Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Basın Tarihi: Maduro 2014

Mehmet Altan yazdı:

Basın Tarihi: Maduro 2014

2026 yılı, ABD tarafından salla sırt kaçırılan devlet başkanı Nicolas Maduro travması ile başladı. Basın tarihi de projektörlerini 12 yıl önceki Venezuela ve Maduro üzerinde yoğunlaştırdı.

2014 yılı medyasında Venezuela’nın ve Maduro’nun izini sürdü.

 

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (13): Maduro 2014

 

Venezuela’da 5 Mart 2013’te Başkan Hugo Chávez’in ölümünün ardından 14 Nisan 2013’te başkanlık seçimleri yapıldı.

Chávez’in ölümünden sonra geçici başkanlık görevini üstlenen Nicolás Maduro, rakibi Miranda Valisi Henrique Capriles’e karşı yüzde 1,49 gibi çok küçük bir farkla galip ilan edildi.

Hâlbuki Capriles, bir yıldan kısa bir süre önce yapılan bir önceki seçimde Chávez’e 11 puan farkla yenilmişti.

Capriles, seçimde usulsüzlükler yapıldığını iddia ederek seçim sonuçlarına itiraz etti.

Sonrası bizim de aşina olduğumuz gelişmeler…

12 Haziran 2013’te Ulusal Seçim Konseyi, denetiminin ilk sonuçlarına göre herhangi bir tutarsızlık bulmadığını ve Maduro’nun seçimi kazandığını açıkladı.

Ardından Maduro, 19 Nisan’da yeni devlet başkanı olarak yemin etti.

Yüksek Adalet Divanı, Capriles’in temyiz başvurusunu 7 Ağustos 2013’te reddetti.

Sonra da Venezuela ve Maduro bir daha iflah etmedi.

Maduro 2014 portresi

2014 yılının Venezuela ile ilgili ilk haberine 25 Şubat’taki gazetelerde rastladım:

“Venezuela’nın başkenti Karakas’ta iki hafta önce başlayan yönetim karşıtı gösteriler bitmek bilmiyor. Bu sefer sadece hükümet karşıtları değil, Devlet Başkanı Maduro ve hükümetini destekleyenler de sokağa döküldü. Protestolar diğer kentlere de sıçrarken, ülke derin bir krizin içine sürükleniyor.”

“….Ülke zengin petrol kaynaklarına rağmen ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyor. Yüzde 56 ile Venezuela şu anda Amerika kıtasının en yüksek enflasyona sahip ülkesi konumunda.”

“Öte yandan protestolar sırasında tutuklanan muhalefet lideri Leopoldo Lopez halen cezaevinde. Son olarak mahkeme, halkı şiddet olaylarına kışkırttığı gerekçesiyle gözaltına alınan Lopez’in tutuklu yargılanmasına karar vermişti.

Muhalif liderin ‘kundakçılık ve komplo’ iddialarından suçlu bulunması halinde 10 yıl hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.”

1 Mart 2014 tarihli medyada Venezuela çatışmalarla anılıyordu:

“Venezuelalı yetkililer, bir gencin Carabobo bölgesinde sokağı temizlerken vurularak hayatını kaybettiğini, böylece iki haftada, gösteriler sırasında çıkan olaylarda ölenlerin sayısının 17’ye yükseldiğini belirtti.”

“Venezuela’da eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’in hayatını kaybetmesinin ardından, 15 Nisan 2013’te yapılan seçimde iktidara gelen Nicolas Maduro, uyguladığı politikalar, yüksek enflasyon ve artan şiddet olayları nedeniyle eleştiriliyor.”

13 Mart tarihli gazeteler şiddetin yaygınlaştığını vurguluyordu:

“Son ölümlerle birlikte Venezuela’da protesto gösterilerinin başladığı 12 Şubat’tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 27’ye yükseldi.”

“Güney Amerika Devletleri Birliği de Venezuela’daki durumun kritikleşmesi üzerine harekete geçti. Birlik, başkent Caracas’ta siyasi diyaloğun yeniden tesis edilmesine yardımcı olmak amacıyla bir komisyon oluşturulmasını kararlaştırdı.”

“Muhalifler, hükümet karşıtlarının kalesi olarak bilinen başkent Caracas’ın doğu bölgesinde polis şiddetine ve ekonomik krize karşı gösteri düzenledi. Muhalifler, cezaevindeki onlarca muhalif eylemcinin serbest bırakılması çağrısı yaptı.”

11 Nisan’da Güney Amerika Devletleri Birliği’nin girişiminin işe yaradığını gösteren bir haber vardı.

“Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro haftalar süren kitlesel gösteriler ardından muhalefet liderleri ile bir araya geldi. Görüşmeler Maduro ile muhalefet lideri Henrique Capriles’in el sıkışması ile başladı.”

“…Göstericileri ABD destekli bir ‘faşist komplo’nun parçası olmakla suçlayan Devlet Başkanı Maduro toplantıda, muhalefetle bir anlaşma yapılmayacağını söyledi.

Maduro ‘Burada pazarlık yok. Anlaşma arayışı yok. Bütün aradığımız bir barış içinde bir arada bulunma ya da birbirine tahammül formülü bulabilmek’ diye konuştu.

Devlet Başkanı, muhalefet ile bir anlaşma imzalarsa ‘Çavizm’e (selefi Hugo Chavez’in sosyalizm fikrine) ihanet etmiş’ olacağını söyledi.

Venezuela’daki siyasi krizle ilgili görüşmeler altı saat sürdü ve önümüzdeki Salı günü ikinci bir tur yapılacağı açıklandı.

Ülke Maduro ve Capriles destekçileri arasında keskin bir ayrışmaya sahne olurken, son yıllarda ekonominin sıkıntıya girmesi, yokluklar ve tırmanan enflasyon da siyasi hoşnutsuzluğu artırıyor.”

“Venezuela’da şubat ayından bu yana süren hükümet karşıtı gösterilerde şu ana kadar 40’tan fazla kişi öldü.

Öğrenciler başta hükümetten; yüksek suç oranını düşürmesini, enflasyonla mücadele etmesini ve gıda yetersizliği sorununa çözüm bulmasını istemişti.

Protestolar sürdükçe birçok göstericinin ana talebi Devlet Başkanı Maduro’nun istifası olmuştu.

Hükümet karşıtı protestolara tepkili Venezuelalılar da Devlet Başkanı Maduro’yu desteklemek için gösteriler düzenlemeyi sürdürüyor.”

Daha sonra uzun süre bizim medyada bu ülkeyle ilgili haber görülmüyor.

2014 yılı biterken, 16 Aralık’ta bir haber yayımlanmış:

“Venezuela’nın başkenti Caracas yeni bir protesto yürüyüşüne sahne oldu. Bu kez hükümete destek verenler sokaklara döküldü. Eylemciler Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yeni yaptırım kararına tepkili.

ABD, sene başında düzenlenen eylemlerde şiddeti tetiklediği ve insan haklarını ihlal ettiği gerekçesi ile Venezuelalı yetkililere vize yasağını ve hesaplarının dondurulmasını öngören tasarıyı geçtiğimiz hafta kabul etti.

Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin bu kararını sert ifadelerle eleştirdi.

Maduro, ‘Bize yaptırım uygulayarak saygı duymadıklarını gösterdiler. İmza toplayıp, Amerikan vizesi ile onlara yollayalım. Bu küstah emperyalistler de ne yapmak isterlerse yapsınlar,’ dedi.

ABD’nin yaptırımlarına neden olan hükümet karşıtı eylemler Şubat ayında başlamış, üç aylık bir sürede üç binden fazla kişi gözaltına alınmıştı. Maduro yanlıları ve karşıtlarının çatışmalarında, iki taraftan en az 40 kişi hayatını kaybetmişti.”

Yukarıdaki haberler bize Maduro 2014 portresini veriyor.

Güncel travma

2026 yılında ise yaşanan güncel travma var.

Büyük zorbanın uluslararası hukuku, küçük zorbanın ise iç hukuku yok saydığı, “haksızlar” arasındaki bu rezalette nasıl bir “zihinsel” pozisyon tutmalıyız konusunda kendi görüşümü birkaç gün önce yazmıştım, tekrarlamakta beis yok:

“Hukuku tanımayan büyük zorba, hukuku tanımayan küçük bir zorbayı yendi.

Zorbalığa karşı çıkarken sanırım her türlü zorbalığın karşısında durarak yapmalıyız bunu.

‘Bir ülkenin egemenliğinin ve bağımsızlığının’ o ülkeyi yöneten zorbaya halkını ezme özgürlüğünü vermemesi gerektiğini de belirtmeliyiz herhalde.

‘Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti’ ilkelerini pusula yapmalıyız ki zorbalar arasındaki hukuksuz dövüşte yolumuzu kaybetmeyelim…”

 

Kaynak: medyascope.tv



Anahtar Kelimeler: Basın Tarihi: Maduro

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER