Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Çarpıcı itiraf: "Mescid-i Aksa'yı 5 kez bombalamaya çalıştılar; şimdi İsrail'de bürokratlar!"

Siyonizmin merkezinden gelmesine rağmen son yıllarda rejimin faşist ve radikal politikalarına karşı çıkarak muhalif bir çizgiye geçen Eski İsrail Meclis Başkanı Avraham Burg, Amerikalı gazeteci Tucker Carlson'a bir röportaj verdi.

Çarpıcı itiraf:

Siyonist İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım savaşı devam ederken, rejimin içinden gelen tarihi bir itiraf, dünyayı bekleyen ciddi bir tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi.

Mescid-i Aksa'ya Yönelik 5 Bombalı Girişim

Tucker Carlson'ın "İsrail kabinesindeki bakanların ve hahamların Üçüncü Tapınağı inşa etme çabası ne kadar gerçek?" sorusu üzerine tarihi bir gerçeği açıklayan Burg, sokaktaki sıradan vatandaş için bu durumun bir "fantezi (Disney World)" gibi görünebileceğini ancak devlet içindeki fanatikler için durumun son derece ciddi olduğunu vurguladı.

Burg, tehlikenin boyutunu şu sözlerle izah etti:

"1967'den bu yana, Mescid-i Aksa ve Kubbet'üs Sahra'yı ortadan kaldırmak için bu fanatik gruplar tarafından en az beş (belki de daha fazla) ciddi girişimde bulunuldu. Bu meseleyi değerlendirirken, Mescid-i Aksa'nın yıkılmasını destekleyenlerin sayısal çoğunluğuna bakmamalısınız. Asıl tehlike; harekete geçmeye hazır olan o azınlığın adanmışlığı, kararlılığı ve sahip olduğu vahşi fanatizmdir."

Aksa'yı Bombalayanlar Şimdi Devletin Zirvesinde!

Burg'un açıklamalarındaki en sarsıcı detay ise, geçmişte Mescid-i Aksa'yı havaya uçurmaya kalkan Siyonist radikallerin bugün devletin en kritik kademelerinde yer almasıydı. 1980'lerdeki "Yahudi Yeraltı Örgütü" (Jewish Underground) adlı hücreyi örnek veren Burg, bu isimlerin kendi büyüdüğü Siyonist eğitim sisteminden çıktığını belirterek şunları kaydetti:

"Aksa'yı hedef alan bu yeraltı örgütü üyeleri yakalandılar, yargılandılar ve hapse atıldılar. Ancak birkaç ay veya en fazla iki yıl sonra gizli siyasi pazarlıklarla serbest bırakıldılar. İçlerinden birçoğu bugün İsrail'in en önde gelen figürleri oldu. Aralarında İsrail'in en büyük gazetelerinden birinin (Makor Rishon) baş editörü, bakanların başdanışmanları ve doğrudan Knesset (Meclis) üyeleri var. Toplumdan dışlanmadılar, aforoz edilmediler; aksine baş tacı edilerek sisteme geri döndüler."

İsrail siyasetinin içine düştüğü radikalizmi anlatan Burg, eski Başbakan İzak Rabin'e suikast düzenleyen ve ömür boyu hapse mahkûm edilen terörist Yigal Amir'in bile bugün Netanyahu koalisyonu ve Meclis içindeki güçlü sesler tarafından "serbest bırakılması" için sürekli kampanyalar düzenlendiğini hatırlattı.

Siyonist Ordu ve İstihbarat Mesihçilerin Eline Geçti

Batı dünyasında İsrail ordusunun (IDF) ve istihbaratının "rasyonel ve makul" kurumlar olduğuna dair yaygın ancak yanlış bir algı olduğunu belirten Burg, ordunun artık Mesihçi Siyonistlerin işgali altında olduğunu ilan etti:

"Geçmişte ordunun aklın sesi olduğu düşünülürdü. Ancak bugünün generalleri ve üst düzey subayları, eski dönemin adamları değil. Şu an askeri hiyerarşide yükselenler; Netanyahu'nun bu kaotik ve sorunlu değerler sistemi altında yetişmiş, işgal altındaki yerleşim yerlerinde büyümüş ve orduyu 'Kurtuluşu (Kıyameti/Mesih'in gelişini) hızlandırmak için bir araç' olarak gören dini fanatiklerdir. Gün gelecek, Genelkurmay Başkanı'nın da tamamen bu ajandaya sahip biri olduğunu göreceksiniz. Zaten şu an İsrail iç istihbarat servisinin (Şin Bet) başındaki kişi tam olarak bu radikal çevrelerden geliyor. Bu yüzden, İsrail ordusunun 'iyi yönde bir dengeleyici' olacağına güvenmek ölümcül bir hatadır."

 

Kaynak: İslami Analiz



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER