Tarih: 22.10.2018 10:35

Çelişki Yumağı İnsan?

Facebook Twitter Linked-in

22.10.2018 Pazartesi

?Tam ve namuslu düşünceler sessizlik, ihtiyarlık ve dişsizlik ister. Dişsiz olduğun zaman ?ayıp çocuklar, ısırmayın!? demek kolaydır. Ama, otuz iki dişin olunca? ?İnsan gençliğinde canavardır, evcilleşmek bilmez canavardır ve insan yer. Kuzular, tavuklar ve domuz yavruları da yer ama, hayır, insan yemezse doymaz!? der Yunalı yazar Nikos Kazancakis, Zorbanın Ağzından adlı eserinde?

Modern insan her geçen gün daha da bencilleşiyor ve yalnızlaşıyor. Eskiden, çok eskiden baba ve dedelerimizin kullandığı kolalı mendiller olurdu. Anne-ninelerimizin güzelce ak pak yapıp, ütüleyip kolaladığı. Baba-dedelerimiz ceketlerinin iç cebinde taşır, pantolonlarının arka cebine koymaya hayâ ederlerdi. Şimdi kâğıt mendil çıktı; insanoğlu sözüm ona daha da modernleşti, çağ atladı. Ve kullan at devri başladı.

İlişkiler de böyle oldu. Tahammül, müsamaha, hoşgörü tamamen ortadan kalktı. Aynı çatı altında insanlar birbirine yabancılaştı, duyarsızlaştı. Kimse kimsenin derdini, acısını umursamaz oldu. ?Bir elin nesi var, iki elin sesi var?, ?El ele vermeyince taş yerinden kalkmaz? gibi güçleri birleştirip işbirliği yapmayı, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmayı anlatan, insanların birbirine destek olması gerektiği telkininde bulunan deyim ve atasözlerimiz dikkate alınmaz oldu.

Modern insan kalabalıklar içinde her geçen gün daha da bencilleşti, yalnızlaştı ve duyarsızlaştı. Duyu ve duygularını kaybetti. Mekânik bir varlık oldu.
?Ben? merkezli bir anlayışın içine çekildi, her geçen gün daha da bencilleşti. Bencilleşen insan, benlik taşları ile ördüğü duvarların arasındaki kendi dünyasında yapayalnız yaşamaya başladı. Yalnızlaşan bencil insanlar etrafından bîhaber, daha da duyarsızlaştı.
Toplum, ?Duyarsız ve duygusuz? olma yolunda emin adımlarla ilerledi.

Rus kökenli yazar Alex Kanevsky ?İnsanoğlu Virgülü Kaybetti? yazısında içinde bulunduğumuz durumu;
?İnsanoğlu bir gün; Virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı.? Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları.? Ünlem işaretini kaybetti bir gün de: Sevincini, öfkesini, bütün duygularını kaybetti. ?Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu. Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu. ?İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı. Hayatının sonuna geldiğinde, elinde sadece tırnak işareti kalmıştı.?İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca? cümleleri ile en güzel şekilde anlatmıştır.

İnsan dünyada buna göre hazırlanmalı ve karanlık mezarın içine elinde ışıkla girmelidir. İnsan tutkularla doludur. Bunlar başıboş bırakılırsa, haşarı ve toy bir at gibi; bizi kendi istikametlerinde, bilinmez tehlikelere doğru kaçırırlar. Tutkuların dizginlerine hâkim olabilmek, bilge insanın işidir. Bu hasletlere sahip insan böylece diğer insanlara faydalı olacak ve bu ölçüde ruhu selim, kalbi selim, aklıselim, zevki selim bir insan olacaktır.

Kırk gün rahimde kalan su damlası, şekilce insan olur.
Hepimiz kendi ayıbımızın hamalıyız.
İnsanlık bir maddî kalıp değildir. İnsanlık keremdir, iyi olmaktır. Eğer bir erdemi, keremi yoksa insanın duvar nakışından ne farkı kalır?

Roma valisi Pontius Pilate çarmıha giden İsa için ?Ecce Homo-İşte İnsan? dediğinde bu hiçbir şeyi olmayan adamın aslında dünyanın en zengini olduğunu anlamıştı. O zenginlik her şeyden vazgeçmenin zenginliği idi.

?Miskin Adem oğlanı, nefse zebun olmuşdur.
Hayvan canavar gibi, otlamağa kalmıştır? der Yunus Emre ?Ademoğlu? adlı beyitlerinde?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —