Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda transatlantik köle ticaretini ve Afrikalılara yönelik ırka dayalı köleliği “insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç” ilan eden karar tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi. ABD, İsrail ve Arjantin “hayır” oyu verirken eski sömürgeci birçok Avrupa ülkesi de “çekimser” oy kullandı.
Afrika, Latin Amerika ve Karayip ülkelerinden oluşan 60 ülkenin sunduğu, transatlantik köle ticaretini ve ırkçı bir şekilde köleleştirilmesini “insanlığa karşı en ağır suç” olarak niteleyen karar tasarısı ezici bir oy çokluğuyla kabul edildi.
Tasarıya ret oyu veren sadece üç ülke vardı: ABD, İsrail ve Arjantin.
İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda ve İspanya gibi eski sömürgeci güçler dahil ağırlıklı olarak Batı blokundan 52 devlet ise oylamada çekimser kaldı.
Toplam 123 üye devlet, dört yüzyıldan fazla süren sistematik sömürüyü uluslararası hukukun kalıcı bir ihlali olarak tanıyarak lehte oy kullandı.
Transatlantik köle ticareti 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar süren ve milyonlarca Afrikalının zorla gemilere bindirilerek Atlas Okyanusu üzerinden Amerika kıtasına taşınmasını ifade ediyor.
Hesap verme yükümlülüğü sonsuza dek kalıcı
Karar tasarısını sunan 60 ülkeden oluşan girişim, bu tarihsel adaletsizliğin ağır sonuçlarının bugün dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.
Oylama sonucunda karar haline gelen metin, transatlantik köle ticaretinin ve ırksallaştırılmış köleliğin insanlığa karşı işlenen en şiddetli suçlar olduğunu tartışmasız bir şekilde ilan ediyor.
Bu suçların dünya tarihi üzerindeki kalıcı etkisi, uzun süreli, sistematik yapısı ve özündeki gaddarlık da kararda vurgulanıyor.
Kararda insan onuruna yönelik bu denli derin ihlallerin uluslararası hukukta zamanaşımına tabi olmadığı ilkesinin pekiştirildiği, hesap verme yükümlülüğünün sonsuza dek kalıcı olduğu da ifade ediliyor.


