Bekir Bozdağ “Adayımız Erdoğan” demekle yoksa muhalefete tüyo mu verdi?

Fehmi Koru, Bekir Bozdağ’ın, Erdoğan’ın 3. Kez seçime katılma düşüncesine yönelik yaptığı, “adayımız Erdoğan açıklamasıyla, aslında muhalefete “Erken seçime -hatta baskın seçime- hazırlanın” tüyosu vermiş olduğunu belirtiyor.

Bekir Bozdağ “Adayımız Erdoğan” demekle yoksa muhalefete tüyo mu verdi?

Adalet bakanı Bekir Bozdağ “Cumhurbaşkanı adayımız Tayyip Erdoğan’dır, adaylığı yasaldır” demiş…

Gazeteler onun bu açıklamasına konuyu kapatıcı bir hukuki kesinlikte yaklaşmak eğiliminde.

Öyle ya, adalet mekanizmasının başındaki hükümet yetkilisinin herhangi bir hukuki konuda yaptığı açıklamanın tartışmaları sona erdirecek son söz olması gerekir.

Peki ama tartışmanın sebebi olan anayasa hükmüne ne diyeceğiz?

Anayasa madde 101 şöyle diyor: “Cumhurbaşkanı görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2014 ve 2018 yıllarında yapılan seçimlerde halkın oyuyla göreve seçildi. İki defa. Anayasanın aktardığım bu maddesine göre üçüncü defa seçilemez.

Adalet bakanı neye dayanarak “Seçilebilir” diyor?

Ülkede mevcut anayasa üzerinde bir güce sahip, mevcut anayasanın maddelerini geçersiz kılmaya yarayacak bir başka metin, farklı bir ikinci anayasa mı var?

İkinci bir anayasa yok da, mevcut anayasanın aktardığım bu maddesi farklı da yorumlanabilecek bir muğlaklığa mı sahip?

Hayır, ülkemizde mevcut anayasayı geçersiz kılacak başka bir hukuki metin bulunmadığı gibi mevcut anayasa maddesi farklı yorumlanabilecek bir muğlaklıkta da değil.

Kesin hüküm içeriyor o madde ve “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir” diyor…

Madde ortada dururken nasıl oluyor da adalet mekanizmasının başındaki bakan “Adaylığı yasaldır” diyebiliyor?

Emin olun, bu sorunun hiçbir makul cevabı yok.

Anayasanın kesin ifadesini iktidarın değiştirmesi mümkündü. 2017 yılında anayasada sistemi baştan aşağıya yenileyen ve ülkeye yeni bir biçim veren düzenlemeler için halkoylaması yapılmış ve halkın oylarıyla istenen değişiklikler gerçekleşmişti.

Parlamenter sistemden başkanlık sistemine öyle geçildi.

O halkoylaması sırasında adalet bakanı yine Bekir Bozdağ’dı ve anayasadaki sistem değişikliği ile ilgili düzenlemeler onun başkanlığı altında gerçekleştirilmişti.

Ancak yeni metinde cumhurbaşkanı ile ilgili madde yeniden kaleme alınırken, önceki metinde de bulunan “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmüne dokunulmadı.

Dokunulabilir ve o maddeye “Bu hüküm yapılacak ilk cumhurbaşkanı seçiminden sonra uygulanır” cümlesi eklenebilirdi ve Tayyip Erdoğan da o sayede şimdi yeniden aday olabilirdi.

Kimileri o kesin cümle için “Unutulmuş” diyor ama sistem değişikliği içerdiği için üzerinde titizlikle durulmuş ve aylar süren çalışmalar sonrası nihai halini almış bir metne böylesine hayati bir konuda unutkanlık yakıştırmak pek makul gelmiyor.

Politikacıların ağzına “Ben öyle diyorsam, öyledir” türü dokundurmalar yakışır, ancak anayasa bu tür bir yaklaşımın kabul göreceği türden bir metin olmadığı gibi Bekir Bozdağ da sıradan bir politikacı değil. Ülkenin adalet bakanı. 

Neredeyse bütün üyeleri AK Parti döneminde seçilmiş Anayasa Mahkemesi’ne bu konuda görüş sorulabilir.

“Bu konunun hakemi Yüksek Seçim Kurulu (YSK); kimin aday olup kimin olamayacağını belirlerken nasıl olsa YSK üyeleri Tayyip Erdoğan’ın ismini de aday ilan ederler” diye düşünülüyor olabilir.

Öyle düşünenler olduğu biliniyor.

Nitekim, AK Parti’nin itibar ettiği medya kuruluşlarında o yönde yorum yapanlar fazlaca mevcut.

Benim onlara bir itirazım yok, onlar görevlerini yerine getiriyor.

İtirazım “Cumhurbaşkanı adayımız Tayyip Erdoğan’dır, adaylığı yasaldır” cümlesinin adalet bakanı tarafından sarf edilmesine…

Herkes her konuda istediği yorumu yapabilir, fakat adalet bakanı hukuki bir konuda -hele konu anayasa ile ilgiliyse- herkes gibi davranamaz. Anayasaya aykırı bir görüşü ‘yasaldır’ diye sunmaması gerekir adalet bakanının…

O halde?

İşin o haldesi ancak şu olabilir: Bakan Bozdağ “Adayımız Tayyip Erdoğan’dır” der ve Erdoğan’ın adaylığının ‘yasal’ olduğunu söylerken şu andaki durumdan söz etmiyor, anayasanın bir başka maddesinin gösterdiği çıkış yoluna atıfta bulunuyor. Muhalefet sürekli seçim tarihinin erkene alınmasını istiyor; o istek istikametinde muhalefetle anlaşarak seçimin zamanından önce yapılması sağlanabilir ve o durumda Tayyip Erdoğan üçüncü defa aday olabilir.

Hukuk konularında duyarlı bir dostumun getirdiği yorum bu.

Makul.

Tamam, o zaman olabilir.

Olabilir, çünkü anayasanın bir başka maddesi (m. 116), seçim tarihinin TBMM tarafından erkene alınması şartıyla, iki defa seçilmiş cumhurbaşkanının üçüncü defa aday olabilmesine imkan sağlıyor.

Madde şöyle: “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.”

Bu madde (m. 116) çok açık. “Olabilir” diyor üçüncü dönem için…

Çıkış yolunu gösteren bu maddenin varlığı, “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmünün farklı yorumlanabilmesinin önünü de kapatıyor. 2017 yılında sistemi yenilemeyi amaçlayanlar anayasayı hazırlarken 101. maddedeki engelleyici hükmü unutmamışlar; çıkış yolunu gösteren cümleyi, engelleyici hükmün var olduğunu bilerek 15 madde sonraya eklemeleri bunu gösteriyor. 

Tayyip Erdoğan elbette istediği takdirde yeniden aday olabilir, ancak bu, seçim tarihinin TBMM tarafından erkene alınması durumunda mümkündür.

Bekir Bozdağ, o açıklamasıyla, aslında muhalefete “Erken seçime -hatta baskın seçime- hazırlanın” tüyosu vermiş oldu