BİR DEVLET KURULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ´Buradan tüm dünyaya sesleniyorum. Güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz´ dedi.

BİR DEVLET KURULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!

BİR DEVLET KURULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiç kimsenin ulaşamadığı, girmeye cesaret edemediği yerlerde Kızılayımızın bayrağının dalgalanıyor oluşu açıkçası bizleri gururlandırıyor. Pakistan´dan Somali´ye, Gazze´den Haiti´ye kadar dünyanın her köşesinde faaliyet gösteren böyle bir kuruma sahip olmakla övünmekte haklıyız" dedi.

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi´nde düzenlenen "Türk Kızılayı Madalya Programı ve İftar Gecesi"nde yaptığı konuşmada, Kızılay´a, altın madalya ile ödüllendirilen hayırseverlere ve bağışçılara şükranlarını sunduğunu belirterek, 1868 yılından beri Kızılay çatısı altında hizmet veren, bu uğurda hayatını kaybedenlere rahmet dileğinde bulundu.

Kızılay´ın ve onu temsil eden kırmızı hilalin milletin gönlünde çok önemli bir yeri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu hilal, ülkemizde yaşanan her afette, her mülteci akınında, yaşanan her önemli hadisede, mağdurların, mazlumların gölgesine sığındıkları bir güven kapısı olmuştur" diye konuştu.

"Bugün 2 milyon civarındaki bu mülteci hep ´Türkiye, Türkiye, Türkiye´ diyor"

Rutin yardımların yanında ramazanın manevi önemine ve bereketine uygun faaliyetlerle bu mübarek günlerin değerlendirildiğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suriye´de, Irak´ta, Filistin´de her türlü yardıma muhtaç milyonlarca kardeşimiz var. Aynı şekilde dünyanın pek çok bölgesinde çeşitli sebeplerle mağdur duruma düşmüş milyonlarca insan bulunuyor. Kızılay´ın yardım için uzatılan ellerden mümkün olan en çoğunu tutabilmesi, hayırseverlerin kendisine sağlayacağı destekle orantılıdır. Bugün Kızılay´a bağışta bulunan hayırseverlerimizin bir kısmıyla birlikteyiz ama Kızılay´ın tutması gereken daha çok el, dokunması gereken daha çok hayat var. Keşke imkan olsa da dünyadaki tüm garipleri, tüm mazlumları kucaklayabilsek. Herkesi değilse bile mümkün olan en fazla sayıda insana ulaşarak, görevimizi yerine getirmenin çabası içinde olmalıyız. Bunun için hayırseverlerimizi Kızılayımıza daha çok destek olmaya davet ediyorum. Unutmayın, veren el, alan elden üstündür. Bu anlayışla Kızılayımızın yanında çok daha güçlü şekilde durmalıyız. ´Hayırda yarışın´ ilahi emri, kılavuzumuz olmalıdır. Gülümsemenin bile sadaka olarak kabul edildiği bir inancın mensupları olarak ülke içinde ve dışında yüz binlerce, milyonlarca insana yardım edilmesine katkı sağlamanın mükafatını iyi düşünmeliyiz. Cömert, verene değil verdiğine sevinene denir. Böyle güzel bir söz var. Buradaki hayırseverlerimizin de verdikleri için sevinenlerden olduklarına inanıyorum. Verilen eksilen değildir, verdiğiniz artandır."

"Biliyorsunuz Türkiye, dünyanın en zengin, en gelişmiş ülkesi değil. Bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi durumundayız" diyen Erdoğan, 12 yıl önce Türkiye olarak verdikleri desteğin 45 milyon dolar olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Şimdi 4,5 milyar dolarlık insani yardımla bu alanda dünyada üçüncü sıraya çıktık. Yıllarca dışarıdan yardım bekleyen, yardım talep eden bir ülke olarak, bugün insani yardım sıralamasında üçüncü sıraya gelmiş olmak elbette bizim için sevindiricidir. Amerika, İngiltere veya İngiltere, Amerika. Üçüncü sırada Türkiye" dedi.

Bunun aynı zamanda pek çok zengin, kalkınmış ülkenin insani yardım görevini hakkıyla yerine getirmediğini gösterdiğini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"İşte Suriye, işte Irak. Oralardan bize iltica edenler 2 milyon insan. 6 milyar doların üzerinde onlara verdiğimiz destek var. Tüm dünyanın bize gönderdiği yardım 363 milyon ve bu Türkiye´nin nerede olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Türkiye´nin bu güney sınırlarında son 4 yıldır yaşadıklarımız, Avrupa devletleri başta olmak üzere zengin ülkelerin bu konudaki duyarsızlıklarını göstermeye tek başına yeter. Bugün 2 milyon civarındaki bu mülteci hep ´Türkiye, Türkiye, Türkiye´ diyor. Bunların 260 binini tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kurduğumuz kamplarda misafir ediyoruz. Diğerleri de yine devletin sağladığı çeşitli desteklerle ve kendi imkanlarıyla ülke içinde barınıyorlar. Bugüne kadar misafirlerimiz için harcadığımız bu rakamları Batı, yanımıza geldiği zaman övüyor ama ´Hadi siz de´ dediğimiz zaman maalesef bir şey görmüyoruz. Bütün bu rakam, bu destek hamdolsun bizlere bir şey kaybettirmiyor. At denize, balık bilmezse halik bilir. Biz böyle biliyoruz."