Bir dönem Türk edebiyatının klasikleri televizyonlarda dizileştirilirdi... Geniş kitleler bu şekilde Bihter´le falan aşina olmuşlardı. Hatta bazıları "Aşk-ıMemnu"nun kitap halinde çıkacağını da bekliyor olmuşlardı. Ama yine de kimse Halit Ziya Uşaklıgil´in Atatürk´ün eşi Uşakkizade Latife Hanım´ın amcası olduğunu ve Halit Ziya´nın oğlu Vedat´ın da Latife Hanım´a "Abla" dediğini pek düşünmezdi...
Vedat´ın öyküsü
Arnavutluk´taki Türk Büyükelçiliğinde diplomatken intihar eden Vedat´ın yaşamı dizi yapılsaydı, herhalde Aşk-ı Memnu´dan daha fazla ilgi çekerdi. Selim İleri´nin "Kırık Deniz Kabukları" kitabını gecikerek okurken, bu gerçeği iyice hissettim. BBC´de dünya klasiklerinin defalarca yeniden filmleştirilmelerini izlerken, bizde "Tüketim toplumu"nun kültürü de tüketmek anlamında uygulandığını hissediyorum.
Kemal Sunal gerçeği
Bizim toplumumuzda dünü bitmez tükenmez şekilde bugüne ve yarına taşıyanlar, Yeşilçam yapımı Türk filmleridir. Küçük torunum Can´ın Kemal Sunal tutkusunu izlerken, zaman kavramının buharlaşmasını somut biçimde görüyorum... Can herhalde ileride Yeşilçam´ın daha da derinlerine inecek ve senaryolardaki zaman ötesi klişelerin de tadına varacaktır.
Ölümsüz klişeler
-Amcacığım sizi çok sevdim, size baba diyebilir miyim?/ -Bu resimdeki amca kim anne?/ -Doktor, yeniden görebilecek miyim?/ -Hayır siz kovmuyorsunuz, ben istifa ediyorum./ -Ben fakir bir gencim, sen bir fabrikatör kızısın./ -Bizim gibi insanlar şerefleri için yaşar, namusları için ölürler ama sen bunu anlayamazsın.
Rakının etiketi
Selim İleri "Kırık Deniz Kabukları"nda, Kulüp Rakısı´nın etiketindeki iki kişiden birinin ressam İhap Hulusi diğerinin ise Fazıl Ahmet Aykaç olduğu üzerinde çeşitlemeler yaparken, Fazıl Ahmet´in heccavlığını da hatırlatır. Ben de "Bu iki seçkin görünüşlü kişi dün ve bugün siyaset konuşmakta olsalardı ne derlerdi" diye düşündüm. Herhalde dün "Bu halk bu demokrasiye layık mı" diye tartışırlardı. Bugün ise "Yine karnını kaşıyanlar seçime yön verecek"derlerdi sanırım.
Zaman gerçekten kıyısı olmayan bir nehirdir. Ama bizim nehirde sular daha yavaş akar.
Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz
Bizim klasiklerimiz de tüketim toplumuna kurban gider
Mehmet Barlas- 10.06.2018
Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir
Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz
HABERLER
-
TARİHTE BUGÜN... ELMA KOKUSU İLE GELEN ÖLÜM: HALEPÇE -
Gofret Arabası adlı öykü kitabı çıktı! -
İran, Dubai Havalimanı’nı vurdu -
NYT: “Suudi Veliaht Prensi MBS, Trump’a ‘İran’a sert vurmayı sürdür’ diyor” -
Yılların Birikimi; Koleksiyonumdaki Dergi İzleri -
Tarihten itikat yapılır mı? -
Belgeler bomba etkisi yarattı: İran İsrail'in içine sızdı -
Fidan: “Provoke edildiğimizin farkındayız ama amacımız bu savaşın dışında kalmak” -
Dünya yanarken Türkiye solunda o hararetli tartışma yeniden patlak verdi: “Sen Abdülhamid’i savundun?” -
İran Dışişleri Bakanı'ndan Trump'a yanıt: Ateşkes ya da müzakere talep etmedik, Trump bu savaşın yasa dışı olduğunu anlayana kadar savunmamızı sürdüreceğiz -
Sevgili Yalnızlığım adlı deneme türü eser çıktı! -
Düşmanına muhtaç bir kimlik: İslamcılığın çıkmazı -
Başka alfabelerde/ dillerle Kürtçe -
İran'dan ABD'ye sert uyarı -
Savaşın bilançosu ağırlaştı: ABD İran’ın enerji şahdamarını kesti, bölge boşaltılıyor! -
Devlet üniversitesinde Kürt tarihi üzerine kitap yayımlandı -
Gizemli Radyo adlı çocuklara yönelik hikâye kitabı çıktı! -
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İran konusunda tavrımız net, diplomasiye geri dönülmesini istiyoruz -
Ankara savaşa dahil olmamak için elinden geleni yapıyor -
Prof. Dr. Evren Balta ile Jeopolitik kırılmanın anatomisi -
Bülent Arınç, CHP lideri Özel ile görüşmesini anlattı: Mutlak butlan ve İmamoğlu konusunda konuşmadık; AK Parti benim evim, kalmaya devam edeceğim


