değişikliği ile ülkemizin yükselmiş olan demokrasi çıtasının ve standardının daha da yükselmesi, demokratik ülkeler arasında yerinin daha da sağlamlaşması, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile ulaşılan yönetimde istikrarın temsilde adalet ile güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

GEREKÇE MADDE I- Siyasi partiler, demokratik siyasal hayatın en temel unsurlarıdır. Bireyin ve toplumun fikirleri siyasi partiler aracılığıyla yönetimde kendine yer bulmaktadır. Anayasanın 67 nci madde hükmüne göre; seçimler ve halkoylamaları serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yargı yönetim ve denetimi altında yapılmaktadır. Ayrıca; seçim kanunlarının temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenmesi gerektiği de hüküm altına alınmıştır.

Temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerinin, amaç itibariyle birbiriyle farklılık arz ettiği bilinmektedir. Seçim sistemlerinin irdelenmesi yapıldığında, bu iki ilkenin arasında kurulacak dengeyi ayarlamaya çalıştıkları görülür. Bazı seçim sistemleri temsilde adalete ağırlık verirken, bazı sistemler yönetimde istikrarı ön planda tutmaktadır. Seçimlere ilişkin bu iki temel ilkeden hangisine ağırlık verileceği ülkelerin, toplumsal, siyasi ve idari olarak geçirdiği evrelere, birikimlere göre değişkenlik göstermektedir. 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasıyla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetimde İstikrar büyük ölçüde sağlanmış, bu sistemin en önemli yeniliklerinden biri olan yürütmenin oluşumu ile alakalı çoğunluk sistemi, siyasi partilerin ittifak ederek seçime katılmalarını özendirmiştir. Bu özellikler dikkate alındığında mevcut barajın makul düzeye indirilmesi zaruri hale gelmiştir.

2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesinde değişiklik yapılarak yüzde 10 olarak uygulanan ülke seçim barajı yüzde 7' ye indirilmektedir. Böylelikle, ülke seçim barajının yüzde 7 olarak uygulanması ile birlikte yönetimde istikrarı örselemeden daha fazla partinin ve fikrin yasama organında temsil edilebilir olması amaçlanmıştır.

 

Devamı >>>