Tarih: 06.11.2022 13:07

Biden’ın “Netanyahu sınavı”..

Facebook Twitter Linked-in

İsrail’de 1 Kasım’da seçimler yapıldı ve Binyamin Netanyahu’ya bir kez daha iktidar kapısı açıldı. Bu seçimle Netanyahu önceki dönemine kıyasla daha fazla güçlendi. Netanyahu’nun liderliğini yaptığı “Likud Partisi” ile daha da Sağ’daki blok, 120 üyeli İsrail Meclisi’nde 64 sandalye kazandı. Böylece Netanyahu hükümet kurmak için gerekli sayıya fazlasıyla ulaştı.

İsrail seçimlerinde ilginç gelişmeler yaşandı. İsrail’in en eski partilerinden “İşçi Partisi” barajı aşamadı. 30 yıldır İsrail Meclisi’nde yer alan Merkez Sol parti “Meretz” de Meclis dışı kaldı. ABD ve “AB” başta olmak üzere, birçok ülkenin “terörist” olarak etiketlediği maktül Haham Meir Kahane’nin siyasî mirasçıları arasında sayılan İtamar Ben-Gvir’in de içinde yer aldığı “Dini Siyonizm Partisi” ittifakıysa 14 sandalye ile “üçüncü parti” oldu. Netanyahu’nun diğer müttefiklerinden aşırıcı parti “Şas” 11, “Birleşik Tevrat Partisi”yse 7 vekil kazandı.

Netanyahu’nun kuracağı yeni hükümet İsrail’in en Sağ’daki hükümeti olacak. İki devletli çözüme karşı çıkan bu partiler işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhâk edilmesini ve yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesini savunuyorlar. “Dini Siyonizm Partisi”nin çatısı altında seçime giren unsurlar İsrail’de bile “aşırıcı” olarak niteleniyorlar. Nitekim, İsrail’de yayınlanan liberal çizgideki “Haaretz” gazetesi seçim sonuçlarını “Kahanizm Kazandı” başlığıyla veriyordu.

Netanyahu Başbakan olduğunda, hakkında açılmış yolsuzluk davalarından bir kez daha yakasını sıyırabilecek. Ancak Netanyahu kendisinden daha da aşırı Sağ’da olan koalisyon partilerinin baskılarına açık hale gelecek. “Araplara ölüm” sloganlarının atıldığı mitinglerde boy gösteren Kahane’ci İtimar Ben-Gvir’in etkili bir bakanlığa getirilmesi halinde sözde “iki devletli çözüm”ü savunan Washington’ın nasıl bir tutum izleyeceğiyse merakla bekleniyor.

Tabii ki, kendisini “Yahudi olmayan Siyonist” olarak gösteren Biden yönetimindeki ABD’nin İsrail’in ilhâkçı politikaları için engel teşkil etmeyeceği aşikâr. ABD her zaman yaptığı gibi, İsrail’in uluslararası hukuku ihlâl eden politikaları karşısında bakışlarını başka yöne çevirecek.

Netanyahu’nun Amerika’daki en sadık dostu dönemin ABD Başkanı Donald Trump idi. Barack Obama döneminde Washington ile ilişkisi yara alan Netanyahu, 2016’da Trump’ın Başkan seçilmesiyle rahatladı. Trump, Netanyahu’yu güçlendiren kararlara imza attı. O kadar ki, Trump, “gelmiş geçmiş Amerikan Başkanları arasında en İsrail yanlısı lider” ilân edildi. Trump da sık sık bu unvanı, kendisini desteklemeyen Amerikan Yahudileri’nin gözüne soktu. Zira Amerikan Yahudileri’nin ezici çoğunluğu Demokratlar’a oy veriyor. Trump, Evanjelik Hıristiyan Siyonistler’in İsrail’e Amerikan Yahudileri’nden daha fazla sahip çıktığını söylüyor.

Joe Biden 2020 seçimlerini kazandığında ilk kutlayanlardan birisi Netanyahu idi. “Seçimleri çaldılar” diyen Trump için Netanyahu’nun Biden’ı tebrik etmesi ihanetle eş değerdeydi. Trump döneminde Netanyahu yönetimiyle Demokratlar arasında bazı sorunlar yaşandı. Demokratlar’a göre, Netanyahu’nun Trump ve ile kurduğu yakın ilişki Demokratlar’ı İsrail’e yabancılaştırdığı gibi ABD’deki geleneksel “İki Partili İsrail destekçiliği”ni olumsuz etkiliyor. Amerika’daki” İsrail Lobisi” de Netanyahu yanlısı ve Netanyahu karşıtı çizgilerde bölündü. Bu bölünme 8 Kasım’da tamamlanacak olan Amerikan ara seçim kampanyalarına da yansıyordu.

Öteden beri her iki partiye eşit mesafede duran “AIPAC(Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi)” ara seçim adaylarının belirlendiği ön seçimlerde “Trumpçı Cumhuriyetçiler”e destek vermekle suçlandı. “AIPAC”ın Trump’ın “2020 seçimlerini çaldılar” söylemini savunan isimlere destek olması Demokratlar’a oy veren Liberal Yahudiler’in şiddetli tepkisine yol açtı..

Öte yandan İsrail’in en sadık destekçilerinden Liz Cheney’nin Trump karşıtı girişimleri sebebiyle “AIPAC”tan onay alamaması dikkat çekiciydi. “Neocon” çevrelere yakınlığıyla bilinen Cheney, “AIPAC”ı tehlikeli bir siyaset oyunu oynamakla itham ediyordu. “CFR(Dış İlişkiler Konseyi)” Başkanı Richard Haass ise “AIPAC”ı ahlakî açıdan iflas etmekle suçluyordu. Liberal Yahudi örgütü ”J- Street”in siyasî direktörü Laura Birnbaum ise, “AIPAC milyonlarca Amerikalı Yahudi ve İsrail yanlısı Amerikalı’nın gerçek çıkarlarını, değerlerini baltalıyor” diyordu. Liberal Yahudiler’e göre “AIPAC” İsrail’i Amerikan demokrasisinin önüne koyuyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —