Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

“Biraz da siyaset konuşalım!”

Ruşen Çakır “Biraz da siyaset konuşalım!” başlıklı yayında, Türkiye’deki muhalefet partilerinin mevcut durumunu, iktidar karşısındaki konumlarını ve genel siyasi atmosferdeki tıkanıklığını ele aldı.

“Biraz da siyaset konuşalım!”

Ruşen Çakır bu yayında Suriye, Kürt meselesi gibi meseleleri konuştuğunu, bu konuları konuşmaktan yorulduğunu fakat bir kaçışın olmadığını ifade etti, “Genellikle şu söylenir: Biraz da siyaset konuşun. Suriye, Kürt meselesi siyaset değilmiş gibi… Evet, deniyorum. Bu sabah başka şeyler konuşmaya çalışacağım. Mesela baktığımız zaman Türkiye’de muhalefet partilerini ‘sayın’ diye sorsam hangilerini sayacaksınız? CHP, Türkiye İşçi Partisi… DEM Parti öyle mi? Kimse emin değil. Zafer Partisi, Anahtar Parti -ki yükselişte olduğu söyleniyor. İYİ Parti yeni kongresini yaptı, Müsavat Dervişoğlu tekrar seçildi. Bunlar nasıl bir güçteler ve iktidarı rahatsız ediyorlar mı? Alın size çok önemli bir siyasi tartışma” dedi.

Muhalif diye bilinen medya kuruluşlarının büyük bir kısmının Suriye’de yaşananların ardından Ankara’nın arkasında olduğunu belirten Çakır, “Eş Şara’yı Suriye’nin meşru yöneticisi, SDG’yi de terörist olarak ilan etti. Bazı hususlar var ki kimin muhalif, kimin iktidar yanlısı olduğu karışıyor, anlamı kalmıyor” diye devam etti.

Muhalefet tıkanıyor

“Muhalefet partileri kimler dedik ve muhalefet partileri iktidara nasıl muhalefet yapıyorlar?” diye soran Ruşen Çakır şöyle devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi mitinglerini sürdürüyor. Ama bilmiyorum, eskisi kadar ilgi görüyorlar mı? Şahsen ben eskisi kadar bakmıyorum. Benim bakmamam bir istisna olabilir. Türkiye’nin gündemine ne kadar etkili? Özellikle son Yalova mitinginde ağırlığı emeklilere verdiğini biliyoruz. Sorununun düşük maaş tabii ki başlı başına çok önemli bir sorun olduğunu biliyoruz. Buradan muhalefet yapma imkanının çok ciddi olduğunu biliyoruz. Ama geliyor bir yerde tıkanıyor. Siyaseti nerede yapacak CHP? Ve CHP deyince aklımıza hemen tabii ki CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim sorusu geliyor. Ekrem İmamoğlu tabii ki. Ama Ekrem İmamoğlu aday olamazsa -ki olamayacak gibi gözüküyor bugün itibariyle- yerine kim geçecek? Mansur Yavaş mı geçecek? Kimilerinin iddia ettiği gibi Özgür Özel mi şansını deneyecek? Yoksa bambaşka bir isim mi çıkacak? Bunları konuşabiliriz mesela ama bunun ne anlamı var? Çünkü çok da fazla anlamı yok.”

“Bunların hepsi aslında Türkiye’de siyasetle ilgili konuşulsun dediğimiz, konuşulabilir dediğimiz şeylerin hepsi dar bir alanda” diyen Çakır, Erdoğan’ın en büyük başarısının bu olduğunu vurguladı, “Dar bir alana hapsediyor siyaseti ve onun içerisine tutuyor. ve sonuçta hep aynı şeyleri konuşan, tüketen ve artık ilgi yaratamayan bir muhalif söylem ortaya çıkıyor” diye konuştu.

DEM Parti’nin Suriye üzerinden zorluk yaşadığını söyleyen Çakır, “Kendi tabanını kontrol etmekte de zorlanıyor. Türkiye’nin gündemini belirleyebilmekte de zorlanıyor. Ama her şeyden önce DEM Parti bir bağımsız hareket edebilme, kendi başına hareket edebilme şansı olmayan bir parti. Çünkü özellikle süreç başladığından itibaren, İmralı kapıları açıldığından itibaren tam anlamıyla İmralı’ya kendi tabirleriyle ‘Sayın Öcalan’a tabî olmuş durumdalar. Ama diğer yandan Kandil’in de etkisini unutmamak lazım. DEM Parti muhalefetini yaparken iktidarla arasını çok açmamaya ve sürecin zarar görmemesini sağlamaya çalışıyor ve çok zor bir şey ve özellikle de kadro anlamında çok ciddi sıkıntıları var” dedi.

 

Kaynak: medyazcope.tv



Anahtar Kelimeler: “Biraz siyaset konuşalım!”

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER